Gözü Olan Görür

Cuma, Cumartesi, Pazar ve Pazartesi günlerini kapsayan üç günlük bir İstanbul seyahatine çıktım. Hz. Peygamberin mi bilmiyorum ama çok güzel bir sözü var, “seyahat ediniz sıhhat bulunuz”. Kuran’da da, “yeryüzünü gezip dolaşınız…” ifadeleri yer alır. Atalarımız da; “tebdil-i mekanda ferahlık var” demişlerdir.
Gerçekten de; seyahat, insanın sinir sistemlerini yatıştırıyor, ruhunda değişiklikler meydana getiriyor, yeniliklere, güzelliklere, her çeşit insanlarla tanışmaya zemin hazırlıyor!
İstanbul’a otobüsle gittim, uçakla döndüm. Otobüsle giderken görülecek çok güzel yerler var! karayollarımız adeta otoban gibi! Eskişehir’den İstanbul’a kadar olan yerlerde yüksek hızlı tren hat çalışmaları bütün hızıyla devam ediyor! Bu hızla devam edilirse-ki devam edeceğe benziyor- yılbaşına kadar biteceği kanaatindeyim. Otobüsle 9-10 saatte gidilen mesafe, 3 veya 4 saate inecek! Bugün için Eskişehir- Konya arası hızlı trenle 2 saat, Ankara- Konya arası 1 saat 15 dakika!
“Uçağa binmeyen kalmayacak” demişti sayın başbakanımız! Dediği oldu. Artık herkes uçağa biniyor, herkes uçak nimetinden yararlanıyor! İsteyen, istediği yere uçakla, otobüsle ve eğer varsa hızlı trenle gidiyor!


İstanbul, Marmaray’la tanıştı! Sultan Abdülhamit’in hayali olan, proje şimdi gerçekleşti! İki yaka arası birleşti. Diyanet İşleri Başkanımızın dediği gibi, “gönüller birleşti!” Marmaray’dan sonra boğaz, teleferikle geçilecek! İstanbul trafiği çekilmiyor. Buna köklü çözüm bulabilmenin gayreti içinde Büyükşehir belediyesi!
Pazar günü, Alevilerin mitingi vardı İstanbul Kadıköy meydanında. Alevi mitingi mi? Yoksa sol grupların gövde gösterisi mi? mesele pek anlaşılmıyordu! Tamamen marjinal gruplar, tamamen sol teşkilatlar!... ellerinde kızıl bayraklar, komünist parti amblemleri!... sloganlardan birisi dikkatimi çekti; “diktatörlerden hesap soracağız”. Diktatörler, böyle mitinge izin verir miydi? Hatta hiçbir toplantı ve gösteriye bile izin çıkmaz bu tiplerden! Bu sloganı görünce, zamanında Deniz Baykal’ın, Başbakan Adnan menderes’in yakasına yapışarak; “özgürlük istiyoruz” deyince; “yavrum, bir başbakanın yakasına yapışabiliyorsan, bundan güzel özgürlük mü olur?” cevabı aklıma geldi.
Türkiye, Atatürk, Adnan Menderes, Turgut Özal ve Tayyip Erdoğan dönemlerinde çağ atladı! Ülkeye çağ atlatan, kaostan kurtaran, karanlıkları aydınlığa çeviren, vatandaşlarını insanca yaşamaya, özgürce hayat sürmeye yönelten…vatansever devlet adamlarına karşı kalp gözü görmeyen, vicdan ve izanı olmayanlar… tepki gösteriyor!


AK PARTİ hükümetinin yaptıkları işler, yapacakları projeleri duydukça, gördükçe adeta kuduz köpekler gibi etrafa saldırıyorlar! Yakıp yıkıyorlar, devlet malını tahrip ediyorlar, etrafı yangın yerine çeviriyorlar!... bunun adına da, “demokrasi” diyorlar!
Ülkeye yapılan hizmetleri; aklı olan, kalp gözü gören, beyni çalışan, gerçekten vatanını ve milletini seven, insanlara hizmet etmeyi ibadet kabul edenler… alkışlar!


Yazarın Diğer Yazıları