Dik Duralım, Kararlı Olalım

Hayırlısıyla bir seçimi daha geride bıraktık. Her seçimde olduğu gibi, yine tartışılacak, yine değişik mahfillerden kışkırtıcı sözler, asap bozan konuşmalar gelecek! Bu seçim çok önemliydi. Zira seçimden önce Avrupa, hop oturup hop kalktı. O kadar ki, Bakanları sınır dışı etmeye, vatandaşlarımızın üzerine köpeklerini saldırmaya, dövmeye, coplamaya…varıncaya kadar her türlü insanlık dışı uygulamaları yaptılar. Bu hengamede referendum yapıldı. Yurt dışında yaşayan Türkler, büyük bir heyecan ve arzuyla sandık başına gitti, Avrupa'nın yaptığı antidemokratik, vandalca davranışlara gerekli tepkiyi oylarıyla verdi!

Durdular mı? hayır. Şimdi de ne diyorlar bakın;

Belçika; 'Evetçi Türklerin çifte vatandaşlığı iptal edilsin'

'Camileri mercek altına alacağız'

Wılders: 'Evet' diyenler topluca türkiye'ye dönsün

Hollanda'da ana muhalefetteki aşırı sağcı Özgürlük Partisi (PVV) lideri Geert Wilders de, yüzde 75 oranında "Evet" oyu veren seçmenleri, topluca Türkiye'ye dönmeye çağırdı.

Aşırı sağcı lider, "Evet şimdi de topluca Türkiye'ye dönün. Eğer Hollanda'daki özgürlüklere rağmen Türkiye'de diktatörlüğü seçiyorsanız burada işiniz yok. Güle güle" dedi.

SZ: Büyük bir kesim geleceğinin elinden alındığını hissedebilir

Sosyalist Parti (SP) Milletvekili Saadet Karabulut, Türkiye'de seçmenin yarısının "Hayır" dediğini belirterek, "Buna rağmen Erdoğan zaferini ilan edemez. Ülke, kemiklerine kadar bölündü" değerlendirmesinde bulundu.

'Erdoğan'ın marjinal zaferi'

Hollanda'da hükümet ortağı Liberal Sağ Parti (VVD) Milletvekili Han ten Broeke, Erdoğan'ın "marjinal zaferi ile geniş yetkiler elde ettiğini söyledi.

Hollande: "Referandum sonuçları bölünmüşlüğü gösteriyor”.

Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT), Türkiye'deki ‘partili cumhurbaşkanlığı' referandumunun eşit koşullarda yapılmadığını belirterek, Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK) şeffaf davranmadığını açıkladı.

Uğraştılar, uğraşıyorlar ve uğraşacaklar. Biz, ülke olarak, Türkiye olarak, her karış toprağı şehit kanıyla sulanan cennet vatanın bireyleri olarak vatan gemisinin batmasına göz yummayacağız, yummamalıyız.

Merhum Âkif'in yıllarca önce dile getirdiği ve hala canlılığını koruyan İstiklal Marşımızın şu satırlarını unutmak mümkün mü?

"Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım;

Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!

Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım.

Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.

Garbın âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar.

Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.

Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imânı boğar,

'Medeniyyet!' dediğin tek dişi kalmış canavar?

Arkadaş, yurduma alçakları uğratma sakın;

Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın.

Doğacaktır sana va'dettiği günler Hakk'ın,

Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.

Bastığın yerleri 'toprak' diyerek geçme, tanı!

Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.

Sen şehid oğlusun, incitme, yazıktır, atanı.

Verme, dünyâları alsan da bu cennet vatanı.

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?

Şühedâ fışkıracak toprağı sıksan, şühedâ!

Cânı, cânânı, bütün varımı alsın da Hudâ,

Etmesin tek vatanımdan beni dünyâda cüdâ.


Yazarın Diğer Yazıları