YILDIRIM HAN BRE DOĞAN YETİŞTİK SABREDİN
OSMANLI’YI KONYA KURDU
İki Yüzlü Muhafazakârlar ve Bir Adam Yaratmak
AFYONKARAHİSAR KİTAP GÜNLERİ
İnsanlığın Yükü: Hafızanın, Emanetin ve İadenin Sergisi
BİR GÜNE SIĞAR MI?
Ev gençleri sorunu ekonomik beka meselesidir
SU VE GELECEK
Çiğne/Hazmet/Düşün/Kendini Yeniden Tasarla!
Konyaspor’da artık bütün yollar finale çıkıyor…
Özbekistan’da “9 Mayıs Xotira va qadrlash kuni’’ Anma ve Saygı Günü, Hatıra ve Kıymet Verme Günü
Türkiye-Suriye Kalkınma Hattı
Yolun Sonu Kupa Olsun
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
5G NE KADAR GÜVENLİ?
AKŞAM OLMAKTA
Berkan Kutlu, Konya mutlu
Ateşkes mi, Sadece Bir Ara Mola mı? İran–ABD Geriliminin Gerçek Anlamı
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
İnsana İyi Gelen Melodiler
5816 KALDIRILMALI MI?
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
Yapraklı, günlük takvimlerde; "İmsak” yazıyordu. Çocukluğumda annem ve babam, Ramazan ayı geldiği zaman sahur vaktinde; " imsak kesilmeden yemeğimizi yiyelim, biraz sonra kesilecek, on dakika kaldı, beş dakika kaldı, işte şimdi kesildi…” derlerdi.
Bendeniz, imsakın ne anlama geldiği, nasıl kesildiği, ne ile kesildiği, niçin kesildiği, kimin kestiğini bilmiyor ve dolayısıyla merak ediyordum. Hatta sık sık;
-"Baba, imsak nasıl kesilir? Kim kesiyor? İmsakı kesen bıçak keskin mi? Kama gibi, kılıç gibi bir şey mi?” diye sorardım. O da anlatmaya çalışırdı ama ben anlamazdım, anlayamazdım. Zira anlayacak yaşta değildim.
Bu merakım okula gidinceye kadar sürdü. İmam Hatip okulunda, artık imsakın ne olduğunu, imsak kesilmesinin ne anlama geldiğini enine boyuna öğrendim. Öğretmenlerimiz, vaizlerimiz derslerde bunu enine boyuna anlatıyorlardı.
İmsak; tutmak anlamındadır. Ramazana has söylenen bir ifade. Oruç tutma vaktinin geldiği, artık, orucu bozucu harekete girilmemesi gerektiği belirtilir. İmsak tutmaksa, bunun yalnızca oruç, orucu bozan şeylerden ibaret olmaması, genel anlamda kendimizi tutmak, her türlü çirkinlikten, hayasızlıktan, insanlık dışı hareketlerden, Kur'an'a ve İslam'a uymayan tavırlardan sakınmak olduğunu anlamalıyız.
İmsak; tutmaksa eğer, bunu sadece Ramazana değil, hayatımıza has kılmalıyız. Hep; "Ramazanın başı rahmet, ortası mağfiret, sonu Cehennemden uzaklaşma” diye söylenir ya, bunda imsak şuurunun büyük payı var. İmam Gazali, orucu üç bölüme ayırır; "avamın orucu, havassın orucu, havassul havasın orucu” der. Avamın orucu; imsak vaktinden, iftar vaktine kadar hiçbir şey yemeden içmeden durmak. Havassın orucu; imsaktan, iftara kadar yemeyip, içmeyip aç kaldığı gibi ibadete de önem verenlerin orucu. Havassü'l havasın orucu ise; eline, diline, gözüne, kulağına, ayağına, kalbine…hülasa bütün organlarına oruç tutturmak, yani bedenen imsak!
Rabbimizin bütün emirleri bizi terbiyeye, eğitmeye, hayatın cennet olması için zemin hazırlamaya yöneliktir. Kur'an, insanı inşa eder. Tepeden tırnağa kadar "adam” eder.
İmsak kavramı içinde hicret vardır, fetih vardır. İmsaka, tutmak dedik. Kötülüklere karşı kendimizi tutmak. Hicret de; kötülüklerden, iyiliklere yönelmek, günahtan sevaba göç etmektir. İmsak+ Hicret+ Fetih= adam.
Bir densizin size küfrettiğini düşünün. Ne yaparsınız, hemen celallenir, siz de küfür mü edersiniz? Veya ağzını burnunu dağıtmaya mı yönelirsiniz? Yoksa; "ya sabır, git oğlum, belanı arama, şeytanından bul” mu dersiniz? Evdesiniz, çocuklar yaramazlık yapıyor, birbiriyle dövüşüyor, hanımın bazı istekleri var… hemen; "gidin başımdan zaten yorgun elmişim, işyerinde kafamı bozmuşlar, işler kesat gidiyor, bir de ortalık ramazan…sizinle mi uğraşacağım?” diyerek ağzınıza geleni mi söylersiniz? Yoksa; "çaresine bakarız, sabah olsun hele veya hafta sonu düşünelim” diyerek kırmadan, dökmeden, öfkelenip, etrafın kalbini incitmeden işi çözer misiniz?
Sevgili peygamberimiz; "Yiğit, rakibini minderde yenen değil, öfkelendiği zaman öfkesine hakim olandır”, "kendine yapılmasını istemediğin bir şeyi başkasına yapma” buyurur.
Ramazan
Kızgın çölde yalınayak yürüyorum,
Serap mı, göl mü, hayaller görüyorum,
Ateşte yandım, eridim, kül oldum,
Oruçla kendime geldim, kul oldum.
Dudaklarım kurudu, susuzluktan,
Oruç, tut sen beni, duygusuzluktan,
Bana kuvvet ver, tüm uykusuzluktan.
Ramazan; yasakları imsaktır,
Göze, kulağa, haram yasaktır.
Ramazan; cennete açılan kapı,
Nefsini tanımak, dinamik yapı!
Oruç
Oruç, sadece açlık değil,
Özüne ve ruhuna eğil.
Kapılar kapandı, İblis giremez,
Orucun ruhuna, ruhsuz eremez.
Reyyan kapısı, oruçlu için,
İstemez misin, neden niçin?
OSMANLI’YI KONYA KURDU
DOSTLARIN KALEMİNDEN (2)
DOSTLARIN KALEMİNDEN
SELÇUKYA, YENİ BİR PROJEYE DAHA İMZA ATTI
TÜRKLERDE EĞİTİM, EDEBİYAT VE ŞİİR
BAŞKASINI ELEŞTİRMEDEN ÖNCE KENDİMİZİ ELEŞTİRİYE TABİ TUTALIM
TEMİZ TOPLUM KUR’ANCA TEFEKKÜRLE MÜMKÜNDÜR
OKULLARDA ŞİİR SEVGİSİ
KUR’AN’A UYSAYDIK, BU BADİRELER GİRMEZDİK!
NEDEN BU HALE GELDİK?