YILDIRIM HAN BRE DOĞAN YETİŞTİK SABREDİN
OSMANLI’YI KONYA KURDU
İki Yüzlü Muhafazakârlar ve Bir Adam Yaratmak
AFYONKARAHİSAR KİTAP GÜNLERİ
İnsanlığın Yükü: Hafızanın, Emanetin ve İadenin Sergisi
BİR GÜNE SIĞAR MI?
Ev gençleri sorunu ekonomik beka meselesidir
SU VE GELECEK
Çiğne/Hazmet/Düşün/Kendini Yeniden Tasarla!
Konyaspor’da artık bütün yollar finale çıkıyor…
Özbekistan’da “9 Mayıs Xotira va qadrlash kuni’’ Anma ve Saygı Günü, Hatıra ve Kıymet Verme Günü
Türkiye-Suriye Kalkınma Hattı
Yolun Sonu Kupa Olsun
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
5G NE KADAR GÜVENLİ?
AKŞAM OLMAKTA
Berkan Kutlu, Konya mutlu
Ateşkes mi, Sadece Bir Ara Mola mı? İran–ABD Geriliminin Gerçek Anlamı
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
İnsana İyi Gelen Melodiler
5816 KALDIRILMALI MI?
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
Gün geçmiyor ki, dünyanın değişik yerindeki insanlar İslam'ı seçmesin. Hepsinin ayrı ayrı ihtida hikâyeleri var. Bu konuda kıymetli yazar Ali Erkan Kavaklı'nın çabasını inkâr edemem. Yine ondan alıntıladığım bir hidayet hikâyesi okuyacaksınız;
Her şey bir bilgisayar hatası ile başladı. Amine, Kızılderili ailesi olan Cheroke kabilesindendi, 1975 yılında okulda alacağı dersleri seçti. Sonra bir işi çıktı, Oklahoma'ya gitti, orada işleri uzun sürdü. İki hafta sonra Teksas'a dönebildi. Döner dönmez okulun yolunu tuttu, yanlışlıkla tiyatro dersine kaydedildiğini öğrendi. Ders sonrası hocasına durumu izah etti, tiyatroda rol almak yerine alternatif ödev verilmesini istedi.
Hoca, teklifi olumlu karşıladı ve ondan Ortadoğu kültürünün kıyafetlerini tanıtmasını istedi ve Arap öğrencilerin çoğunlukta olduğu bir sınıfa gönderdi.
Amine, Müslüman öğrencilerin sınıfta çoğunluk olduğunu görünce "Ben kesinlikle bunlarla çalışmam, asla bu sınıfta oturmam.” dedi ancak kocasının ısrarı ve ikna etmesi üzerine sınıfa devam etti.
"Bu yaratanın bir işareti, belki Arapların hepsini Hıristiyanlaştırmam için bir fırsat.” diye düşündü. Derse devam etti, her fırsatta sınıf arkadaşlarına Hıristiyanlığı anlattı, onların etkilenmesini bekledi ama beklediği etkilenme gerçekleşmedi. Dinleyenler her seferinde, Hz. İsa'yı çok sevdiklerini söylüyor fakat bir türlü Amine'nin istediği noktaya gelmiyorlardı.
Amine, çaresiz İslam'ı araştırmaya yöneldi. Bir gün evine iki Müslüman geldi. Biri orta yaşlı, öteki genç iki hanım. İslam'ı tebliğ ve teklif etmek istiyorlardı. İçlerinde biri şöyle dedi:
"Beş dakikanınız var mı? Dilerseniz İslam ile ilgili size merak ettiğiniz şeyleri anlatabiliriz.”
Amine kabul etti, onlara yanlış yolda olduklarını anlatmak niyetindeydi. Beş dakikalığına başlayan konuşma saatlerce sürdü, davetçiler İslam'ı tatlı tatlı anlatıyorlardı.
Ayrılırken Kur'an-ı Kerim ve birkaç kitap bırakıp gittiler.
Amine, Kur'an okumaya başladı; değişim de böylece başlamış oldu. Değişmeyi ilk fark eden kocası oldu. Amine alkol almamaya, domuz eti yememeye başladı.
Kocası, bu durumdan fena rahatsız oldu ve tartışmalar başladı, zamanla tartışmalar şiddetlendi, sonunda Amine evden ayrılmak zorunda kaldı.
İslam'ı araştırmaya devam etti, kafasındaki sorular birer ikişer cevap buldu, 1977 yılı mayısında şahadet getirip Müslüman oldu.
Hayatı bundan sonra daha da zorlaştı. Başını örttüğü için işten atıldı. Babası eline geçirdiği bir tüfekle kızını vurmaya kalktı: "Böyle bir kızım olacağına hiç olmasın.”diyordu.
Kız kardeşi, aklını oynattı zannederek onu akıl hastanesine yatırmak istedi.
Asıl sınavı çocukları ile ilgili oldu. Eyalet yasalarına göre çocuklar din değiştirene değil, Hıristiyan olan babaya veriliyordu. Son duruşmada hâkim şu teklifi yaptı:
"Kızım, Müslümanlıktan vazgeçtiğini söyle, çocuklarını sana vereyim!”
Düşünmesi için Amine'ye 20 dakika süre verdi. Amine, hayatının en ıstıraplı yirmi dakikasını geçirdi. Sonunda kararını açıkladı:
"Hâkim bey, çocuklarımı o adama değil, Allah'a emanet ediyorum. İslam'dan vazgeçmiyorum. Bir gün çocuklarıma İslam'ın ne olduğunu öğreteceğim.”
Yuvası yıkıldı, ailesi onu reddetti. Müslüman kardeşleri onu yalnız bırakmadılar. Cami yakınlarında bir konteynır ev ayarladılar, Amine hayatını bu evde sürdürmeye başladı. Okudukça öğreniyor ve zenginleşiyordu. Hadis, akaid, fıkıh… İlmi arttıkça anlatmaya başladı ve anlattıkları çevresinde büyük ilgi gördü, etrafındaki Müslüman hanımların sayısı her geçen gün çoğaldı.
"KASETLER SAYISIZ KADINI İSLAM İLE BULUŞTURDU”
Konuşmaları kasetlere alınmaya başladı ve eyalette en çok dinlenen hatip oldu. Kasetler elden ele dolaştı, yüz binlerce kişiye ulaştı. Bu sayede birçok insan İslam ile tanıştı.
Amine, İslam Uluslararası Kadın Birliği'nin kurulmasına öncülük etti ve birlik başkanı oldu. Ülke çapında seminerler verdi, salonlar dolup taştı. Kendisini Müslüman kadınların eğitimine adadı.
AİLESİNE KAVUŞTU
Bir gün telefonu çaldı. Kocası arıyordu:
"Amine görüşebilir miyiz?”
Amine önce reddetti. Kocası, çocuklarınla görüştüreceğim deyince kabul etmek zorunda kaldı.
Çocukları, eşi ile buluştu. Kucaklaşıp ağlaştılar. Çocuklar, annelerini dedelerinin evine gitmeye ikna ettiler. Evde kendisini büyük bir sürpriz bekliyordu.
Evde onu annesi, babası, kendisini bir zamanlar akıl hastanesine götürmeye kalkışan kardeşi ve bazı akrabaları bekliyordu. Hepsi Amine'yi uzaktan takip etmişler, kasetlerini dinlemişler ve Müslüman olmuşlardı.
Amine böylece ailesine kavuştu. Yüz yaşını geçmiş olan anne annesi bile Müslüman olmuştu.
Teksas'ın hakikati bulmuş nur yüzlü annesi 6 Mart 2010 Cuma günü kanser sebebiyle ebedi âleme göçtü. Allah rahmet eylesin.OSMANLI’YI KONYA KURDU
DOSTLARIN KALEMİNDEN (2)
DOSTLARIN KALEMİNDEN
SELÇUKYA, YENİ BİR PROJEYE DAHA İMZA ATTI
TÜRKLERDE EĞİTİM, EDEBİYAT VE ŞİİR
BAŞKASINI ELEŞTİRMEDEN ÖNCE KENDİMİZİ ELEŞTİRİYE TABİ TUTALIM
TEMİZ TOPLUM KUR’ANCA TEFEKKÜRLE MÜMKÜNDÜR
OKULLARDA ŞİİR SEVGİSİ
KUR’AN’A UYSAYDIK, BU BADİRELER GİRMEZDİK!
NEDEN BU HALE GELDİK?