Eleştirmen Ve Edebiyat

Eleştiri; Bir insanı, bir eseri, bir konuyu doğru ve yanlış yanlarını bulup göstermek amacıyla inceleme işi, tenkit: "Fırkacılık, karşıya sövüp saymadan çamur atmadan çok önce hatta karşıyı eleştiriden önce, kendi ilke ve amaçlarını, uygulama yöntemlerini anlatmak olmalıydı."- T. Buğra. 

 "Eleştirme her okurun, her seyircinin başlıca hakkıdır."- N. Ataç.

 "Hikâyelerimi beğenmeyen eleştirmeciler hakkında onun beni müdafaa etmesini zevkle dinliyordum."- S. F. Abasıyanık.

Eleştirmen: Uzmanı olduğu sanat dalındaki eserleri ve olayları izleyen, değerlendiren, eleştiri yazıları yazan kişidir.

Bir eleştirmen, önce kendi hayat çizgisini, hayat felsefesini, gidişatını, hal ve hareketlerini ele alıp eleştirmeli sonra başkalarını eleştirmeye kalkmalıdır. Bendenizin önemsediği, bir söz var; "kendisi muhtaç bir dede, gayrıya ne kaldı himmet ede” ayrıca sık sık dile getirdiğim, söyleşilerimde ve konferanslarımda söylediğim; "önce can, sonra canan” sözü de her zaman tazelik ve canlılığını koruyan ilkelerdendir. 

Bir konferans vereceksiniz, bir panele katılacaksınız, bir söyleşi yapacaksınız…o mahalle saatinde gelmek, dinleyenleri bekletmemek, kimsenin zamanını çalmamak zorundasınız. Konferanslar, paneller, söyleşiler, sempozyumlar…nedense zamanında başlamıyor. Neymiş, protokol gelmemiş, panelist, konferans verecek, söyleşi yapacak olan yetişememiş! Salon tıklım tıklım dolu, herkes; -" bir an önce program başlasa da, işimize, gücümüze gitsek. Zaman kıymetli. Bu kadar da bekletilmez ki. Kardeşim, zamanında geleceksin, kimseyi bekletmeyeceksin…” diyerek itirazlarını dalga dalga yaymaya başlıyor. 

Birçok konferansa katıldım. Pek çok programda bulundum. Sayısız konuşma ve sohbete şahit oldum. Her konferanstan yararlandım. İzlediğim her sohbet, her panel ve her program bazı mesajlar verdi bendenize. 

Edebiyatın bir parçasıdır eleştiri. Edebiyat, edep'ten gelir. Her edebiyatçının; mütevazı, hoşgörülü, sabırlı, güler yüzlü, davranışlarına dikkat eden, kendisi eleştirmen de olsa, eleştiriye açık bir yapıda olması gerek. 

Eleştirmenlerin; kibir, insanlara tepeden bakma, alay etme, bilgiçlik taslama, ukalalık yapma gibi bir tavırları olamaz. Eleştirmen; zamanı iyi kullanır ve değerlendirir. "kendine yapılmasını istemediğini başkasına yapmaz”, "ne incinir ne incitir.” 

Toprak gönüllüdür eleştirmen. Burnu kaf dağında, küçük dağları ben yarattım cinsinden bir hamakata giremez. 

Gölgesinde otur amma 

Yaprak senden incinmesin. 

Temizlen de gir mezara 

Toprak senden incinmesin. 

 

Yollar uzun, yollar ince 

Yol kısalır aşk gelince 

Yat kurban ol İsmail'ce 

Bıçak senden incinmesin. 

 

"Burdayım” de ararlarsa 

Doğru söyle sorarlarsa 

Tabutuna sararlarsa 

Bayrak senden incinmesin. 

 

İl göçsün göçtüğün vakit 

Yol yansın geçtiğin vakit 

Suyundan içtiğin vakit 

Kaynak senden incinmesin. 

 

Toz konmasın sakın sana 

Hakkı geçer halkın sana 

Gücenmesin yakın sana 

Uzak senden incinmesin. 

(Abdurrahim Karakoç)


Yazarın Diğer Yazıları