Geçti Bor’un Pazarı!

KPSS sınavlarında paralelci olanlar yüksek puan almış, devletin en kritik noktalarına yerleşmiş, yıllarca çok titiz, çok ince, çok hassas ve de gizli olarak çalışılmış! Kendi düşüncesinden, kendi grubundan olmayana, “bunu öldürün” talimatları verilmiş!
Hiç unutmuyorum; ülkede 28 Şubat denilen bir “deli gömleği” giydirildi milletin sırtına! Amaç; Türkiye’de kaos oluşturmak, özellikle Müslümanlara hayatı zehir etmekti! “kamusal alan” adı verilen ve çarşıda, pazarda, Üniversite kampüslerinde, hatta evlerde bile başörtülü avı yapıldı! Oğlunu askere gönderen annelerin başı örtülü ve tesettürlü, babaların sakallı olarak kışlaya girmeleri, çocuklarının yemin törenlerine katılmalarının önüne geçildi! “batı çalışma grubu” adıyla; mütedeyyin insanlar takibe alındı! Hangi markete gittikleri, hangi kıyafeti giydikleri veya giyecekleri, hangi kitabı okudukları, hangi gazeteye abone oldukları ve okudukları, çocuklarının hangi dershaneye gittiği… tek tek fişlendi! İslami sermaye ile kurulan holdingler mercek altına alındı! Bu holdinglerin marketlerinden alışveriş yapmaları yasaklandı!
Bütün bunlar olurken; Fethullah Gülen ve ekibinden hiçbir ses çıkmadı! Sanki, sağır, kör, dilsiz oldular! Başörtüsüne; “teferruat” dedi! Mavi Marmara gemisine, İsrail saldırdığı ve 9 vatandaşımızı şehit ettiği zaman; “Türkiye, İsrail’den izin almalıydı” gibi ifadeler kullandı! Şehitlere asla taziyede bulunmadı!
Suriye’de binlerce, on binlerce insan öldü; kılı kıpırdamadı ne Gülen’in, ne de onun yayın kuruluşlarının! Her zaman Müslümanlara tuzaklar kuruldu ve kuruluyor! Ama Gülen ve paralel yapıdan, bir gün olsun; “beddua” sesi yükselmedi!
Devamlı; “dinlerarası diyalog” safsatasıyla kafalarda soru bıraktılar! Müslümanları öldürmekten bir an olsun çekinmediler! Eğer daha derinlere inilirse sanırım, bütün faili meçhullerin altından bunlar çıkacağa benziyor!
“yurda dön” çağrılarına asla cevap vermedi, vermiyor! Hatta Zaman gazetesi yazarı Ali Bulaç;        
  Mehtap TV’de “Temkin Durağı” isimli programda “Son sözü hocam sana bırakıyoruz, ana vatandasın.” diyerek sözü Zaman yazarı Ahmet Turan Alkan’a verdi.
Bulaç, Alkan’a, “Ana vatan orası. Dünya oradan yönetiliyor, dünyanın ana vatanı” dedi.
Bu itiraf ile birlikte Pensilvanya'da yaşayan Fetullah Gülen'in grubuna mensup kişilerin ana vatan olarak ABD'yi gördüğü daha net şekilde anlaşıldı.
 Eğer anavatanları orası olmasaydı Gülen, Türkiye'ye dönerdi! Böylece kendilerini bir kez daha açıklamış oldular!
Gülen, “ölüme yakınım” diyerek ağlamış! İşte burada sormak lazım; İsrail, Filistin’de küçük çocukları katlettiği zaman neden ağlamadın? Doğu Türkistan’da katledilen Müslümanlar için bir kere olsun gözyaşı döktün mü? bu katliamları yapanlara beddua ettin mi?
Sevgili peygamberimize hakaret edildi ve bu hakareti senin cemaatin sahiplendi! Sen o zaman ne yaptın? Tepki gösterdin mi?  Bebek katili Ariel Şaron öldüğü zaman cemaatin kanalı; “çığır açan komutan” dedi! O zaman cemaatin kanalına kızıp, tepkini koydun mu?
Bu kadar yanlış, bu kadar haksızlık, bu kadar kanunsuzluk yaptı paralel yapı, yapmaya da devam ediyor! Bunlar karşısında; “siz ne yapıyorsunuz, sizin yaptığınız ne insafa sığar, ne de insanlığa! Hele İslam’a hiç sığmaz” dedin mi? diyor musun?
Bunları demiyorsan, ağlamanın da, sızlanmanın da faydası yok artık! Ok yaydan çıktı bir kere! Buna ne denir biliyor musun; “Geçti Bor’un Pazarı”.


Yazarın Diğer Yazıları