Fikirsizler

Fikir, düşünceye zemin hazırlayan ortamdır. Fikir; akılla olur. Aklı olanın; fikri olması, fikri olanın da düşünmesi şarttır. Hani bir söz vardır; “Okumadan alim, yazmadan katip” deriz. Buna uygun şekilde; “Fikirsiz düşünenler” tabiri de günümüze uyarlanabilir.
Fikirde; olaylara objektif yaklaşım, insanları eşit görmek, her şeyde adaleti göz önünde tutmak, sabırla, azimle, gayretle ve imanla birlikte hareket etmek gerekir. Okumayan, eline hiçbir kitap, dergi almamış insanların düşünmesi mümkün değildir. Böyle düşünenlere; fikirsiz düşünenler denir.
Günümüzde bunlardan var mı? Hem de kıyamet gibi.. nereye dönseniz bunları görürsünüz. Hele büyük büyük gazetelerde bunların sayısı daha da fazladır. Fikri olmadığı için, sağa sola saldırırlar. Önüne geleni kapar, ardına geleni teperler. Köşelerini saldırıya ayırırlar. Onlara göre; ülkeye hizmet; vatan millet Sakarya cinsinden bir lükstür. Fikirsiz düşünce sahipleri, fikirsizlere göre aydındır. Bunlar memlekete şekil vermeye, hükümet kurup, hükümet yıkmaya, sistemi kontrol etmeye kendilerini görevli sayarlar.
Fikirsiz düşünenler; beyinlerin içini okumayı, olmamış şeyleri olmuş gibi göstermeyi, insanları karalamayı, hayal kurmayı pek severler. Fikirsiz düşünenler, adından da anlaşılacağı gibi, fikirleri olmadığı için; hizmet sözünden; kışkırtmayı, diyalog sözünden; laikliğin elden gideceğini, anayasayı değiştirelim sözünden; rejimin elden gideceği, Atatürk ilke ve inkılaplarına neşter vurulacağını, ülkenin İran’a döneceğini, kadınların kara çarşafa bürüneceğini, cumhuriyetin gidip krallığın geleceğini, zorla herkese dini uygulama yapılacağını.... anlarlar.
Fikirsizler; kendi beceriksizliklerini başkalarına yamamaya kalkarlar. Fikirsizlerle tartışmaya girmek, boşuna zaman kaybıdır. Onlarla diyalog içine girmeye çalışmak, deveye hendek atlatmak kadar zordur. Fikirsizler; demokrasiyi, insan haklarını, hukukun üstünlüğünü, halkı, halkın tercihlerini.... kabul etmezler. Dayatmadan, zorbalıktan, kaba kuvvetten, darbeden... medet umarlar.
Fikirsiz düşünenlere, fikirsizler demek de olasıdır. Fikirsizler, dini kendilerine uydurmaya çalışırlar! İnandığınız gibi yaşamazsanız, yaşadığınız gibi inanmaya başlarsınız! Yani yaşantınızı din haline getirirsiniz. Zaten problem burada! Şöyle piyasaya çıkıp sorsanız; herkes Müslüman, herkes medeni, herkes çağdaş, herkes demokrat!... ama uygulamaya gelince samimi olanların sayısı çok aza iner!
Fikirsizlere göre; terörün bitmesi için diyaloga gerek yok. Dağa çıkmışlarsa dağda kalsınlar! İstihbarat yetkililerinin gidip de onlarla görüşmesi, teröre teslim olmaktır!
Fikirsizlere göre; demokratik açılım diye bir şey kabul edilemez. Bu, ülkenin bölünmesi, üniter yapının bozulması anlamına gelir!
Fikrini kullanmayanlar için; Allah sadece Türk’ün Allah’ıdır! O, yalnızca Türk’ü korumalıdır! Türk olmayanlara yaşama hakkı tanınmamalıdır! Yeryüzünde Türk olmayanlarla diyaloga girmek vahşettir!
Yine fikirsiz düşünenler veya fikrini kullanmayanlara göre; ana dilde eğitim demek sadece Türkçe eğitim demektir! Bunun dışında kalan, ana dili; Kürtçe, Lazca, Zazaca, Ermenice, Çerkesçe, Arapça…olanlara bu fırsat verilmemelidir! Dolayısıyla ezan bile Türkçe okunmalıdır fikirsizlerin anlayışına göre! Dahası namaz sure ve duaları namaz içinde dahi Türkçe telaffuz edilmelidir!
Adamı, adam diye yanına alıyorsun, makamda iken olanlara ses çıkarmıyor, makamdan gittiği zaman veryansın ediyor! Çıkış amacı samimi bir noktadayken, kendi kaprisleri yüzünden olmadık herzeler karıştırıyor! Aklını kiraya verenler, fikir kullanamaz. Fikir kullanamayanlar, düşünemez ve ülkeye, insanlığa hizmet edemez.  
Böylesine mantığa sahip olanlara göre terör önlenecek öyle mi? O vakit barış sağlanacak, kucaklaşma olacak mı diyorsunuz? Daha çok beklersiniz! 
“Bulanmadan akmak ne güzel” der Mevlana. Şöyle de söyler; “ya olduğun gibi görün, ya da göründüğün gibi ol”. 

Yazarın Diğer Yazıları