Bir Kitap, Bir Dipnot ve Bir Medeniyet Meselesi
Özbekistan Mergilan Şehrinde Muhteşem Bir Merkez: Burhaneddin el-Marğinani İlim, Eğitim ve Turizm Külliyesi/ Kompleksi
AK Parti’nin Rantçı Şımarıkları
BEN İNSANIM
İSLÂMİ NATO’NUN AYAK SESLERİ
Türk Lirasıyla Yapılan Dış Ticarette Rekor Artış
ŞAKA MI, SAYGISIZLIK MI ???
Beşten Dördü Gitti, Biri Kaldı!
Mekke Anlaşması
ÇİN TİYATROSU VE BİZİM FİGÜRAN GAZETECİLER
ATA YURDU AYMANAS
OSMANLIDA BİR RAMAZAN NASIL GEÇERDİ?-2-
TÜRKİYE’NİN AFRO-AVRASYA’NIN BÜTÜN ENERJİ VE TEDARİK KORİDORLARINDA VE HATLARINDA YÜKSELEN GÜÇ ETKİSİNİN STRATEJİK GÜÇ ÇARPANI MİMARİSİ DAHA DA DERİNLEŞİYOR.
GENÇLİĞİMİZİ ve GELECEĞİMİZİ TEHDİT EDEN EN BÜYÜK TEHDİT UYUŞTURUCU BAĞIMLILIĞI BELASI
TOPLUMSAL YOZLAŞMA VE OKUL MEZUNİYET PARTİLERİ
Bu Ne Perhiz ? Bu Ne Lahana Turşusu ?
Konya’da iyi ki belediyeler var! Vatandaş ekmek ve etliekmek zammına tepkili…
AYDOĞDU’DAN DÜNYA BELEDİYELER BİRLİĞİ BAŞKANLIĞINA…
İĞNE ELİMDEYDİ, SÖKÜĞÜ GÖREMEDİM
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
Bazen, bir söz, bazen bir bakış, bazen de beden dili… bize çok şey anlatır! Hayat; hayata yön veren ilkelerle doludur. Yeter ki bizlerde alma kabiliyeti olsun. Eğer bu kabiliyet yoksa, “kellim kellim la yenfa’ “ şeklinde olur.
Edebiyat, edebi sözler, hakîmane ifadeler insanların; başıboş ve hızla tehlikeye giden hayatına fren görevi görür; sözü buraya getirmişken Mevlana’nın hayat iksiri sözlerinden birkaç örnek vermek yararlı olur;
“Söyle bakalım, senin neyin var, ne elde ettin, denizin dibinden ne inciler getirdin?”
“Daha ne vakte kadar gelir ve mahsul arayıp duracaksın? Zaten ömrümüzden ne kaldı ki? Çoğu geçip gitti.”
“Gece geçti, sabah oldu. Sen ne vakte kadar bu altın masalını yeni baştan söyleyip duracaksın?”
“Mezarda bu göze toprak dolar. Mezarı aydınlatacak nurun var mı?”
“Sermaye ve ticaret isteği var ya; ölümü istemek, ondan daha iyidir.”
“Ölüm günü, bu duygun kalmaz. Can nurun var mı ki gönlüne yar olsun?”
“Her şey, neye layıksa o şekle dönüşür. Sürünün çobanı, sürüye layık kişidir.”
“Mahşerde her arazın bir sureti vardır. Her araz, suretinin de bir nöbeti...”
“Ey ulu kişi! Dostları görmeye eli boş gitmek; değirmene buğdaysız gitmeye benzer.”
“Yüce Allah bile mahşer günü halka; “Kıyamet günü için armağanın nerede? Bize
Yapa yalnız, azıksız, adeta sizi yarattığımız gibi geldiniz. Kendinize gelin! Kıyamet günü için ne hediyeniz var, ne getirdiniz? Yoksa tekrar dönüp geleceğinizi ummuyor muydunuz? Size bugünün vadesi batıl mı göründü ki” der.”
“O’na konuk olacağımızı inkâr ediyorsan, bu mutfaktan ancak toprak ve kül alabilirsin.
İnkâr etmiyorsan, niçin böyle elin boş? O sevgilinin kapısına böyle nasıl ayak basacaksın?
Yemeyi, içmeyi biraz azalt da, onunla görüşmek için bir armağan götür.
Geceleri az uyuyanlardan, seher çağlarında istiğfar edenlerden ol.”
“Ölümü, bir Yusuf gören, canını feda eder. Kurt olarak gören ise yolunu sapıtır.”
“Oğul, herkesin ölümü, kendi rengindedir. Düşmana düşmandır, dosta dost.”
“Akıllı kişi, artığa, eksiğe bakmaz. Çünkü ikisi de sel gibi geçer.”
“Ölümün bir parçası olan hastalık sana tatlı geliyorsa, bil ki Allah ölümü de sana tatlılaştırır.”
“Mezara türbe yapmak, üstüne kubbe kurmak, mana sahiplerine makbul değildir. Bir bak da gör; diri iken atlaslara bürünen kişinin aklını o ipekler, o atlaslar hiç fazlalaştırır, onun reyine isabet verir mi?”
“O mezarını, lahdini yapma işi taşla, tahtayla, kilimle, keçeyle olmaz. Kendine gönülde bir mezar kazman, onun benliğinin önünde bu benliği görmen gerektir.”
ATA YURDU AYMANAS
MESELELERE KUR’AN PENCERESİNDEN BAKMAK
“BEN”LİKTEN, “BİZ”LİĞE
DURMADAN YAZIYORUM VE YAZACAĞIM
YER GÖK ALBAYRAKTI!
RABBİM, ÜLKEMİZİ HER TÜRLÜ MUSIBETTEN MUHAFAZA EYLE!
KONYA’MIZIN KIRMIZI GÜLÜ
KENTSEL DÖNÜŞÜM ÇALIŞMALARI
SEN SENİ BİL SEN SENİ
SELÇUKYA KÜLTÜR SANAT DERNEĞİ OLARAK BELEDİYELERDEN İSTEKLERİMİZ