SELÇUKYA AKLINI TERLETMEYE DEVAM EDİYOR!
Şehir Diplomasisinde Tarihi Konya Zaferi
KIYAMETE KADAR TÜRKLERE VERİLEN GÖREV “KÂBE MUHAFIZLIĞI”
Cevher mi, Cüruf mu, Köpük müyüz?
BU ONUR KONYA’NIN, BU BAŞARI UĞUR İBRAHİM ALTAY’IN
IBAN hesaplarıyla ilgili yeni düzenleme yolda
TÜRKİYE’NİN ÇELİK ZIRHI: CUMHUR İTTİFAKI...
Mezuniyet Törenleri ve İkiyüzlülüğümüz
TOPRAĞINI KAYBEDEN GELECEĞİNİ KAYBEDER
AŞÛRE GÜNÜ VE KANAYAN YARAMIZ KERBELA
“İYİ Kİ VARSINIZ“
Selçuklu Konferansları ve Ölümsüzleşen Mirası
Necmeddin Kübra Uluslararası Sempozyumu ve Ebu Reyhan Biruni Ürgenç Devlet Üniversitesi
EN İYİ ARKADAŞIM
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
AKŞAM OLMAKTA
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
Şöyle bir düne bakıyorum. Dün dedimse; bu yaşa kadar yaşadıklarıma.
Ergenlik yaşına kadarki olanları bir kenara bırakıyorum.
50 veya 55 yıl çıkıyor ortaya. Bu zaman zarfında allah'ın emir ve yasakları istikametinde ne kadar yol aldım? Kur'ani gerçeklere ne kadar uydum? Kendimi Kur'ana mı uydurdum? Yoksa Kur'anı kendime mi...?
Her meselede Kur'anı mı ölçü aldım? Yoksa nefsimi mi...?
Bugün ve hayat boyu; "Allah için ne yaptın?" sorusunu kendime sordum mu?
Yanımda çalıştırdığım elemanlara hakkını verdim mi? Onları kendi evladım gibi görüp, alınlarının teri kurumadan haklarını ödedim mi?
Her gün minarelerden "sala" sesleri yükseliyor! Bu sesler bana bir şey hatırlatmıyor mu?
Bir günah işleyeceğimde; günahı işleyeceğim varlığın nimetlerini yememeyi, onun olmadığı yerde günah işlemeyi, onun görmediği yerde günah işlemeyi denedim mi?
Bunlar mümkün değil mi diyorum? O zaman böyle bir yanlışa girmemeye gayret etmeyi aklımdan çıkarmamam lazım değil mi?
Tevbe ile uğraşma yerine, günaha girmemeyi yeğlesem olmaz mı? Neden keşkelerle uğraşıyorum?
Bana, akıl, sağlık, uzun ömür, tahsil, düşünme, fikretme, nefes alma, görme, konuşma...nimeti veren yüce yaratıcıyı neden nazarı itibara almıyorum? Niçin o'na şirk koşuyorum?
Ha bir de züğürt tesellisi içine giriyorum kendimce! "yahu insan dünyaya bir kere gelir. ye, iç, kâm al dünyadan, vur patlasın, çal oynasın..."
Ama şunu unutuyorum; gülerek günah işleyen, ağlayarak cehenneme girer.
Kur'anı okuyorum, tamam. Pekiyi onun benden ne istediklerinden haberim var mı? Kur'anın, Allah'ın bir mektubu olduğunu, benim hayat için kullanma kılavuzum niteliğinde hayat veren prensipler taşıdığından haberdar mıyım?
Allah; "Sizin duanız olmasa Allah size ne diye değer versin?”, "Niçin yapmadığınızı söylersiniz?”, "Emrolunduğun gibi dosdoğru ol”… diyor. Gerçekten bu ilkelere uyuyor muyum?
Sevgili peygamberimizin; "Mümin, elinden ve dilinden insanların emin olduğu kişidir”, "ya hayır söyle, yahut sus”… Hz. Mevlana'nın; "Ya göründüğün gibi ol, ya olduğun gibi görün” sözlerine niçin uymuyorum?
Bu güzelliklere uymamam için bir sebep var mı? Hiç aklımı terletmek, aklıma geldi mi?
Bugün de bunları düşüneyim, kendimi sorgulayayım dedim.
SELÇUKYA AKLINI TERLETMEYE DEVAM EDİYOR!
BİLMEK YETMİYOR
DÜNYAYA GELMEKLE İŞ BİTMİYOR
UBUNTU
ULUSLARARASI İSLÂMÎ İSTİŞARE
MÜSLÜMANIN HAYATI HİCRETTİR
HAYATIMIZI NASIL GEÇİRİYORUZ?
HAYAT DEDİĞİMİZ
ACI BAŞLANGIÇ, HAYIRLI SONUÇ!
YAZMAK, DÜNYANIN EN MUTLULUK VEREN İŞİ