İNSANLIĞA SÖZÜMÜZ VAR

TYB Konya Şubesi, 2021 yılında icra ettiği konferans, panel ve sempozyumları; "İNSANLIĞA SÖZÜMÜZ VAR” ana başlığıyla kitap haline getirdi:

 

"İnsanlığa Sözümüz Var-2021'' adlı kitap tek cilt halinde, büyük boy ve 1016 sahifeden oluşuyor.

Kitabın Takdim bölümünde editör Saffet Yurtsever;

"Geleneksel olarak çeyrek asırdır, her yılın başında planlanıp bir takvime bağlanan etkinliklerimizin bir kısmı yüz yüze, salgın tedbirleri devreye girince de internet üzerinden sosyal ağlarda olmak üzere 40'ın üzerinde program gerçekleştirerek insanlığa sözümüzü yerine getirdik. Bu etkinlikleri kalıcı kılmak düşüncesiyle de programların görüntü ve ses kayıtlarını titiz bir çalışmayla çözümleyerek derli toplu halde kültür-sanat tarihine bir kitap halinde kayıt düştük…” ifadesini kullanıyor.

Kitabın Önsözünde ise Türkiye Yazarlar Birliği Konya Şubesi Başkanı Ahmet Köseoğlu;

"Toplumun bilinçli ya da bilinçsizce yapılan çalışmalarla yüzeyselleştirilmeye, hafızasızlaştırılmaya zorlandığı çağımızda dünü olan bir şehrin yine dünü olan bir ülkenin evlatları olarak kaygısız kalmamamız gerekiyordu. Kadim medeniyetlerin beşiği durumundaki Konya'nın ve dahi ülkemizin zengin potansiyelini işlemek, gün yüzüne çıkarmak, geleceğe taşımak kaygılı münevverlerden oluşan Türkiye Yazarlar Birliği'nin ve oluşturmaya çalıştığı sözün gücü platformunun en önemli görevlerinden biridir…” diyerek çok anlamlı ve çarpıcı cümleler kuruyor.

 

tek tek yazarak siz değerli okurlarımı meşgul etmeden bazı çarpıcı konulara değinmenin daha yararlı olacağı düşüncesindeyim. Zira ister 2020 yılı etkinliklerinin yer aldığı ve; "ŞEHRE SÖZÜMÜZ VAR” ana başlığıyla çıkan kitap, isterse 2021 yılındaki bu kitap, ansiklopedi tarzında hazırlanmıştır. Dolayısıyla içindeki her konu ayrı bir yazıya sığacak kadar değerlidir. Bu ansiklopedik bu eser, her yazarın, her kültür insanının, "benim de sözüm var” diyen ve aklını terleten, fikir üreten ve düşünce geliştiren her irfan sahibinin sahip olması gereken bir kaynaktır.

Mesela bugünkü yazımda "Hz. Mevlana ve Yunus Emre'den Dünyalıklara Nasihatlar” konusunu ele almak istiyorum.

Konuyu, işin ehli olan kıymetli akademisyen Doç. Dr. Nuri Şimşekler'in söylediklerini sizinle paylaşacağım;

"Dünyalıklara Nasihat”; tabii ki hepimiz dünyalığız, hepimiz bu dünyanın rızkı için çalışıyoruz, gayret sarf ediyoruz. Ama dünya tapıcısı olmadan Hz. Mevlana Yunus Emre'nin dediği gibi. Geçimini ya da çalışmayı sadece yaşamın bir gerekçesi olarak, asıl gaye olarak değil. Asıl amaç, Mevlana'nın dediği gibi ilahi aşktır. Dünyalık rızık temini için çalışmak bunun bir aracıdır. Çalışmak araçtır, amaç ilahi aşktır.

Hz. Mevlana ile Yunus Emre'nin aralarında 20 -30 yıl kadar yaş farkı var. Onun için her ikisinin birlikte karılaşmış olup olmadıkları ya da Yunus Emre'nin Hz. Mevlana'nın meclislerine, sohbetlerine katılıp katılmadığı konusunda elimizde net bulgular yok.

Yunus Emre, Hz. Mevlana'nın Mesnevisini görmüş, Divan-ı Kebir'deki gazellerini görmüş, demiş ki;

"Niye bu kadar yazdı ki, ben olsam; "ete kemiğe büründüm, Yunus diye göründüm” der bitirirdim.” Bu, zaman zaman kaynaklarda, alıntı olarak geçer, kaynak da belirtilmez zaten. Böyle bir şeyin olacağını zannetmiyoruz, çünkü Yunus Emre gibi bir derviş, edep bilen birisidir, hatta kendisini olduğundan çok fazla mütevazi bir şekilde aşağı gösteren bir kişinin, böyle bir şey demesi mümkün değildir. Kendi eserinde şunu net olarak biliyoruz ki, Yunus Emre, Mevlana hakkında;

"Hüdavendigar bize nazar kıldı, anın görklü nazarı bizim gönlümüz aynasıdır” diyor. "Hüdavendigar” dediği, Hz. Mevlana'dır. Mevlana bize nazar kılalı, Mevlana bizi göreli, onun o ulu bakışı, bizim gönlümüze ayna oldu.

Sözün özü şudur, her ne kadar görüşüp görüşmediklerini bilmesek de, kesin olmamakla birlikte Hz. Mevlana ile Yunus Emre aynı dönemde yaşamış, aynı yollarda yürümüş, aynı iklimi teneffüs etmiş, aynı yöneticilerin bulunduğu şehirlerde yaşamış iki gönül insanı ve ilahi aşkı bize hatırlatan değerlerimizdir.”

 

 

Mevlana

 

Belh şehrinden gelen Horasan eri,

Kur'an'ın, Resulün aşkın neferi,

Mana âleminde bitmez seferi…

Gönül bahçesinde sor Mevlana'yı!

 

Fakire yoksula uzanan bir el,

Allah'ın süsüyle bezenen bir kul,

İnsanı sevgiyle kazanan bir dil,

Âşık Yunus'larla sar Mevlana'yı!

 

Mesnevi öğüdü cana şifadır,

Divan ve Mektubat ruha safadır,

Mecalisi seb'a gönle gıdadır,

Fihi ma fihine sor Mevlana'yı!

 

Geçmek istiyorsan nur denizinden,

Kurtulmaksa murat nar denizinden,

Güllere vuslatsa har denizinden,

Hakikat yolunda gör Mevlana'yı!

 

Basiret ehliyle hemhal olurken,

Tövbede bulursun kalbi vururken,

Kurtuluşa koşar imkân bulurken,

Çabada görürsün yar Mevlana'yı! (16 MART 2022)


Yazarın Diğer Yazıları