Hükümeti Yıpratma Oyunları

        Allah’tan korkan, İnançlı, Müslüman, ülkeye hizmeti ibadet kabul eden, bütün kadrolarıyla elele tutuşan, yapıcı, terörden arındırılmış, tam bağımsız, IMF’ye göbekten bağlı olmayan, İsrail’e boyun eğmeyen, gerektiği zaman ABD, AB ve “süper” adıyla anılan emperyalist ülkelere kafa tutan, Türkiye sevdalısı, ülke menfaatini her şeyin üstünde gören, kardeşlik rüzgârlarının estiği, eli silah tutan değil kalem tutan nesil, terörist gençlik değil dindar gençlik yetiştirmeyi ideali kabul eden… bir anlayışı istemeyen gruplar ve teşkilatlar var ülkede ve dünyada!
Gazetelerde manşet, televizyonlarda flaş haber!... çocuklar çıkartılıyor ekrana, görüşleri soruluyor, “dershaneler kapatılsın mı?” çocuğun cevabı; “hayır, kapatılmasını istemiyorum. Ben dershanesiz yapamam!...” televizyonda bir başka hebar, “dershanelerin kapatılmasını isteyen medya!...”  “bunlar, cenneti de kapatırlar!”…
Eğitimin iyi işlemediği açık! Tamam da, iyileştirmek için çaba gösretenlere veya “eğitimin bu bozuk düzenine bir çare bulalım” diye yetkililere kaç kişi gitti? “dershanelerimiz kapatılıyor” diyenlerden kaç tanesi, hükümete dosya sundu? Başbakana çıkıp, “sayın başbakanım! Eğitimi tam anlamıyla millileştirmek, daha sistemli hale getirmek için beraber çalışalım. Biz sie teklif getirelim, proje hazırlayalım. Yeter ki eğitim iyileşsin…” diyen oldu mu? Dedilerse başbakan mı kabul etmedi? Böyle bir teklifi kabul etmediğini neden kamuoyuyla paylaşmadınız? Dershane konusunu paylaştığınız, milletin kafasını karıştırdığınız gibi?
Yapmayın, etmeyin, eğer bu hükümetin gücü giderse, önce siz sıkıntı çekersiniz! Bakın, AK PARTİ hükümetlerinin işbaşına geldiği günden beri; özgür bir ortam mevcut. Herkes inancını rahatça yerine getiriyor! Darbe konusu gündemden düştü! Darbecilerden en çok siz zarar gördünüz! Mesleğinden olan sizsiniz! Fethullah Gülen’i yurt dışına, gurbet ellere gönderen bu, darbeci anlayıştı!
Hükümetin dershaneleri kapattığı falan yok. Onların dediği; “ya özel okul, ya açık lise olun” sözü! Bunu dallandırıp, buadaklandırmanın anlamı var mı? neden öküzün altında buzağı arama gayreti içindesiniz?
Hükümetin amacı; üzüm yemek, bağcıyı dövmek değil. Onlara hepimiz bu zor günde destek vermek zorundayız. Kaldı ki; ehli kıble olanlara karşı daha önce Fethullah Gülen’in belirttiği gibi; “size mızraklarla da gelseler, sakın iğne bile batırmayın!”
Sakın oyuna gelmeyin! Sizi kullanıp, Müslümanı müslümana kırdırmak isteyen kesimler var! her zaman olduğu gibi yine kaos ortamı oluşturmak, bu işten oy avcılığı yapmak isteyen karanlık emelliler mevcut! İstişare ile, müşterek akılları çalıştırarak, fikir teatisi halinde hakkından gelinemeyecek iş yoktur. Sakın düşmanı güldürmeyin! Gezi park eylemlerinde olduğu gibi, hükümeti yığratma oyunları oynanıyor!
Ateş Bacayı Sardı!
Yalan söylediler, talan yaptılar,
Milleti fişlediler fena çarptılar,
“Sakın yapma” deyip parsa kaptılar,
Şimdi ateş bacayı sardı!

Mitingler yaptılar, ıslık çaldılar,
Bayrak salladılar alkış tuttular,
Kafalarda soru kaldılar,
Şimdi ateş bacayı sardı!

Devletin içinde devleti soydular,
Halkın düşüncesine ipotek koydular,
Muhaliflerini acımadan vurdular,
Şimdi ateş bacayı sardı!

Ülkenin altını üstüne getirdiler,
Teşkilat kurdular paraları götürdüler,
El attıkları her yeri batırdılar,
Şimdi ateş bacayı sardı!

Yediler, içtiler, gezip tozdular,
Vatanın güzelliğini bozdular,
“Dur” diyen çıkmadı iyice azdılar,
Şimdi ateş bacayı sardı!



Terörle yaşayıp, törerle güldüler,
İstedikleri mekana doldular,
Haraç kestiler harami oldular,
Şimdi ateş bacayı sardı!

Yapılanlar çıkmaz mı sandınız,
Gerçeği yalanladınız, yalana kandınız,
Allah’ı bırakıp, “İzm”lerle yandınız,
Şimdi ateş bacayı sardı. (KAZIM ÖZTÜRK)  


Yazarın Diğer Yazıları