Sanal Kumar Ekonomi ve Gençliğimiz İçin Beka Meselesidir
GÜNAH ADASININ ARKASINDA YATAN GERÇEKLER
MOTOSİKLET KAZASI!
YENİ DÜNYA DÜZENİNDE GÜÇLÜ OLMAYA MECBURUZ.
Yusuf Tekin istifa mı etsin?
AKLINI VE ALNINI TERLETENLER
Suriye çadır kent sorunu
CHP’nin Eksiye Yürüyüşü
Özbekistan’da 9 Şubat Ali Şir Nevayi’nin 585.Doğum Günü ve Bahar Bayramı
MİHALGAZİ BELEDİYE BAŞKANI ZEYNEP GÜNEŞ AKGÜN YALNIZ DEĞİLDİR.
ANNECİĞİM
ŞEMSİYENİ AÇ
Galibiyet Yine Yok ama Çok Yakın
Sahada futbol devamında umut vardı
Deprem Fırsat mı, Tehdit mi?
BİREYSELCİLİKTEN MEALCİLİĞE
Plaka basım atölyesinde yeni dönem
HEPİMİZ ÇARKIN İÇİNDEYİZ
Sosyal Medya: Abartı, Algı ve Sessiz Soygun
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KÜLTÜR VE EDEBİYAT MERKEZLERİ ve TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ KONYA ŞUBESİ ÖRNEĞİ
BATILILARIN KİRLETİLMİŞ MENDİLLERİ: TERÖR ÖRGÜTLERİ
KAYGI
Ayaz Ata ve Nardugan
Yeni Yıl Dilekleri Tutarken, Kimleri Hâlâ Hayatımızda Tutuyoruz?
EĞİTİMDE BİR MİLAT BAŞLAMALI MI?
11. YARGI PAKETİNE LGBT’DE EKLENMELİ
Eskiden selamlaşmamız, vedalaşmamız, öfkelerimiz, şikâyetlerimiz… hep "dua” gibiydi.
Komşu komşuya; "”hu hu” derdi. "Hu” Allah demek.
Karşılaştığımız zaman, "Selam” verir, uğurlarken; "Allah'a emanet ol” temennisinde bulunurduk.
Misafir geldiği zaman; "hoş geldiniz, sefalar getirdiniz”… diye güzel temennilerde bulunulur, misafire ikramı eksik etmezdik. Evde ağırlamak büyük bir şerefti.
Şimdi; "çak beşlik”, bir şeye hayret edince; "oha”, "vav”, "Çüş”, "ha ayı a”, "öküz oğlu öküz”, "Eşşekoğlu eşşek”… deniyor. İşimiz olmazsa veya ters gitse, "Kahretsin”…gibi akla, mantığa, adap ve erkana sığmayan sözler telaffuz ediliyor!
……………………..
Şimdi ne mi oldu? Berberlerin adı; "Kuaför”, otelin adı; "Hotel”, Bakkalın adı; "market”, Tezgahtarın adı; "Satış temsilcisi”, lokantalar yerini Fasfood'lara bıraktı. Tüm güzelliklerimiz kaybedildi.
Hasret!
Gözümü kapatıp hayaller kurdum,
Geçmişle bugünü düşündüm durdum
Komşuluk aradım bilene sordum,
İlgisiz oluşlar içimde hasret!
Kerpiçten evlerin temiz havası,
Etrafa yayılır gül rayihası,
Toprağın kokusu derdin devası,
Rengârenk çiçekler içimde hasret!
Ne'yleyim kat be kat beton dağını
Gazele dönüşen üzüm bağını,
Sevgiyi bitiren nefret ağını,
Çözemeyen canlar içimde hasret!
Sabırla verilen ak emeğini,
Birlikte yenilen dost yemeğini,
İmanla örülen hak yumağını,
Saramayan kollar içimde hasret!
Hep Yaş Dökeriz!
Terazi bozuldu, ibreler kaydı,
Samimiyet hasta, hep yaş dökeriz,
Dünyamız kirlendi, hissizce koydu,
İnsanlık iflasta, hep yaş dökeriz!
Gönüllerde tipi, sanki kış gibi,
Ruhlarda tufan var, bir akış gibi,
Elveda söyleyen bir bakış gibi,
Sevgiler arasta, hep yaş dökeriz!
Makamla mansıpla savruluyoruz,
Riyakâr tiplerden yoruluyoruz,
Muhabbetsizlikten kavruluyoruz,
Beşeriyet yasta, hep yaş dökeriz!
İlimden habersiz cahil bireyler,
İhsan şuurunu bilmez ki Beyler(!),
Duygular felç oldu ruhsuz her şeyler,
İrfanlar iflasta, hep yaş dökeriz! (20 HAZİRAN 2023)
AKLINI VE ALNINI TERLETENLER
TEMİZ TOPLUM; ALLAH DUYGUSUYLA MEYDANA GELİR
KANALİZASYON PATLADI!
BERAT ETMEK İÇİN ÇABAMIZ VAR MI?
KÜLTÜRDE KONYA FARKI
İRFAN SOFRASINDA BULUŞMAK
KÜLTÜRE KAPI AÇANLAR
ZİRVEYE ÇIKMANIN YOLLARI
KİM SÖMÜRGECİ?
YAZARLIK HAYATIM VE EVRENSEL MESAJLAR