İki Cenaze, İki Yaklaşım

Hürriyet Gazetesi yazarı Ahmet Hakan'ın köşesinde bugün yazı yerine sadece bir resim yer aldı..
Ahmet Hakan, Hürriyet gazetesindeki köşesine Berkin Elvan'ın resmini koydu ve 'Cenazemiz vardı, yazı yazamadım' notunu düştü. Yazarın takipçileri sosyal medyada bu duruma tepki göstererek "Reklam yapma, işine bak" şeklinde görüş belirtti.
Behey Ahmet Hakan, seni önceleri çok beğenir, yorumlarını severek okur ve izlerdim. Ama kendini bir yerlerde buldun! Ne oldu, nasıl oldu, kendini bu kadar nasıl kaybettin? Bunca masum ölürken, bu jesti yaptın mı? Mesela Mavi Marmara gemisine İsrail'in yaptığı saldırı sonucu şehit olan 9 masumun şehadeti sebebiyle köşende böyle bir duygusal durumu yansıttın mı? Myanmar'da, Doğu Türkistan'da, Suriye'de, Mısır'da.... ölenlere karşı, darbecilere ne gibi tepki koydun? Taksim Gezi Parkı'nda, 17 Aralık darbe girişiminde paralel yapıya ne gibi karşı duruş sergiledin?.....
Evet, ölenlere üzülmemek mümkün değil! Fakat ikiyüzlü davranmak, sadece belli kesime yaranmak için kalem oynatmak, yorum yapmak ne kadar ahlakî? Ne kadar insanî? Gerçeklere gözü, gönlü, beyni kapatmak ne derece doğru?   
Berkin Elvan'ın cenaze töreninin ardından Okmeydanı'nda karşıt gruplar arasında çatışmalar yaşanmış, bu çatışmaların sonucunda 22 yaşındaki Burak Can Karamanoğlu hayatını kaybetmişti.

Burak Can'ın cenazesi memleketi Giresun'a uğurlanırken, cenaze etrafında toplanan ve bozkurt işareti yapan bir grup sloganlar attı. Bu sırada Burak Can Karamanoğlu'nun hayatını kaybettiği saldırıyı terör örgütü DHKP-C üstlendi.

Niçin susuyor bazıları? Neden mesaj yayınlamıyor? İlla ölen; Hıristiyan, Yahudi, Şaman veya Ateist mi olacak? Bu ölen masumun suçu neydi? Müslüman çocuğu olmak mı? Beyler, bayanlar; insan olan herkes, aynı duyguyu paylaşır! Kim, nerede, nasıl ölürse ölsün... bizim yüreğimizi dağlamıyor, içimizi acıtmıyorsa, insanlığımızı gözden geçirmeliyiz!
Bazılarını görmemek, bazılarına methiyeler düzmek, “benim cenahta” diyerek, ayırım yapmak, “benim görüşümdeyse ne âlâ, değilse gebersin…” mantığıyla yaklaşmak… gerçekten nereye gidiyoruz? Bu yaptıklarımızı hiç muhasebeye tabi tutmayacak mıyız? Hani bir söz var, “et kokarsa tuzlanır, ya tuz kokarsa!...” evet tuzu kokutmadan, aklımızı başımıza almak zorundayız.  Yazımı bir şiirle noktalamak istiyorum;   
Millet Hesap Soracak!
Âlim görünümlü zalimlerden,
Kazancını silah yapan hainlerden,
Gözü dönmüş hinlerden,
Millet hesap soracak!
Dostları arkadan bıçaklayandan,
Müslüman’ı bırakıp, gavuru kucaklayandan,
Ülkeye zarar verip, vergi kaçıranlardan,
Millet hesap soracak!
Yediği ekmeğe nankörlük edenden,
Siyonistlerin ardından gidenden,
Yıllarca Müslüman’a kin güdenden,
Millet hesap soracak!
Oyuna getiren liderlerden,
Kazançlardan, giderlerden,
Kara çalıp, iftira edenlerden,
Millet hesap soracak!
Meydanlarda kükreyenden,
Doğrulukla gitmeyenden,
Yalanlardan ürkmeyenden,
Millet hesap soracak! 


Yazarın Diğer Yazıları