Bir Kitap, Bir Dipnot ve Bir Medeniyet Meselesi
Özbekistan Mergilan Şehrinde Muhteşem Bir Merkez: Burhaneddin el-Marğinani İlim, Eğitim ve Turizm Külliyesi/ Kompleksi
AK Parti’nin Rantçı Şımarıkları
BEN İNSANIM
İSLÂMİ NATO’NUN AYAK SESLERİ
Türk Lirasıyla Yapılan Dış Ticarette Rekor Artış
ŞAKA MI, SAYGISIZLIK MI ???
Beşten Dördü Gitti, Biri Kaldı!
Mekke Anlaşması
ÇİN TİYATROSU VE BİZİM FİGÜRAN GAZETECİLER
ATA YURDU AYMANAS
OSMANLIDA BİR RAMAZAN NASIL GEÇERDİ?-2-
TÜRKİYE’NİN AFRO-AVRASYA’NIN BÜTÜN ENERJİ VE TEDARİK KORİDORLARINDA VE HATLARINDA YÜKSELEN GÜÇ ETKİSİNİN STRATEJİK GÜÇ ÇARPANI MİMARİSİ DAHA DA DERİNLEŞİYOR.
GENÇLİĞİMİZİ ve GELECEĞİMİZİ TEHDİT EDEN EN BÜYÜK TEHDİT UYUŞTURUCU BAĞIMLILIĞI BELASI
TOPLUMSAL YOZLAŞMA VE OKUL MEZUNİYET PARTİLERİ
Bu Ne Perhiz ? Bu Ne Lahana Turşusu ?
Konya’da iyi ki belediyeler var! Vatandaş ekmek ve etliekmek zammına tepkili…
AYDOĞDU’DAN DÜNYA BELEDİYELER BİRLİĞİ BAŞKANLIĞINA…
İĞNE ELİMDEYDİ, SÖKÜĞÜ GÖREMEDİM
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
Dostlarla görüşmek, Ramazanlarını tebrik etmek ve hasbihal etmek için çarşıya indim erkenden. Âdetimdir, mutlaka şehre erkenden iner, işlerimi bir an önce bitirmek isterim. Saat 10.00 olmasına rağmen dükkanlar açılmamış, piyasa sakin ve sessizdi. Ramazanın etkisi elbette vardı. Ticari hayat, öğleden sonra canlanıyordu Ramazan ayında. Bu, yeni yeni böyle olmaya başladı. Halbuki benim çocukluğumda sabah namazından sonra esnaf dükkanlarını açar, akşam namazı kılındıktan sonra kapanırdı. Şimdi bu uygulama yerini, geç açıp, geç kapatmaya bıraktı! Ramazan olmasa da artık en erken 09.00'da açılıp, gece geç saatlere kadar açık kalıyor ve ticari hayat devam ediyor.
Bazı dükkanlar açılmaya başladı. Ama piyasada insan azdı. Bendenizin ziyaret edeceği dükkanlardan bir kısmı açıktı. Fakat bizzat görüşmem gereken işyeri hala açılmamıştı. Burası ötedenberi erken açar, erken kapatır dükkanını. Babasından öyle görmüşlerdi. Buraya girdim, selam verip oturdum. Sordum dükkandaki dosta;
-"Urfa Baklavacısı hala açmamış. Bir sorun mu var?” diye sordum. Verdiği cevap hayretime gitti. Şöyle dedi;
-"Hayır hocam, onlar saat 12.00- 13.00 arası açarlar. Gece geç saate kadar çalışırlar. Tatlı işi iftara yakın daha çok gidiyor da o bakımdan.”
Eski dost, can dost dükkancıyla, dünden, babasının sağlığındaki işlerden, insanlardaki erdemlerden, İslami şuurdan söz ettik. Şu sözleri gerçekten dikkat çekici ve bizim ders almamıza yönelik;
-"Hocam eskiden, bizim çocukluğumuzda, insanların sözü senet gibiydi. Söz verdiği zaman mutlaka o gün, o saatte yapılır ve borç ödenirdi. Herkes birbirine karşı saygılı, ticari hayat ahlaki ilkelerle işlerdi. Bugüne geldiğimizde, kimse borcuna sadık değil. En güvenilir dediğin adam, fırıldak peşinde. İnanın, borç defterimiz kabarık. Aylar, yıllar olmuş hala borcunu ödemeyenler var. İstediğimiz zaman, senden kötü kimse olmuyor. Üstüne üstlük bir de tavır yapıyor! Hocam, ticaret zorlandı. Gençler, bir an önce zengin olmak, köşe dönmek hayaliyle, kredi çekiyor. Bir işyeriyle yetinmiyor, etrafa birden çok işyeri açarak adını meşhurlar listesine yazdırmak sevdasında. Borcu borçla, krediyi krediyle kapatma işinde. Asıl, işyeri açılırken, samimiyet, dürüstlük, yerini; nasıl olur da, ortağıma kazık atarım, nasıl olur da, milleti dolandırırım..gibi temiz ve helal aşına haram katma aldı.
Elbette bu dediklerim genel değil. Temiz, alnının teriyle, helalinden kazanan esnaf, tüccar, sanayicimiz tabii ki var. Bu değerli insanlar, vatanımızın bel kemiği. Ülkemiz kalkınması için gece gündüz çalışıp, ekonomik açıdan mücadele veriyor.
Muhabbeti bitirdim. Artık dönmem gerekti. Bendenizin görüşeceği dükkan açılmadığı için fazla beklemenin anlamı yoktu. Yine de, acaba gelir mi diye, vakit kazanmak açısından, Piri paşa çarşısı önünden, Türbe caddesi üzerinden ilerliyordum. Kaldırım üstünde iki kişi oturuyor. Birisi bana dikkatlice bakıyor. Hiç gözlerini ayırmıyor. Bendeniz de;
-"ne oluyor yahu. Neden bu adam bana dikkatli bakıyor? Beni tanımak mı istiyor yoksa?” derken yanlarından geçmek üzereydim ki, o dikkatli bakan;
-"Abi adınız Kazım mı?” dedi.
-"Evet” dedim.
-"gel otur abi. Seni Allah gönderdi. Çoktandır görüşmek istiyor, minnettarlığımı, teşekkürlerimi tekrar arz etmek istiyordum. Rabbime ne kadar şükretsem az” dedi.
-"Kendini tanıt bakayım” deyince,
-"Sen Dost eli derneğinin Başkanıydın. Dernek yeni kurulmuştu. Ben de hapisten yeni çıkmıştım. İş yok, kimse, hapisten çıkana iş vermiyor. Evde ne ekmek var, ne yemek. Yemek pişirmek için tüp yok. Hanım, yemek yapmak için tüp getirmemi istedi. Ne bakkal, ne esnaf bir tüp alıp yardımcı olmuyordu. Yolum, Dost eli Derneğine düştü. Dernekte sen vardın. Yanına uğradım, derdimi anlattım. Kimse bana tüp almak için elini uzatmazken, sen tüp almış, evimizde yemek pişmesini sağlamıştın. Bu iyiliği unutabilir miyim? Allah, seni iki cihanda mutlu etsin, ayağına taş değmesin. Ne muradın varsa versin. Zamanında bir suçtan dolayı hapse girdim ama şimdi tövbe ettim, temizlendim. Allah bir daha o günleri göstermesin…” dedi.
Dost eli derneğinin şu an başkanı olmadığımı, ama halen derneği yönetenlerin, dünyaya açıldığını, yoksullara, muhtaçlara elini uzatmaya devam ettiğini belirttim.
Dost ziyaretlerinde sürprizler yaşanabilir. Bu yüzden; Ziyaret, Ziyafet, Zarafet… denir.
ATA YURDU AYMANAS
MESELELERE KUR’AN PENCERESİNDEN BAKMAK
“BEN”LİKTEN, “BİZ”LİĞE
DURMADAN YAZIYORUM VE YAZACAĞIM
YER GÖK ALBAYRAKTI!
RABBİM, ÜLKEMİZİ HER TÜRLÜ MUSIBETTEN MUHAFAZA EYLE!
KONYA’MIZIN KIRMIZI GÜLÜ
KENTSEL DÖNÜŞÜM ÇALIŞMALARI
SEN SENİ BİL SEN SENİ
SELÇUKYA KÜLTÜR SANAT DERNEĞİ OLARAK BELEDİYELERDEN İSTEKLERİMİZ