SELÇUKYA AKLINI TERLETMEYE DEVAM EDİYOR!
Şehir Diplomasisinde Tarihi Konya Zaferi
KIYAMETE KADAR TÜRKLERE VERİLEN GÖREV “KÂBE MUHAFIZLIĞI”
Cevher mi, Cüruf mu, Köpük müyüz?
BU ONUR KONYA’NIN, BU BAŞARI UĞUR İBRAHİM ALTAY’IN
IBAN hesaplarıyla ilgili yeni düzenleme yolda
TÜRKİYE’NİN ÇELİK ZIRHI: CUMHUR İTTİFAKI...
Mezuniyet Törenleri ve İkiyüzlülüğümüz
TOPRAĞINI KAYBEDEN GELECEĞİNİ KAYBEDER
AŞÛRE GÜNÜ VE KANAYAN YARAMIZ KERBELA
“İYİ Kİ VARSINIZ“
Selçuklu Konferansları ve Ölümsüzleşen Mirası
Necmeddin Kübra Uluslararası Sempozyumu ve Ebu Reyhan Biruni Ürgenç Devlet Üniversitesi
EN İYİ ARKADAŞIM
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
AKŞAM OLMAKTA
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
KONTV’de uzun zaman; “hayat veren prensipler” ismiyle program yaptım. Sanırım birkaç yıl sürdü. Fakat 28 Şubat ile birlikte bu program da kaldırılmak zorunda kaldı. O günlerin sıkıntısını sizlere tekrar anlatıp, canınızı sıkmak, eski günlere geri dönmek istemiyorum.
İnsanın hayatında unutamadığı anıları vardır. “Hayat Veren Prensipler” programı da bu anılardan bir tanesidir. Ondan sonra çeşitli televizyon kanalları ve radyolarda programlarım oldu. Şimdilik böyle bir programım mevcut değil.
Amacım meseleyi şahsileştirmek, benliği öne çıkarmak değildir. Acaba, “karınca kaderince insanımıza yararım dokunur mu?” düşüncesidir. Hz. İbrahim’i, Nemrud ateşe atınca, karınca durumdan haberdar olmuş ve ağzına su alarak ateşi söndürmek için yola revan olmuş. Yolda bir başka karınca sürüsüyle karşılaşmış, sormuşlar;
-“ Nereye böyle alelacele?
Karınca;
-“Nemrud, Hz. İbrahim’i ateşe atmış, ateşi söndürmeye gidiyorum” cevabını vermiş.
Karınca sürüsü;
-“Bu cirminle, bu kalıbınla mı? Diye sormuşlar.
Karınca;
-“Ateşi söndüremezsem de, yolunda da mı ölemem!” diye can alıcı bir cevap vermiştir.
Evet dostlar! Yapılanlar belki yetmez, ama o yolda da ölemez miyiz? Allah bize bu sağlığı, bu tahsili, bu imkânı verdi! Yarın huzuruna vardığımızda;
-“Ey kulum benim için ne yaptın? Diye sorarsa, verecek cevabımız olmasın mı?
Bu kubbede bir hoş sada bırakmak kadar insanı mutlu eden bir şey var mı acaba? “İyilik yap denize at, balık bilmezse Hâlık bilir,” “insanın hayırlısı, insanlara yararlı olandır”… ilkeleri asla bayatlamayan, pörsümeyen, eskimeyen, dim dik ayakta duran ilkelerdir!
Mevlana!yı dinleyelim;
“Tatlı yaşayan, sonunda acı öldü. Ten kaydında olan, canını kurtaramadı.”
“İnsan yüzlü nice şeytanlar vardır; o halde her ele el vermek uygun değildir.”
“Tevekkülden daha güzel bir kazanç yoktur. Esasen Hakk’a teslim olmadan daha hoş ne var?”
“Kardeş, sen ancak düşünceden ibaretsin. Geri kalan varlığın ise, kemik ve deriden başka bir şey değildir.”
“Sabretmek, canının tespihleridir. Sabret, asıl doğru tespih odur.”
“Hem şükret, hem şükredenlere kul ol. Onların huzurunda ölerek ebedi hayat kazan.”
“Mizaç ve tabiatı bozuk olan kişi, kimsenin iyi olmamasını ister.”
“Her seçilmiş erin ayak bastığı toprağı, gözüne sürme gibi çek. O toprak hem yakar, hem aydınlatır.”
SELÇUKYA AKLINI TERLETMEYE DEVAM EDİYOR!
BİLMEK YETMİYOR
DÜNYAYA GELMEKLE İŞ BİTMİYOR
UBUNTU
ULUSLARARASI İSLÂMÎ İSTİŞARE
MÜSLÜMANIN HAYATI HİCRETTİR
HAYATIMIZI NASIL GEÇİRİYORUZ?
HAYAT DEDİĞİMİZ
ACI BAŞLANGIÇ, HAYIRLI SONUÇ!
YAZMAK, DÜNYANIN EN MUTLULUK VEREN İŞİ