Linç Edilen Hekim ve Sessiz Çoğunluğun Feryadı
Teknolojinin Bizden Aldıkları
SÖZLERDE KENDİMİZİ ARAMAK
Mesele doktor değil hala anlamadın mı?
MALAZGİRT ZAFERİNİ KUTLAMAYI HAK EDİYOR MUYUZ?
Laik hutbe verelim
Kripto para piyasaları bir oyun alanı değildir
İNSAN İÇİN ANCAK ÇALIŞTIĞININ KARŞILIĞI VARDIR
Sessiz Kalabalıklar: Modern Hayatta Yalnızlık
Demokrasi Karanlıkta Ölür
Sessiz Tanık / Saatli Cami
ASIRLIK ÇINAR ALTINDA AKŞEHİR
İç sahada alınan net galibiyet
Kimlik Değiştiren Konyaspor
Rakamlarla Otomobil Piyasası
ERİNMEDEN
BASIN DİLİ
Hayat mı dediniz? Hayatın tarifini; google'da bulamazsınız, ansiklopediler sadece hayatın tarifini yapar.
Hayat; Face book'tan mesaj atmaktan, mesajlaşmaktan, geyik sohbeti yapmaktan ibaret de değildir.
Hele akıllı telefonların ekranında hiç göremezsiniz hayat denen zaman yokuşunu! Akıllı telefon deyince aklıma geldi. Aslında hiç aklımdan çıkmıyor, hatta hiç unutamıyorum; neyi mi unutamıyorum? Söyleyeyim; insanımız, o kadar benimsemiş ki akıllı telefonu, yolda giderken, otobüste, trende, tramvayda, dolmuşta, parkta, bahçede, yaya yürürken, araba kullanırken, evde, misafirlikte, camide…kimsenin başı dik değil. Hepsi telefona boyun eğmiş! Kimse; yanındakini, önündekini, sağındakini, solundakini görmüyor! Telefona bakacağım, internette gezineceğim diye ağaca ve araca çarpanları görürsünüz.
Telefonlar yüzünden misafirliklerin, dostlukların, sohbetlerin… tadı kaçtı! Bir zaman televizyonlar aynı durumdaydı, şimdi onların yerini akıllı(!) telefonlar aldı! O kadar aldı ki, yememiz, içmemiz, her şeyimiz telefon oldu! Onunla alışveriş yapmak, sanki hayatın bir parçası(!).
Bir Türlü!
Şimdi komşuluklar mevta oldu, mezarda,
İnsaniyet satılmıyor hiç bir pazarda
Dostluk, sevgi, muhabbeti kitap yazar da,
Gönüllere, kalbe girilmiyor bir türlü!
Hal hatır, mesajlarla soruluyor artık
Ticaret internetle görülüyor artık,
Atalar telefonla aranıyor artık,
Ruhlara, manaya girilmiyor bir türlü!
Asla kimsenin yüzüne bakamıyorlar,
Karşıdan gelene selam çakamıyorlar,
Yürüyemiyor, kaldırım çıkamıyorlar,
Telefonlar kalbe girmiyor bir türlü!
"Dur" denilen sözü hakaret sayıyorlar,
Yalan, iftirayı, mübarek sanıyorlar,
Hakka sırt dönüp, hep şeytanı arıyorlar.
Kul hakkı nedir, bilmiyorlar bir türlü!
Sabah olunca, erken kalkmayı bilmezler,
Akşamleyin dinlenip, yatmayı bilmezler,
Kafaları boş, bilgi satmayı bilmezler.
Bilgisizler, gönle giremiyor bir türlü!
Kitapları iyi okursanız sayfaları arasına sıkışmış; hayata dair sırlar bulursunuz.
Hayatı; şiirlerde, romanlarda, hikayelerde, türkülerde…dahası mı? Dahası; kendi yaşadıklarımız, doğumdan itibaren ölünceye kadar geçirdiğimiz zaman. Ağladıklarımız, güldüklerimiz, sevindiklerimiz, başarılarımız, başarısızlıklarımız, övünmelerimiz, dövünmelerimiz, annemizden, babamızdan, komşumuzdan, akrabamızdan, arkadaş ve dostlarımızdan edindiklerimiz…
Hayat; başkasının aklıyla hareket etmemek, aklı kiraya vermemek, "el alem ne der” değil, "Allah ne der” diyebilmektir.
Hayat, sadece yemekten, içmekten, zevk sefa etmekten ibaret değil.
Hayatı; midesinden, cinsel organından ibaret görenler, hayatın kıymetini bilmeyen, hakka isyan bayrağı çekenlerdir.
Hayat; Allah'ın istediği doğrultuda yaşamaktır, bizzat aklı kullanmak, yaratanın verdiği beyni, hak istikamette değerlendirmektir.
SÖZLERDE KENDİMİZİ ARAMAK
SIRAYA DİZİLEN DEVLET BAŞKANLARI
KENDİMİZİ HESABA ÇEKELİM
OLMAK MI GÖRÜNMEK Mİ?
MİKAİL BAYRAM
AYMANAS ANILARI! (2)
AYMANAS ANILARI! (1)
HUZURUN KAYNAĞI:“TERÖRSÜZ TÜRKİYE”
KARATAY TERMAL TATİL KÖYÜ
NE HAKKINIZ VAR?