YILDIRIM HAN BRE DOĞAN YETİŞTİK SABREDİN
OSMANLI’YI KONYA KURDU
İki Yüzlü Muhafazakârlar ve Bir Adam Yaratmak
AFYONKARAHİSAR KİTAP GÜNLERİ
İnsanlığın Yükü: Hafızanın, Emanetin ve İadenin Sergisi
BİR GÜNE SIĞAR MI?
Ev gençleri sorunu ekonomik beka meselesidir
SU VE GELECEK
Çiğne/Hazmet/Düşün/Kendini Yeniden Tasarla!
Konyaspor’da artık bütün yollar finale çıkıyor…
Özbekistan’da “9 Mayıs Xotira va qadrlash kuni’’ Anma ve Saygı Günü, Hatıra ve Kıymet Verme Günü
Türkiye-Suriye Kalkınma Hattı
Yolun Sonu Kupa Olsun
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
5G NE KADAR GÜVENLİ?
AKŞAM OLMAKTA
Berkan Kutlu, Konya mutlu
Ateşkes mi, Sadece Bir Ara Mola mı? İran–ABD Geriliminin Gerçek Anlamı
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
İnsana İyi Gelen Melodiler
5816 KALDIRILMALI MI?
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
“insanlık,” insan olmak”, “adam olmak ve adam kalmak”, “sevgide zirveye oturmak”, “ya olduğu gibi görünmek ya da göründüğü gibi olmak”, “kendine yapılmasını istemediğin bir şeyi başkasına yapmamak”, “niçin yapmadığınızı söylüyorsunuz?”, “emir olunduğun gibi dosdoğru ol”…
Bunlar, güzelliklere yol açan iksir niteliğindeki söz ve uygulamalardır! Her birimiz bu tür sözleri hep söyleriz. Arkadaş sohbetlerinde eş dost muhabbetlerinde… durmadan dile getiririz. İyi de söylemek mi önemli, yapmak mı? Konuşmak, ahkam kesmek mi daha etkili? Yoksa uygulamak, icraat mı?
Atalarımız, “lafla peynir gemisi yürümez” derler. Bazen çok konuşmak yerine, küçük bir davranış çok etkili olur ve iz bırakır. Onun için, “örnekler göze hitap eder”, “üzüm üzüme baka baka kararır” denir. Dilin anlatamadığını çoğu zaman beden ve tavırlarımız anlatır. “beden dili” budur.
Her insan; iyiye koşar, kötüden kaçar. Sevgiden haz alır, kaba, çirkin, kötü, hoşa gitmeyen söz ve tavırlardan nefret eder. Bu özellik her insanda vardır. Daha genişletirsek, her canlıda vardır bu duygular. Bir hayvana, sevgiyle, merhametle yaklaşırsak, o da bize aynı şekilde karşılık verir.
Yaratıkların en şereflisi, en değerlisi insandır. Allah, en kutsal görevi yani peygamberliği insanlara vermiştir. İnsan, yalnız, tek başına yapamaz. Sosyal olmak, başkalarıyla el ele gönül gönüle hareket etmek, ihtiyaçlarını birlikte gidermek zorundadır. Bu açıdan baktığımız zaman, dağ başında, tek başına kalan bir insana, “ahlaklı, ahlaksız, iyi veya kötü” diyemeyiz. Zira onunla irtibata geçmedik. Bunun için dağ başındaki velilikten, şehirdeki velilik daha önemlidir.
Mevlana şöyle seslenir;
“ Beri gel, daha beri, daha beri
Bu yol vuruculuk nereye dek böyle?
Bu hır-gür, bu kavga nereye dek?
Sen bensin işte, ben senim işte
Ne diye bu direnme böyle?
Ne diye aydınlıktan kaçar aydınlık, ne diye?
Topumuz bir tek olgun kişiyiz, bir tek
Ne diye böyle şaşı olmuşuz, ne diye?
Zengin yoksulu hor görür, ne diye?
Sağ soluna yan bakar, ne diye?
İkisi de senin elin, ikisi de
Peki kutlu ne, kutsuz ne?
.....
Dünyada nice diller var, nice diller
Ama hepsinde de anlam bir
Sen kapları, testileri hele bir kır
Sular nasıl bir yol tutar gider
Hele birliğe ulaş, kavgayı, hır-gürü bırak
Can nasıl koşar, bunu canlara iletir.”
OSMANLI’YI KONYA KURDU
DOSTLARIN KALEMİNDEN (2)
DOSTLARIN KALEMİNDEN
SELÇUKYA, YENİ BİR PROJEYE DAHA İMZA ATTI
TÜRKLERDE EĞİTİM, EDEBİYAT VE ŞİİR
BAŞKASINI ELEŞTİRMEDEN ÖNCE KENDİMİZİ ELEŞTİRİYE TABİ TUTALIM
TEMİZ TOPLUM KUR’ANCA TEFEKKÜRLE MÜMKÜNDÜR
OKULLARDA ŞİİR SEVGİSİ
KUR’AN’A UYSAYDIK, BU BADİRELER GİRMEZDİK!
NEDEN BU HALE GELDİK?