Bir Kitap, Bir Dipnot ve Bir Medeniyet Meselesi
Özbekistan Mergilan Şehrinde Muhteşem Bir Merkez: Burhaneddin el-Marğinani İlim, Eğitim ve Turizm Külliyesi/ Kompleksi
AK Parti’nin Rantçı Şımarıkları
BEN İNSANIM
İSLÂMİ NATO’NUN AYAK SESLERİ
Türk Lirasıyla Yapılan Dış Ticarette Rekor Artış
ŞAKA MI, SAYGISIZLIK MI ???
Beşten Dördü Gitti, Biri Kaldı!
Mekke Anlaşması
ÇİN TİYATROSU VE BİZİM FİGÜRAN GAZETECİLER
ATA YURDU AYMANAS
OSMANLIDA BİR RAMAZAN NASIL GEÇERDİ?-2-
TÜRKİYE’NİN AFRO-AVRASYA’NIN BÜTÜN ENERJİ VE TEDARİK KORİDORLARINDA VE HATLARINDA YÜKSELEN GÜÇ ETKİSİNİN STRATEJİK GÜÇ ÇARPANI MİMARİSİ DAHA DA DERİNLEŞİYOR.
GENÇLİĞİMİZİ ve GELECEĞİMİZİ TEHDİT EDEN EN BÜYÜK TEHDİT UYUŞTURUCU BAĞIMLILIĞI BELASI
TOPLUMSAL YOZLAŞMA VE OKUL MEZUNİYET PARTİLERİ
Bu Ne Perhiz ? Bu Ne Lahana Turşusu ?
Konya’da iyi ki belediyeler var! Vatandaş ekmek ve etliekmek zammına tepkili…
AYDOĞDU’DAN DÜNYA BELEDİYELER BİRLİĞİ BAŞKANLIĞINA…
İĞNE ELİMDEYDİ, SÖKÜĞÜ GÖREMEDİM
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
Çocuklarımız her şeyimiz. Doğdukları andan itibaren her türlü ihtimamı gösteririz. Hatta doğmadan, ana rahmindeyken ihtimam başlar. İhtimam biter mi? Ne gezer. Ölünceye kadar sürer. Bu, ilahi bir imtihandır insanlara. Hiçbir ana baba;
-"Çocuğum, edepsiz olsun, topluma zararlı bir yaratık sınıfında bulunsun…” istemez. Edep, terbiye, ahlaklı davranış sergilemek özümüzde olan bir şeydir. Hayat devam eder; bugün çocuk olan, yarın genç olur, okullara gider, evlenir, barklanır, o da çoluk çocuğa karışır…
"Çocuklar bir gün evden giderler. Gitmek zorunda kalırlar. Bu, ya iş icabı, ya da öyle gerektiği için olur.
Gözlerinde hayata karşı bir heves, omuzlarında ince bir ağırlık, ellerinde uçarı bir telaş. Gençliğin özelliği bu. Daha doğrusu insanda böyle bir duygu var.
Evet, çocuklar evden gidince, onlarla beraber bazı şeyler de gider. Evdeki çocuklara ait eşyalar, terlikler, evdeyken giydiği çamaşırlar, pijamalar, kullandığı bardaklar, su içtiği sürahi… bunların hepsi çocuklarla birlikte gider. İçimize hüzün çöker, keder çöker, içimiz sıkılır. Çocukların evde olmayışı, adeta bize kıyametin koptuğunu hatırlatır. Annenin gözyaşları kurumaz. Baba, belki belli etmez ama, onun yüreği daha çok dağlanır.
Çocuklar evdeyken; sabah annenin kızarttığı ekmek, yaptığı tost, demlediği çay, sofraya; "evladım iyi yesin, iyi beslensin…” diye hazırladığı kahvaltının tadına doyulmaz. Bütün bunlar, ailede huzurun temini ve özellikle çocuklar içindir. Çocuklar yok iken, anne-baba ne bulursa yer. Aldırmazlar yediklerine, içtiklerine.
Onlar evden gidince, sabah kızaran ekmeğin kokusu, ütünün buharı, bir türlü şekle girmeyen saçlar, kapıdan çıkarken aceleyle öpülen yanaklar gider…
Çocuklar evde iken, annenin attığı terlikler, onlar gidince garip kalır. Kime atılsın terlikler, kimi hedef alsın. Anne;
-"yatağını topla, toplamadan çıkma. Saç kıllarını lavabodan al, banyo yapmadan çıkma…” diye kime bağırsın, çocuklar gidince.
Çocuklar evde iken, okuldan gelmelerini, anne pencere önünde bekler. Geç gelirlerse meraklanır. Çocuklar evden gidince; bekleme de biter, merak da. Ama bu sefer başka, beklemeler, başka meraklar alır anneyi ve babayı.
Çocuklar evdeyken, annenin yaptığı çorbaya, "duru”, ekmeğe; "kuru” diyen çocuklar, evden gidince, anne yemeğini özlerler.
Saatler sanki bir yerlerde durmuş gibi olur. Hayatınız hasreti kuşanmış mevsimsiz bir ülkeye benzer bir zaman…
Çocuklar evden gidince; ansızın yapılan şakalar, vakitsiz istenen sandviçler, pencere önünde beklediğiniz geceler gider...
Artık kapının önündeki ayak seslerini duymazsınız, arka odadan yükselen müzik sesi, banyodaki parfüm kokusu, ortasından sıkılmış dişmacunları anılarınızda kalır. Mutfak masası çoktan unutmuştur sıcacık ve neşeli sohbetleri.
Bir Evlat ki!
Kapılarımız aşınmaz oldu
Evlat ataya taşınmaz oldu
Baba, anne kapıya bakıyor
Evladım halim sorar mı diye
Cep icat oldu, sohbet bozuldu
Ha bir gün olsun arar mı diye
Yemedi, giymedi evlat için
Hiç huzur görmedi evlat için
Saçını süpürge yaptı her an
Baba, uykusuz kaldı her zaman
Evlat aklı, takmadı atayı
Ata ona sağlık feda etti
Evlat, emekleri heba etti
Yuva kurdu, anayı unuttu
Palazlandı, dostunu unuttu
İnsanların hasını unuttu.
Paradan başkasını görmedi
Gönül yapmadı, kalbe girmedi,
Sevgiyi, riya için zannetti,
İnancı, hülya için zannetti!
Ataya "öf” demek büyük günah,
Batışın yakındır, akşam sabah!
Önüne geleni kapıyorsun,
Ardına geleni tepiyorsun,
Düşündün mü hiç, ne yapıyorsun?
Anla ki gayyaya batıyorsun!
ATA YURDU AYMANAS
MESELELERE KUR’AN PENCERESİNDEN BAKMAK
“BEN”LİKTEN, “BİZ”LİĞE
DURMADAN YAZIYORUM VE YAZACAĞIM
YER GÖK ALBAYRAKTI!
RABBİM, ÜLKEMİZİ HER TÜRLÜ MUSIBETTEN MUHAFAZA EYLE!
KONYA’MIZIN KIRMIZI GÜLÜ
KENTSEL DÖNÜŞÜM ÇALIŞMALARI
SEN SENİ BİL SEN SENİ
SELÇUKYA KÜLTÜR SANAT DERNEĞİ OLARAK BELEDİYELERDEN İSTEKLERİMİZ