GENÇLERİMİZE SAHİP ÇIKALIM

"Dindar gençlik” sözü çok yerinde ve anlamlı. Her zaman söylenir, her platformlarda dile getirilir; "gençlik, her şeyimiz, yarının umutları, Türkiye'yi onlara emanet edeceğiz…” diye.

Okulun, eğitimin amacı; geleceğine sahip çıkan, atasını bilen, dinine, ideallerine sıkı sıkıya bağlı nesiller yetiştirmektir. Gençliğin ilkokulu, ilk ahlak ve eğitim aldığı yer, ailesidir. Gençliğin yetişmesi için ailenin yetişmiş olması şarttır.

"Örnekler göze hitap eder, üzüm üzüme baka baka kararır…” şeklinde dillendirilen ifadeler var. Değerli dostlar, temiz bir toplum istiyorsak, önce kendimizi yetiştirmek, milli ve manevi değerlerle donatmak, Kur'an boyasıyla boyanmak zorundayız. Bunun için; "önce can, sonra canan” denir. Bu, şu anlamdadır; kendi nefsimizi terbiye edip, sonra etrafımıza (ailemiz, çocuklarımız, çevremiz…) anlatmalı ve asıl olan, yaşamalıyız.

Yeryüzünde hiçbir insan; Allahsız ve dinsiz yaşayamaz. Tabir yerindeyse din, insanı çepeçevre kuşatan bir sistemdir. Bu çerçeveden dışarı çıkmanın imkanı yok. Bazı insanların; "ben inanmıyorum, Allah'ı kabul etmiyorum, Allah yok…” demeleri de anlamsızdır. Zira güneş balçıkla sıvanmaz.

İnsanları, mutlu, huzurlu, gönül rahatlığına sahip, kendisine ve etrafına hürmetkar olmasının yolu dindar olmaktan geçer. O bakımdan gençlere dinini iyi öğretmeli, ahlak ilkeleriyle mücehhez kılmalıyız.

Bu dünya nasıl olsa geçecek. Bakınız, babalarımız, annelerimiz, dedelerimiz, atalarımız nereye gitti? Onlar da bir zamanlar bizim gibi, yiyor, içiyor, geziyor, eğleniyordu… hepsi şimdi mezar denilen yerde. Dünyevi yasalardan, polisten, jandarmadan, güvenlik güçlerinden kaçabiliriz, ancak Allah'ın yasasından, O'nun hükmünden dışarı çıkmamız mümkün değil.

Dünyamızı rezil etmek için Müslüman olmayanların uydurduğu; "Deizm, ateizm, teizm..ve tüm felsefi sistemler”, insana huzur vermemekte. Eğer huzur vermiş olsaydı bugün yeryüzünde terörün olmaması, kanın akmaması, katliamların yaşanmaması lazımdı.

Allah'ı yok sayan, "O'nun dünyada işi bitti” gibi saçma sözlerin geçerliliği yoktur. İnsan her şey değil. İnsanı aşan, onun hakkından gelemeyeceği, gelemediği şeyler vardır. Eğer insan her şey olsaydı; ölüme çare bulurdu. Eğer Modernizm denilen heyula dünyaya huzur getirebilseydi, bugün İslam dışı yaşayan toplumlarda; intiharların, ırza tasallutların, katliamların, savaşların, terörün… olmaması lazımdı.

"İyi de dünyada Müslüman isimli ülkelerde kan var, gözyaşı var, savaş var… buna ne diyeceksiniz?” dediğinizi duyar gibiyim. Doğru, bunların hiç biri inkarı mümkün olmayan şeyler. Ama Müslümanların bu hale gelmelerinin sebebi; Kur'an'ca düşünmemek, Allah'ın emirlerine uymamaktan kaynaklanmaktadır. Müslümanları İslam'dan, Kur'andan soğutmak için akla hayale gelmedik ayak oyunları oynandı, hala da oynanıyor! Suç, islam'ın değil, dinin bunda suçu yok.

Sözün özü; gençlerimize dinini, diyanetini öğretelim. Dindar bir gençliğe, Âkif'in arzuladığı; "Âsım'ın nesline ihtiyacımız var.

"Allâh katında din, şüphesiz İslâm'dır.” (Âl-i İmrân, 3/19)

"Kim, İslâm'dan başka bir din ararsa, bilsin ki kendisinden (böyle bir din) asla kabul edilmeyecek ve o âhirette ziyan edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 3/85)


Yazarın Diğer Yazıları