FETİHLER BİTMEZ!

Fetih, ezelden ebede bir yolculuktur. Fetih, açmak demektir; kapalı kapıyı açmak, zulmü aydınlığa açmak, haksızlıkları hak davaya açmak…

Bu yönüyle Müslüman; fetih ve hicretle yükümlü olan, hayatını bu iki ilkeyle süsleyen sorumluluk sahibi dava adamıdır. Her Müslümanın Fatih olma mecburiyeti vardır. Fethi, sadece 1453 yılında yapılan İstanbul fethiyle sınırlandıramayız.

Elbette İstanbul'un fethi tarihe altın harflerle yazılmış, istikbal ve istiklalimize yön veren çok önemli bir hadisedir.

İstanbul'un fethi, bize çok şey anlatır. Öncelikle 1058 yıllık Doğu Roma (Bizans) imparatorluğu yıkılmış, Osmanlı devleti gücünü göstermiştir.

İstanbul'un fethi, Orta Çağın bitmesi, Yeni Çağ'ın başlamasına sebep olmuştur. İstanbul gözde şehir. Bundan önce Emevi ve Abbasiler tarafından defalarca kuşatıldı, ancak başarılı olunamadı. İstanbul'un Fethi ve diğer bütün fetihler; haçlı tasallutundan kurtulmak içindir.

Örnek verecek olursak, 1204 yılında Haçlılar, İstanbul'u zapt etti ve Orta Çağ'ın kültür hazineleriyle dolu şehri yakıp talan ettiler.

1204'te kendi Orta Çağ ve Katolik inançlarına uyan Latin İmparatorluğu'nu kurdular ve Bizans İmparatorluğu'nun parçalanmasına neden oldular. Haçlıların bu yağmasından kaçan bazı Bizans aileleri, İznik ve Trabzon gibi bölgelere kaçıp orada bağımsız devletler kurdular.

İstanbul'un fethi; imanın, sabrın, kararlılığın ve istişarenin bir sonucudur. İstanbul fethedilerek Bizans zulmü Haçlı tasallutu sona ermiş, tüm dünyaya adalet, insan hakları, hukuk örneği sunulmuştur.

İman olunca imkân olmakta ve gemiler karadan yürütülmektedir. İmanın olduğu yerde; sevgi, hoşgörü, diğergamlık ve vefa kendini göstermektedir.

Halk; "Konstantinopolis'te Latin serpuşu görmektense Türk sarığı görmeyi tercih ederim!" diyerek, Fatih Sultan Mehmet'in uygulamalarından memnuniyetlerini belirtmişlerdir.

İstanbul'un fethinde; akıl, feraset ve sağduyu hakim olmuştur. II. Mehmet (Fatih), Haçlı saldırıları üzerine babası II. Murat'a şu mektubu yazdı:

-"Baba! Eğer padişah siz iseniz geliniz ve ordunun başına geçiniz. Yok eğer padişah ben isem, size emrediyorum, gelip ordunun başına geçiniz.”

Fetihleri gönüllerde başlatmak ve kalplerin fethini temin edip, bu kararlılıkta daim olmak ümidiyle tüm gönül dostlarıma hayırlı günler dilerim.

29 Mayıs, aynı zamanda bu abdi acizin de doğum günüdür.

Fetihler Bitmez!

 

İslam'a gönül vermiş yılmaz bahadırlar var,

Hakk'ın ebabilleri Ebrehe'leri yakar,

Bizans oyunlarını kıyama duran yıkar.

Ezelde Hicretle karılan fetihler bitmez,

Fi sebilillah'ta yorulan Fatihler bitmez!

 

Rahmanımızdan verilen hiç şaşmayan haber,

Bu kutlu habere uyan o yüce peygamber,

Mukaddes tebligatı duyan Osmanlı nefer.

Kur'an'la cennete varılan fetihler bitmez,

Fi sebilillah'ta yorulan Fatihler bitmez!

 

Türk'ün şerefli tarihinde bu yol seçildi,

Gönül kapısını açmaya ahit içildi,

Eyüp Sultan'larla Mehmet'le serden geçildi.

Muhammed aşkıyla örülen fetihler bitmez,

Fi sebilillah'ta yorulan Fatihler bitmez!

 

Örümcek ağına benzeyen planlar çöker,

Kur'an talimatına engel olanlar çöker,

Dünyayı; küfre, fitnelere salanlar çöker.

İhanete hesap sorulan fetihler bitmez,

Fi sebilillah'ta yorulan Fatihler bitmez!

 

Gerçek Fatihler; şerden hayra çıkan yoldadır,

İmanı bayrak edip, Hakk'a bakan yoldadır,

Sadra inşirah veren sevgi eken yoldadır.

Dostlarla sohbete erilen fetihler bitmez,

Fi sebilillah'ta yorulan Fatihler bitmez!

 

Karadan gemi yürütmek zor değil hiç ona,

Çağ kapatıp çağlar açmak zor değil hiç ona,

Resulün sözünü seçmek zor değil hiç ona,

Mana dünyamıza serilen fetihler bitmez,

Fi sebilillah'ta yorulan Fatihler bitmez!

Yazarın Diğer Yazıları