İdam Geri Getirilmeli

Kimin ne yaptığı, nasıl yaptığı beni hiç ilgilendirmiyor. Avrupa’da idam yokmuş, Türkiye’den idamsın kaldırılmasını istiyormuş, ABD ne dermiş, AB’ye ayıp olurmuş, idam çağdışılıkmış!.. birçok zırva çıkıyor karşımıza! Bendeniz Türkiye’mdeki insanlarımın, huzur, güven, sevgi, saygı ortamı içinde hayat sürmesini isterim.
Türkiye’mde, terör olmasın, uyuşturucuya geçit verilmesin, hukukun üstünlüğü zirvede olsun, “kadına şiddet” denilen rezilliklere son verilsin. Daha önemlisi; hiçbir insana ve canlıya, “yaratılanı hoş gördük yaratandan ötürü” anlayışıyla insanca yaklaşım sergilensin.
Bugün şiddetle ihtiyaç duyulan idam, artık geri gelmelidir. Benim inancımda, kültürümde, örfümde, geleneklerimde; “toplumun manfaati için fertlerin feda edilmesi” anlayışı vardır. Bir güzel bahçede yetişen ayrık otlarını ayıklamalı ki, bahçenin güzelliği bozulmasın.
Sayın Başbakanımız, hunharca öldürülen kızımızın ailesine başsağlığı mesajı ietti. “kadınlara uzanan elleri kırarız” diyerek çok sert konuştu. Bundan şunu çıkarttım; “her türlü yasal düzenlemeyi yapar, idamı da geri getirebiliriz.” Başbakan’ın annesi şöyle dermiş; “erkeğin kötüsü kadına el uzatır kadının kötüsü çocuğa el uzatır.”
Şimdi vakti gelmiş bulunuyor. Eğer şu anda idam cezası getirilmezse, daha çok canlar yanacak! Memleketin selameti, huzurlu bir hayat sürmemiz, Türkiye’mizin terörsüz bir ortam yakalamasının yolu, idamdan geçer.
Fakat şu da bir gerçek ki, idam getirilmek istenince bazıları; “bu zamanda, bu çağda idam mı olur? Bu kafayla biz Avrupa’yı yakalayamayız. Laik sistemde idam olmaz…”
Zinanın suç sayılması ile ilgili süreci bir hatırlayalım;     
TBMM, 2004 yılında iktidar ve ana muhalefetin uzlaştığı metin üzerinde Türk Ceza Kanunu reformunu görüşürken, AK Parti 'zina'nın tekrar suç sayılması için girişimde bulundu. Baykal 2004'teki AKP'nin bu girişimini 'ihanet' sayacağını açıkladı. Avrupa Birliği de, zinanın tekrar suç sayılmasının tam üyelik müzakerelerine geçişi etkileyebileceğini duyurdu.
AK Parti, uzlaşma sağlanamayınca 'zina'nın suç sayılması girişimden de vazgeçti ve yeni TCK 26 Eylül 2004'te yasalaştı, 12 Ekim 2004 tarihli Resmi Gazete de yayımlandı.
AK Parti İktidara gelmesinin ardından hükümet yetkilileri zinanın tekrar suç sayılması için girişimlerde bulundu fakat, CHP'nin farklı şartlar sunmasından dolayı önerge meclise gelememişti.
Zinanın suç sayılamayacağı kararının verildiği tarihlerde ise 55. hükümet iktidarda bulunuyordu. Mesut Yılmaz'ın başbakanlığındaki 55. Hükümetin Aileden Sorumlu Devlet Bakanı ise Işılay Saygın idi.
Fakat şu gerçeği asla unutmayalım, AK PARTİ, 7 Haziran seçimlerinde 400 milletvekili çıkarmak, Anayasayı rahatlıkla yeniden yapmak, başkanlık sistemine kavuşmak istiyorsa mutlaka idam cezasını getirmesi şarttır. Lafı eğip bükmenin, sağa sola çekmenin anlamı yok.
Sayın Cumhurbaşkanımızın; “one minute”, “dünya beşten büyük”, “ABD başkanı nerede?”... gibi çıkışları bizlerin hissine tercüman oluyor! Hatta bütün dünyada olumlu yankı uyandırıyor! Öyleyse, bu olumlu rüzgarı arkasına almışken, zaman olgunlaşmışken ne olur idam cezasını geri getirin.


Yazarın Diğer Yazıları