İsrail İhaneti Ve Gazze

NKM Yayınlarından çıkan; “İSRAİL İHANETİ VE GAZZE” kitabımdan bazı bölümleri sizinle paylaşmak istiyorum;
Gazze; ağlayan şehir. Gazze yıllarca İsrail’in ihanetine sahne olmuş bir yerleşim birimi. İsrail, taş taşın üstüne koymamak, yıkımda karar kılmak için harekete geçmiş bulunuyor. İsrail bunu hep yapıyor.
Mutlaka ama mutlaka zalimlere karşı tek yürek, tek bilek olmaya mecburuz. Değilse kuvvetimiz, şerefimiz elden gider.
“Bana ne. Bunlar bir zaman bizi arkadan vurdu. Şimdi çeksinler cezalarını. Araplara acınmaz.” Sözlerinin hiçbir tutarlılığı yoktur. Kur’an bize; “bir insanı dirilten bütün insanlığı diriltmiş, bir insanı öldüren, bütün insanları öldürmüş olur”, “Müslüman Müslüman’ın kardeşidir.”  Buyurur. Sevgili peygamberimiz de; “Müslümanlar bir tarağın dişleri gibidir”, “birbirinize düşman olmayınız, birbirinize kin tutmayınız, ey Allah’ın kulları kardeş olunuz” sözleriyle bu hususta bizlere ne yapmamız, nasıl yapmamızın yolunu gösteriyor.
Dünya artık bugünkü ortamda küçük bir köy durumundadır. Ulaşamamak, gidememek, yardım elimizi uzatamamak gibi bir durum söz konusu değildir ve olamaz.
Yalnız şu hususu tespit etmekte yarar var; bizler Müslümanlığı sadece sözle söylüyoruz. Uygulamamız yok. Kur’anı okuyoruz ama anlamıyoruz. Sadece okumuş olmak için okuyoruz. Okumadı demesinler, bizi tenkit etmesinler diye laf olsun diye okuyoruz. Yaptığımız hiçbir işimiz düzgün değil. “Allah’ın ipine sımsıkı sarılın, parçalanıp ayrılmayın” diyor, bizler aksini yapıyoruz. “zekâtınızı, sadakanızı verin” diyor, umursamıyoruz. “veren el olun” direktifleri kulaklarımızı çınlatıyor, sağır kesiliyoruz. “Dicle’nin kenarında bir kurt kapsa koyunu, gelir adli ilahi Ömer’den sorar onu” sözü sanki bize söylenmemiş gibi. “Emir olunduğun gibi dosdoğru ol” ikazı bizim duygu semtimize, düşünce dünyamıza uğramıyor!
İnsanlara el uzatmadıkça, zorda kalanlara yardım etmedikçe ne kıldığımız namazın, ne tuttuğumuz orucun, ne gittiğimiz haccın, ne okuduğumuz Kur’anın bize yararı olur. Böyle bir yanlışlık içinde yapılanlar ancak bize yorgunluk verir.  Onun için; “Ey iman edenler, iman ediniz”, “Niçin yapmadığınızı söylersiniz ikazları vardır.                  Kur’an’da İsrail Oğulları
“Ey İsrail Oğulları! Size verdiğim nimetimi hatırlayın, bana verdiğiniz sözü yerine getirin ki ben de size vaad ettiklerimi vereyim. Asıl bana itaatsizlikten sakının.”“Ey İsrail Oğulları! Size verdiğim nimetimi ve sizi cümle aleme üstün kıldığımı hatırlayın. Öyle bir günden korkun ki, o gün kimse başkası için bir şey ödeyemez, hiç kimseden şefaat Kabul edilmez, fidye alınmaz, onlara asla yardım da yapılmaz.”
Allah, İsrail oğullarını “cümle aleme üstün kıldım” derken, onların kendi dönemlerinde küfür ve dalalet içinde yaşayan milletlere karşı ilahi dini benimsemeleri sebebiyle kazandıkları üstünlükler kastedilmektedir. Benî İsrail’in üstünlüğünün bir başka yönü; peygamberler atası Hz. İbrahim’in soyundan gelmeleridir.
 “Hatırlayın ki sizi Firavun’un adamlarından kurtardık. Onlar size işkencenin en kötüsünü reva görüyorlar, erkek çocuklarınızı boğazlıyorlar, kızlarınızı sağ bırakıyorlardı. Bu size reva görülenlerde Rabbinizden büyük bir imtihan vardı. Bir zamanlar biz sizing için denizi yardık, size kurtardık. Firavun’un adamlarını da siz bakıp dururken denizde boğduk. ”   “Hani, biz Musa ile kırk gece için sözleşmiştik. Sizzler ise onun ardından (Kendinize) zulmederek bir buzağıyı tanrı edindiniz.”“Musa, kavmine; “Ey Kavmim! Sizler, buzağıyı ilah edinmekle kendinize yazık ettiniz. Gelin, yaratıcınıza tövbe edin de nefislerinizi öldürün (Kendinizi düzeltin). Bu, Yaratıcınız katında sizing için daha iyidir. Böylece Allah da onların tövbesini Kabul etti. Çünkü O, tövbeleri çok Kabul edendir, çok merhametlidir.”
“Hani; “Şu memlekete girin, orada dilediğiniz gibi bol bol yiyin, kapısından tevazu ile girin ve “hıtta” (Ya rabbi, bizi affet) deyin ki, biz de sizing hatalarınızı bağışlayalım. Iyilik edenlere ise daha da fazlasını vereceğiz” demiştik.”
Ayet açıkça; Allah’ın İsrail Oğullarına karşı iyiliklerinden, kötülüklere karşı korumasından söz etmekte, İsrail Oğulları uyarılmaktadır.
Kur’an’ı Kerimde en uzun sure bakara suresidir. Bakara suresi, İsrail Oğullarından, onlara verilen nimetler, onlara Allah’ın lütufları anlatılmakta, buna karşı İsrail Oğullarının nankörlüğü, şükürsüzlüğü, iyiliklerin kıymetini bilmemeleri dolayısıyla zulüm, işkence ve cinayet işlemelerinden söz etmektedir.
İsrail oğulları, yeryüzünde her bakımdan üstünlüklere sahip olmalarına rağmen, bu üstünlüklerini; terör, kan ve gözyaşı üstüne bina etmiştir.


Yazarın Diğer Yazıları