SELÇUKYA AKLINI TERLETMEYE DEVAM EDİYOR!
Şehir Diplomasisinde Tarihi Konya Zaferi
KIYAMETE KADAR TÜRKLERE VERİLEN GÖREV “KÂBE MUHAFIZLIĞI”
Cevher mi, Cüruf mu, Köpük müyüz?
BU ONUR KONYA’NIN, BU BAŞARI UĞUR İBRAHİM ALTAY’IN
IBAN hesaplarıyla ilgili yeni düzenleme yolda
TÜRKİYE’NİN ÇELİK ZIRHI: CUMHUR İTTİFAKI...
Mezuniyet Törenleri ve İkiyüzlülüğümüz
TOPRAĞINI KAYBEDEN GELECEĞİNİ KAYBEDER
AŞÛRE GÜNÜ VE KANAYAN YARAMIZ KERBELA
“İYİ Kİ VARSINIZ“
Selçuklu Konferansları ve Ölümsüzleşen Mirası
Necmeddin Kübra Uluslararası Sempozyumu ve Ebu Reyhan Biruni Ürgenç Devlet Üniversitesi
EN İYİ ARKADAŞIM
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
AKŞAM OLMAKTA
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
Çeşitli zamanlarda reformlar yapılmış, ülkenin ve vatandaşların daha müreffeh yaşamaları sağlanmıştır.
Zamanın şartlarına, ihtiyaca ve halkın isteklerine göre, yenilik yapılması, yasalar çıkartılması kaçınılmazdır. Eski, iş görmeyen, hantal, kambur niteliğindeki yasaların değişmesi zorunludur.
Örnek verecek olursak; eskiden ulaşım; develer, katırlar, eşekler, filler, at arabaları ve bisikletlerle… yapılırdı. Bugün, daha seri, daha çok zamandan kazandıran ve modern araçlar var. uçakla; Konya'dan İstanbul'a 1 saatte gidiliyor.
Eskiden; Kara trenler vardı. Yüksek olduğu için inilip binilmesi çok zordu. Hele engellilerin binmesi mümkün değildi. Hele gideceğiniz yere, mesela İstanbul'a 10 saatten önce varamazdınız. Karanlık ve sağlıksız bir yapıya sahiptiler! Tabii, o zamanın şartları onu gerektiriyordu belki, ama bu gün? Evet bu gün artık onları kullanamazsınız. Bugün YHT (Yüksek Hızlı Tren) devreye girdi. Konforlu, aydınlık, rahat, engellilerin de yararlanabileceği yapıda!
Şehir içi toplu taşımada atlı tramvaylar kullanılırdı eskiden. Hem mesafesi kısa, hem de yavaş giderdi. Atlar yorulunca dinlenmek zorunda kalırlardı. Sonra otobüse dönüldü. Şimdi her yönüyle modern, rahat, konforlu ve uzun mesafelere kadar gidebiliyor ve aynı zamanda da zamandan kazandırıyor!
Kimse; "arkadaş, ben bu yeni araçlara binmem, yenilikten nasiplenmem, eskiden olduğu gibi yine develerle, katırlarla, bisikletle, faytonla, kara trenle, atlı tramvayla… yolculuk ederim” diyor mu? Diyebiliyor mu?
Hayat, ister istemez bazı şeylerin değişmesini zorunlu kılıyor. Değiştirirken; özümüzü kaybetmeden, bizi biz yapan, değerlerimizi ayaklar altına almadan, benliğimizi kaybetmeden yolumuza devam etmek mecburiyetindeyiz.
Yani yeniliklerimizi; yerli olarak, kendimizden olarak, yerli malını tercih etmek gerektir. Dışardan alınan, yabancıdan gelen ve taklit edilen şeyler, bize değer katamaz. Aksine değerlerimizi alt üst eder ve bozar!
Reform çalışmaları her alanda olmalı; Dilimizde, kültürümüzde, Milli Eğitimde, Hukukta, sanayide, ticarette, imalatta…
Özellikle ve öncelikle Milli Eğitim'de yapılacak reform önemli. Zira her şeyin temeli Eğitimden geçer. Milli şuur, Ahlak, karakter, dini anlayış… eğitimle elde edilir. Dünle bugünü anlamak, idrak etmek, Eğitim sayesinde olur. O bakımdan en önemli ve birinci görevimiz; Eğitimi revize etmek olmalıdır. Hamdolsun epey mesafe kat edildi- Okullara Kur'an, Siyer dersleri konması, Halk Eğitimlerinde; Osmanlıca, Arapça, Kur'an Kursları… açılması- ama yeterli değil. Öyle bir Eğitim Sistemi olmalı ki, hiç bir hükümetle değişmemeli, hükümetlerin değil, Devletin Milli Eğitim politikası ikame edilmelidir.
Samimiyet!
Tertemiz bembeyaz tortusuz hayat,
Dostların geçtiği yol samimiyet,
Amasız fakatsız korkusuz hayat,
Yıkmayan dökmeyen yel samimiyet!
Alnı açık gezer dümdüz saflarda,
Hiç hilafı olmaz asla laflarda,
Her zaman her vakit gözü aflarda,
İnsanca uzanan el samimiyet!
Göründüğü gibi gezer dolaşır,
Gönüller fetheder cana ulaşır,
Muhabbetlerle her yana ulaşır,
Sevgiyle sarılan kol samimiyet!
Kafanın içinde art niyet yoktur,
Aslından süzülen berraklık çoktur,
İçilen süt gibi bembeyaz aktır,
Riyaları silen sel samimiyet!
Kalpleri fetheyle Yunus misali,
Ahlakta irfanda Yusuf emsali,
Canlara canlar kat Leyla timsali,
Düpedüz dosdoğru kal samimiyet!
Elinle dilinle kimseyi kırma,
Şefkat kanadı ger bîgane durma,
Günahı setreyle yüzüne vurma,
Elif gibi dimdik ol samimiyet!SELÇUKYA AKLINI TERLETMEYE DEVAM EDİYOR!
BİLMEK YETMİYOR
DÜNYAYA GELMEKLE İŞ BİTMİYOR
UBUNTU
ULUSLARARASI İSLÂMÎ İSTİŞARE
MÜSLÜMANIN HAYATI HİCRETTİR
HAYATIMIZI NASIL GEÇİRİYORUZ?
HAYAT DEDİĞİMİZ
ACI BAŞLANGIÇ, HAYIRLI SONUÇ!
YAZMAK, DÜNYANIN EN MUTLULUK VEREN İŞİ