SELÇUKYA AKLINI TERLETMEYE DEVAM EDİYOR!
Şehir Diplomasisinde Tarihi Konya Zaferi
KIYAMETE KADAR TÜRKLERE VERİLEN GÖREV “KÂBE MUHAFIZLIĞI”
Cevher mi, Cüruf mu, Köpük müyüz?
BU ONUR KONYA’NIN, BU BAŞARI UĞUR İBRAHİM ALTAY’IN
IBAN hesaplarıyla ilgili yeni düzenleme yolda
TÜRKİYE’NİN ÇELİK ZIRHI: CUMHUR İTTİFAKI...
Mezuniyet Törenleri ve İkiyüzlülüğümüz
TOPRAĞINI KAYBEDEN GELECEĞİNİ KAYBEDER
AŞÛRE GÜNÜ VE KANAYAN YARAMIZ KERBELA
“İYİ Kİ VARSINIZ“
Selçuklu Konferansları ve Ölümsüzleşen Mirası
Necmeddin Kübra Uluslararası Sempozyumu ve Ebu Reyhan Biruni Ürgenç Devlet Üniversitesi
EN İYİ ARKADAŞIM
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
AKŞAM OLMAKTA
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
Aşure, her zaman benim dikkatimi çeker. Nasıl mı; her birisi ayrı ayrı özellikte olan bakliyat, meyve ve diğerleri...bir araya geliyor, muhabbet kazanında birleşiyor, dostluk ateşiyle kaynıyor, pişiyor, (hamdım- piştim- yandım misali). Sonrasında; Kerbela tavırları, mankurt anlayışları, hamakatça tutumları... tatlandırıyor! İşte toplum da böyle olmalı değil mi?
Özlenen Ev!
Varsın yıkık dökük olsun,
Merdivenleri taştan,
Yapısı ağaçtan olsun.
Yeter ki bir evimiz olsun,
Oturan huzur bulsun.
Varsın; toprak damlı,
Kamış çelenli olsun.
Önünde sekisi,
Saksılarda çiçekleri olsun…
Çiçekleri tulumbayla sulansın.
Olmasın merdivenlerinde;
Ne mermer, ne granit, ne beton,
Zemini toprak olsun,
Mis gibi toprak koksun,
Hayat koksun, öz koksun…
Biraz da, hakikat ve biz koksun!
Bir evim olsun, kerpiçten, çamurdan,
Anam cilalasın sekiyi,
Ekmek yapsın tandırda, özlü hamurdan.
Bir evim olsun, avlusunda;
Meyvelerden, yesin çoluk çocuk,
Kurt, kuş, hayvanat…
Göz hakkı olmasın kimsenin.
Aç kalmasın kimse evin yakınında,
Susuza su, aç olana ekmek, açık olana barınak…
Bir evim olsun, her garibana sığınak!
Neden her şey sanallaştı? Vefa, samimiyet nereye gitti? Niçin maske takıyoruz; davranışlarımızda, sözlerimizde, hal ve hareketlerimizde? Niçin; biz, hala biz olamadık? Niçin "ben”leri, "biz” yapamadık? Akıl denilen cevher; sadece kendimizi beğenmek için mi? veya ortalığı kasıp kavurmak, her şeyleri devirmek için mi? neden iki tane ihsan edilmiş olan gözümüzü, tek kullanıyoruz? Niçin kendi iki kulağımızı kullanma yerine, başkalarının kulağıyla, aklıyla, düşüncesiyle hareket ediyoruz?
Selam Olsun!
"Gel" deyince, geliveren,
"Al" deyince, alı veren,
"Kal" deyince, kalı veren,
Kindarlığı salı veren...
Gönüldaşa selam olsun!
İnsanlara kin gütmeyen,
Haksızlığa hiç gitmeyen,
Aç olunca, tok yatmayan,
İnsanlığını satmayan...
Adem'lere selam olsun!
Kerbela'yı taşlandıran,
Muharrem'i taçlandıran,
Aşureyle kodlandıran,
Müslümanı tatlandıran...
Müminlere selam olsun!
Aklı kiraya vermeyen,
Dostlara perde germeyen,
Hiç, hata kusur görmeyen,
Nifak tohumu sermeyen...
Muhlislere selam olsun!
Üçe beşe aldırmayan,
Etrafına saldırmayan,
Haram kupa doldurmayan,
Güllerimi soldurmayan…
Dostlarıma selam olsun!
SELÇUKYA AKLINI TERLETMEYE DEVAM EDİYOR!
BİLMEK YETMİYOR
DÜNYAYA GELMEKLE İŞ BİTMİYOR
UBUNTU
ULUSLARARASI İSLÂMÎ İSTİŞARE
MÜSLÜMANIN HAYATI HİCRETTİR
HAYATIMIZI NASIL GEÇİRİYORUZ?
HAYAT DEDİĞİMİZ
ACI BAŞLANGIÇ, HAYIRLI SONUÇ!
YAZMAK, DÜNYANIN EN MUTLULUK VEREN İŞİ