Hz.Şems-i Tebrizi,Hz. Mevlânâ sema ve Biz
MEVLANA’YI ANLAMAK
Konya’nın Taşına Toprağına İsmi Yazıldı
Milletin Sinirini Bozmayın!
SURİYE ZAFERİ’NİN 1. YILI VE DOHA ZİRVESİ
KAZA VE KADER İNANCINI DOĞRU ANLAMALIYIZ
Dolardan Kaçan Yatırımcıları Altının Cazibesi Baştan Çıkardı
TERAZİ
Çözüm Üreten Çağdaş Atan Aranıyor
TÜRK İSTİHBARATININ MİLLİLEŞMESİ
Mevlana, Hoca Efendi ve Diğerleri…
Skor 1-1, kazanan Rize!
CADILAR BAYRAMI’NIZ KUTLU OLSUN MU?
SAĞLIK BAKANINA MEKTUP
11. YARGI PAKETİNE LGBT’DE EKLENMELİ
BİZİM KUŞAĞA OKUMAYI SEVDİREN YAZAR KEMALETTİN TUĞCU
Bocuk Gecesi Cadılar Bayramı’na Karşı
Samsunspor ders verdi, Konyaspor izledi…
Bırakmanın İnceliği
Milletin ekmeği ile oynamayın! Konya’da ekmek neden zamlandı?
Musluktan Akan Yalanlar, Akmayan Sular
Mevlana ve Şems-i Tebrizi'nin sözlerine baktığımız ve kendimize bunlardan hisse çıkarabildiğimiz zaman her iki değerli insanı da anlamış oluruz. Mevlana, Şems-i Tebrizî, İbn-i Arabî, Sadreddin Konevî, Seyyid Harun Veli, Hazreti Hadimi…gibi gönül dostları hayatlarını nasıl güzelleştirmiş, dilârâ duruma nasıl gelmişler? Temiz tolumun oluşmasında ne şekilde bir yol izlemişler? Daha buna benzer birçok soru akla geliyor.
Şöyle diyor Hz. Mevlana:
"Canım tenimde oldukça Kur'anın kölesiyim. Ben, Hakk'ın seçkin peygamberi Muhammed (sav)'in yolunun toprağıyım. Her kim bundan başka benden bir söz naklederse, ondan da bizarım, o sözü söyleyenden de bizarım.”
"Önümde ayran tasım oldu mu, Allah'a yemin ederim ki kimsenin balını düşünmem. Yoksullukla ölüm kulağıma sürtünse bile hiçbir zaman özgürlüğü köleliğe değişmem.”
"Allah'tan uzak düşen her kötü kişinin kâfirliği, firavunluğu; genellikle aklının noksanlığından ileri gelir.”
"Dün dünde kaldı can cağızım, şimdi yeni şeyler söylemek lazım" der. Der de, hangi birimiz yeni şey söyleriz? Başkalarının sözlerini tekrar etmekten başka? Ne zaman; "Benim de düşüncem şu, ben, böyle düşünüyorum, bu husustaki fikrim şu merkezde..." deme durumunda değiliz! Hep alıntı yaparız, sanki araştırma-inceleme kitabı yazıyor gibi!
7 öğüt, bizi yanlışlardan, İslamî hayata ters durumlardan uzak kılıyor mu? İnsan olmanın lezzetine vardırıyor mu?
O öğütleri bir hatırlayalım. Şöyle diyordu Mevlana:
(Mevlana'nın Tefekkür Dünyası, Kazım Öztürk, Tebeşir Yayınları, Konya, Ocak 2010)
Aşık Şem'i şu Rubaiyi terennüm eder:
"Nettin ey bivefa, Hakanların nerde?
Bunca dilberler, bunca can, cananların nerde?
Kamu hak ile yeksan, o tenler yalan olmuş
Göster bana, acep senin imkânların nerde?”
Sadreddin Konevî: "Ben iki âlimden istifade ettim. Biri Evhadüddin, diğeri İbnü'l-Arabî'dir” demiştir. Bunu; "Ben iki anneden süt emdim” diye belirtir.
Sadreddin Konevî, vahdet-i vücut düşüncesinin Muhyiddin Arabî'den sonraki en önemli temsilcisi idi. Anadolu Selçuklu sultan ve devlet adamlarından büyük itibar gördü. Pek çok devlet adamı ders halkasında talebeleri ile birlikte ondan hadis okudu.
Sadreddin Konevi, İslam ölçülerine sıkı sıkıya bağlı yüce bir şahsiyettir. Prensiplerine sadık, söz ve davranışlarında ciddi' ve tavizsiz bir âlim olduğu, gerek eserlerinden ve gerekse menkıbelerinden anlaşılmaktadır.
Dilârâ olmak için; samimi, yalansız, riyasız, kibirsiz bir haleti ruhiyeye sahip bulunmak gerekir. Allah'ın: "Kulum” dediği, Kur'anî bir ahlaka bürünmekle dilârâ olunur.
Aşkı Yaşayan Bilir!
Elle tutulmayan, yaşanan hayat,
Aşkı yaşayanlar, gelsin meydana,
Damarda kan gibi, taşınan hayat,
Aşkı yaşayanlar, gelsin meydana!
Canı canan bilir, var da ona sor,
Mecnun'u Leyla'yı, gör de ona sor,
Aşk ateşi neymiş, bir de ona sor,
Aşkı yaşayanlar, gelsin meydana!
Allah'ı bilenler, yoldan çıkmıyor,
Hak yolda gidenler, kirli akmıyor,
Harama, kötüye dönüp bakmıyor,
Aşkı yaşayanlar, gelsin meydana!
Hacerler misali, çöllere dalan,
İsmail'ler gibi, kurbanlar olan,
Hatice timsali, Habibi bulan,
Aşkla yaşayanlar, gelsin meydana!
Samimiyet!
Tertemiz bembeyaz tortusuz hayat,
Dostların geçtiği yol samimiyet,
Amasız fakatsız korkusuz hayat,
Yıkmayan dökmeyen yel samimiyet!
Alnı açık gezer dümdüz saflarda,
Hiç hilafı olmaz asla laflarda,
Her zaman her vakit gözü aflarda,
İnsanca uzanan el samimiyet!
Göründüğü gibi gezer dolaşır,
Gönüller fetheder cana ulaşır,
Muhabbetlerle her yana ulaşır,
Sevgiyle sarılan kol samimiyet!
Kafanın içinde art niyet yoktur,
Aslından süzülen berraklık çoktur,
İçilen süt gibi bembeyaz aktır,
Riyaları silen sel samimiyet!
Kalpleri fetheyle Yunus misali,
Ahlakta irfanda Yusuf emsali,
Canlara canlar kat Leyla timsali,
Düpedüz dosdoğru kal samimiyet!
Elinle dilinle kimseyi kırma,
Şefkat kanadı ger bîgane durma,
Günahı setreyle yüzüne vurma,
Elif gibi dimdik ol samimiyet!
MEVLANA’YI ANLAMAK
KURALLARA UYMAMAK BAŞIMIZA GAİLE AÇIYOR!
SÜNNETULLAH
SIRATIN ÜSTÜNDEYİZ
ZULMEDENLER, ASLA HUZUR BULAMAZ!
ÖĞRETMENLER GÜNÜ
GİZLİ AJANDAMIZ OLMASIN
İNSANLIĞI KAYBETMEYELİM!
YENİ ŞEYLER SÖYLEMEK LAZIM
SAMİMİYET