Çözüm Süreci Ülkeye Olumlu Yansıdı

Kimse, başkasının çektiği sıkıntıyı bilemez. Nasreddin Hoca damdan düşmüş, etrafındakiler; “hocam sizi iyi bir doktora götürelim, derdine çare bulsun” demişler. Hoca, “hayır, doktora gitmeyeceğim. Siz bana damdan düşeni getirin, o benim derdimi daha iyi bilir” cevabını vermiş.
Evet, damdan düşenin halinden, ancak damdan düşen anlar. Eğer bir konuda problem varsa, onu çözmek, sonlandırmak için mutlaka; önce empati kurmak, çözmek için samimi davranmak, insan sevgisiyle dolu olmak gerektir.


Düşünün bir kere, terör zirvedeyken; bölge esnaf ve sanatkârının, sanayicisinin; dükkanına, işletmesine, atölyesine, fabrikasına, şantiyesine… giderek; “kepenk kapatacaksın, atölyeni açmayacaksın, şantiyedeki iş makinelerinin çalışmasını sonlandıracaksın, yatırım yapmayacaksın…”diyordu! Bu esnaf ve iş adamı ne yapsın? Aşağı tükürse sakal, yukarı tükürse bıyık hesabı! Şimdi, şöyle diyebilir miyiz, terörün korkusuyla; kepenk kapatan, işini sonlandıran, iş makinelerinin çalışmasını durduran iş adamlarımıza “teröre destek veriyor, o da pkklı!” diye? Böyle bir durumda, bu insanlarımızı, bu bölgelerimizi yalnız mı bırakmak lazım? buralara yatırım yapılmayacak mı? bu bölge insanı, kendi doğup büyüdüğü yeri terk mi edecek? Bu insanlara, “Kürt” diye yan mı bakacağız? Bunlara iş vermeyecek miyiz? Ülke kalkınmasında yerleri olmayacak mı?
Hakkari'de faaliyet gösteren sivil toplum örgütleri ve esnaf odalarının temsilcileri, çözüm sürecine destek olduklarını belirtti.
Terör olaylarının bitmesiyle kentin ekonomik ve kültürel potansiyelinin gün ışığına kavuşacağını düşünen Hakkarililer de Irak ve İran'a sınırı bulunan kentin, özellikle sınır ticareti, tarım ve hayvancılık alanlarında çağ atlayacağını ifade ediyor.


Hakkari Ticaret ve Sanayi Odası (HATSO) Başkan Vekili Cemal Erip, AA muhabirine yaptığı açıklamada, uzun yıllardır devam eden çatışmalı süreçte Hakkari'nin en fazla yara alan illerden biri olduğunu belirterek, çözüm sürecinin sonuna kadar destekçisi olduklarını söyledi.
Hakkari Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı İsmail Akboğa da geçmiş dönemlerde yılın iki ayı kepenk kapatmak zorunda kalan esnafın çözüm süreci ile kepenklerini kapatmadığına dikkati çekerek, "Barış sürecinin ilerlemesiyle kentte ne olaylar olacak ne de esnaf kepenk kapatacak" ifadelerini kullandı.
Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Nail Olpak, Çözüm süreci, yıllardır şahit olduğumuz acımasız terör sorunu kadar bu çerçevede birikmiş sorunların artık bir çözüme kavuşması, bölge halkının refah ve mutluluğu, Türkiye'nin kalkınması ve tüm vatandaşlarının mutluluğu, özgürlükler ve demokrasi açısından da çok büyük bir engelin ortadan kalkması anlamına gelmektedir.
Telafisi ve acısının tarifi hiçbir şekilde mümkün olmayan, kaynaklarımızı, enerjimizi, evlatlarımızı ve yarınlara dair umutlarımızı tüketen terör sorunun çözülmesi, ülkemizin daha yaşanabilir, refaha erişmiş ve uluslararası saygınlığı artmış bir ülke konumuna yükselmesini sağlayacaktır.''
Olpak, ''Gelişme ve ilerleme yolunda önümüzde yıllardır en büyük engel olarak duran terör sorununun çözüm sürecine girmesi son derece önemlidir. Bu ortamda, hükumetin kararlı ve sabırlı duruşu, risk alma cesareti ve dirayetini doğru buluyor ve destekliyoruz. Çözüm sürecinde, üzerine görev düşen herkesin, her kurumun elini taşına altına koyması gerektiğine inanıyoruz.


2007 senesinde hazırladığımız 'Güneydoğu Raporu'muzda da, 2011 senesinde hazırladığımız 'Anayasa Önerisi'nde de, bugüne kadar bu konuda yaptığımız açıklamalarda da, huzur ve istikrar adına atılacak adımların önceliğini vurguladık. Bugün geldiğimiz noktada, ekonomik ve sosyal anlamda ağır bedeller ödediğimiz terör meselesini ve bununla ilişkili sorunları çözmeye yönelik güçlü bir iradenin olduğunu görüyoruz.''
Diyarbakır Organize Sanayi ve İş Adamları Derneği (DOSİAD) Başkanı Aziz Özkılıç, hükümetin başlattığı çözüm sürecinin tüm bölge halkını çok mutlu kıldığını belirterek "Süreç çok büyük moral ve motivasyon getirdi" dedi. İl dışındaki girişimcilerin de Diyarbakır'a yatırım için daha istekli olduğunu kaydeden Özkılıç, şöyle konuştu: "Sürecin konuşulması bile yatırım talebini sağladı. Diyarbakır Osb'ye 2 ayda 52 firma fabrika kurmak için başvurdu. Bu firmalar arasında Kanada, Danimarka ve Fransa'dan şirketler de yer alıyor. Bir süre önce çıkarılan teşvik uygulamasının ardından çoğunluğu Diyarbakır'dan olan 158 girişimci yer talebinde bulunmuştu."
Mesele bu kadar açık ve net olduğuna göre, ülkemizin kalkınmasını içtenlikle isteyen herkes, bu sözlere ve yaklaşımlara alkış mı tutar? Yoksa; “vur de vuralım, öl de ölelim” sözüne karşılık; “bunun da zamanı gelecek” diyerek, çözüme engel olmaya çalışanlara da bu insanlarımızın destek ve yaklaşımı bir cevap oluşturuyor!


Yazarın Diğer Yazıları