Bir Kitap, Bir Dipnot ve Bir Medeniyet Meselesi
Özbekistan Mergilan Şehrinde Muhteşem Bir Merkez: Burhaneddin el-Marğinani İlim, Eğitim ve Turizm Külliyesi/ Kompleksi
AK Parti’nin Rantçı Şımarıkları
BEN İNSANIM
İSLÂMİ NATO’NUN AYAK SESLERİ
Türk Lirasıyla Yapılan Dış Ticarette Rekor Artış
ŞAKA MI, SAYGISIZLIK MI ???
Beşten Dördü Gitti, Biri Kaldı!
Mekke Anlaşması
ÇİN TİYATROSU VE BİZİM FİGÜRAN GAZETECİLER
ATA YURDU AYMANAS
OSMANLIDA BİR RAMAZAN NASIL GEÇERDİ?-2-
TÜRKİYE’NİN AFRO-AVRASYA’NIN BÜTÜN ENERJİ VE TEDARİK KORİDORLARINDA VE HATLARINDA YÜKSELEN GÜÇ ETKİSİNİN STRATEJİK GÜÇ ÇARPANI MİMARİSİ DAHA DA DERİNLEŞİYOR.
GENÇLİĞİMİZİ ve GELECEĞİMİZİ TEHDİT EDEN EN BÜYÜK TEHDİT UYUŞTURUCU BAĞIMLILIĞI BELASI
TOPLUMSAL YOZLAŞMA VE OKUL MEZUNİYET PARTİLERİ
Bu Ne Perhiz ? Bu Ne Lahana Turşusu ?
Konya’da iyi ki belediyeler var! Vatandaş ekmek ve etliekmek zammına tepkili…
AYDOĞDU’DAN DÜNYA BELEDİYELER BİRLİĞİ BAŞKANLIĞINA…
İĞNE ELİMDEYDİ, SÖKÜĞÜ GÖREMEDİM
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
On ilimizi vuran, binlerce insanımızın vefatına sebep olan, bir o kadar da yaralılarımızın olduğu şimdiye kadar görülmemiş depremin üstünden sekiz gün geçti. Pazar günü itibariyle hala sağ olarak çıkanları görüyor ve sevinç gözyaşları döküyoruz. Herkesin istisnasız; "Mucize” dediği olaylar tecelli ediyor.
Normal zamanda susuz ve aç duramayan insanlar bu kadar zaman nasıl aç ve susuz durabildi? Hele küçük çocukların böyle bir afette susuz durabilmesine cevap verebilmemiz mümkün değil. Burası sözün bittiği, ilahi takdirin konuştuğu yer. Bu zaman dilimi, bu sıkıntının, ıstırabın dip yaptığı vakitler; "Hikmetinden sual olunmaz” dediğimiz, demek zorunda kaldığımız zamanlar.
5 yaşlarında bir çocuk enkazdan uykusundan uyandırılıyor. Sanki evlerine adamlar gelmiş gibi korkuyor. Ne oluyor, neler oluyor diye etrafa bakıyor. Bunun adı Allah'ın iradesi, kudreti, gücü değil de nedir? Bunu Sünnetullah dışında izah edebilir misiniz? Bu yavruya depremi hissettirmeyen kim? Bu kadar zaman enkaz altında nasıl kaldılar?
Bu karda kışda bir kız çocuğu: "Burası çok sıcak, bana su verin!" diyor. Evet, bu çocuğu soğuktan koruyan kim? Yavrum, seni soğuktan koruyan kim? Evet, biliyoruz ve inanıp iman ediyoruz ki yediren de içiren de, koruyan da O'dur. Yaratan da yaşatan da, öldüren de tekrar diriltecek olan da O'dur...
Enkazdan saatler, hatta günler sonra sekiz yaşında bir çocuk canlı olarak çıkartılıyor. Kurtarma ekibiyle aralarında geçen konuşma bütün yorgunlukları ve üzüntüyü o anda unutturuyor. Kurtarma ekbine:
"Bana bir damacana su verin” deyince ekip;
"o kadar çok suyu içebilecek misin?” deyince;
"Çok susadım içerim” karşılığını veriyor.
Kur'an'ın ayetleri tecelli ediyor. Zaten ayet: delil, belge, senet, işaret… demektir. Kur'an'ın, kıyamete kadar ebedi kalacağının açık belirtisi değil mi bu? Hatta Kur'an'daki kıssaların günümüzde cari olduğunu görüyoruz. Bu depremde günlerce enkaz altında, aç ve susuz kalanların durumu bendenizde "Ashab-ı Kehf'deki yedi uyurları hatırlattı. Düşünebiliyor musunuz, üç yüz sene uyuyorlar. Vücutları çürümesin diye Rabbim sağdan sola, soldan sağa çeviriyor. Üç yüz sene sonra uyanınca birbirlerine;
"ne kadar uyuduk?” diye sorunca içlerinden birisi;
Depremin ilahi bir ikaz olduğunu, dünyadayken her yaptığımız işin doğru dürüst yapılması gerektiğini fark etmezsek daha çok badirelerden geçeriz. Bu depremin tehlikesi geçtikten sonra eğer yine eski tas eski hamam kabilinden davranış içinde olur, yine hileli inşaat yapar, harcından, kumundan, çimentosundan çalar, bina yapılmayacak yere bina kurar, paraya tamah edip verilmemesi gereken inşaat ve bina ruhsatı verirsek, oy gelsin de ne olursa olsun yeter ki benim partim kazansın hamakatıyla hareket edersek, depremlerden ve felaketlerden siyasi rant devşirmeye kalkarsak… felaketlerin ardı arkası kesilmez. Belki bu dünyadan yakamızı kurtarabiliriz ya öbür dünyada nasıl kurtulacağız? Bu dünyada binlerce, on binlerce insanımızın kanına girmiş, kul hakkı ihlal etmiş isek onlarla nasıl helalleşeceğiz?
Pişman Olmadan
Elbet yaptığını, bir gün bulursun,
Can veren nefes ol, pişman olmadan,
Hesabın görülür, zorda kalırsın,
Yön veren nefes ol, pişman olmadan!
Kimseye etme hiç, ıstırap zulüm,
Takiptesin her an, gelecek ölüm,
Neden düşünmezsin; "nice bu halim?"
Ün veren bir ses ol, pişman olmadan!
Sünnetullah böyle, her gelen gider,
Kimler ne ederse, kendine eder,
Zerre kadar olsa, gün gelir tadar,
Hak sevgisini bul, pişman olmadan!
"Bu gün Allah için ne yaptım" diye,
"Hangi yanlış yollara saptım" diye,
Tefekkür ettin mi neden ve niye?
Kamil canlarla ol, pişman olmadan!
Kıyamet Sahnesi!
Viraneye çevrilir diyarların o anda,
Tepene göçüverir duvarların o anda,
Yıkıntıda kalırsın ummadığın zamanda,
Hayatları karartan bir kıyamet sahnesi!
Gaflete dalma asla ölüm aniden gelir,
Ömürler bittiğinde tüm işler yarım kalır,
Azrail şerbet sunar taputlar dostun olur,
Sevenleri ağlatır her kıyamet sahnesi!
Akşam zengin yatanlar sabaha fakir düşer,
Malı mülkü kaybeder sefil ve hakir düşer,
Allahsız olanların içine zehir düşer,
Ne müthiş bir sarsılış gör kıyamet sahnesi!
Haykırarak geliyor tüm afetlerin sesi,
Yaşayanı buluyor Azrail'in busesi,
Herkeste ortak arzu; "medet Allah hu” sesi,
Hak kitabın özünde var kıyamet sahnesi!
Aklını kullananlar bu güne hazır olur,
İlgisiz kalanlara mezarlık pazar olur,
Saadeti kaybeden insanlar bîzar olur,
İmtihanı verilen yer kıyamet sahnesi!ATA YURDU AYMANAS
MESELELERE KUR’AN PENCERESİNDEN BAKMAK
“BEN”LİKTEN, “BİZ”LİĞE
DURMADAN YAZIYORUM VE YAZACAĞIM
YER GÖK ALBAYRAKTI!
RABBİM, ÜLKEMİZİ HER TÜRLÜ MUSIBETTEN MUHAFAZA EYLE!
KONYA’MIZIN KIRMIZI GÜLÜ
KENTSEL DÖNÜŞÜM ÇALIŞMALARI
SEN SENİ BİL SEN SENİ
SELÇUKYA KÜLTÜR SANAT DERNEĞİ OLARAK BELEDİYELERDEN İSTEKLERİMİZ