SELÇUKYA AKLINI TERLETMEYE DEVAM EDİYOR!
Şehir Diplomasisinde Tarihi Konya Zaferi
KIYAMETE KADAR TÜRKLERE VERİLEN GÖREV “KÂBE MUHAFIZLIĞI”
Cevher mi, Cüruf mu, Köpük müyüz?
BU ONUR KONYA’NIN, BU BAŞARI UĞUR İBRAHİM ALTAY’IN
IBAN hesaplarıyla ilgili yeni düzenleme yolda
TÜRKİYE’NİN ÇELİK ZIRHI: CUMHUR İTTİFAKI...
Mezuniyet Törenleri ve İkiyüzlülüğümüz
TOPRAĞINI KAYBEDEN GELECEĞİNİ KAYBEDER
AŞÛRE GÜNÜ VE KANAYAN YARAMIZ KERBELA
“İYİ Kİ VARSINIZ“
Selçuklu Konferansları ve Ölümsüzleşen Mirası
Necmeddin Kübra Uluslararası Sempozyumu ve Ebu Reyhan Biruni Ürgenç Devlet Üniversitesi
EN İYİ ARKADAŞIM
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
AKŞAM OLMAKTA
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
Kiralık akıl; insanların akıllarını kullanmamaları, okumamaları, düşünmemeleri, fikir ortaya atmamalarını anlatır.
Kiralık akılda; kendi aklımız yerine başkalarının aklı devreye girer. Bu, en çok tarikatlarda şeyhlerin; akıllı olduğu, en iyi düşündükleri, doğru akıl yürüttüğü, İslâm’ı en iyi onların bildiği, müritlerini cennete onların koyacağı, şeyhlerin veya hocaefendilerin şefaat edeceği, “şeyhi olmayanın şeyhi şeytandır” anlayışı, şeyh ne derse o olur, şeyh hata yapmaz, “şeyh uçmaz, mürid uçurur” fikri…üzerinde durulur. Kendisi okumayıp başkalarının okuması, kitap okumak lüks ve israf, kitaba para verilir mi? zihniyeti.
Kiralık akıl sahipleri; “git şunu söyle, ona sor bakayım o ne diyor, gerçekten de doğru söylüyor, o büyük, herşeyi iyi bilir, atalarımdan böyle gördüm veya böyle gördük” sözleri yaygındır. Kiralık akılda; kimse kendi aklını kullanmaz. Emanet akıl devreye girer, hata yapmaktan korkar, hatanın büyük bir suç ve hata yapanın büyük bir suçlu olduğu fikri yaygındır.
Kiralık akıl sahipleri; düşünmedikleri, akıllarını kullanmadıkları için herkesten şüphe eder, herkesi suçlu görür, hiçbir iş beceremezler. Durmadan; suçlu, günahkâr ve lekeli insan üretirler, her olayın altından bir anlam çıkarırlar, meselelere objektif yaklaşamazlar.
Kiralık akılda; halkın dini, Hak dinin yerine geçer, gelenekler din olur, hurafeler, batıl inanışlar, Kur’an’ın emir ve yasaklarının önünde yer alır. Kiralık akıl sahipleri; kendi hatalarını göremez, empati kuramaz, başkalarını sevemez, sevmek veya nefret; başkalarının iki dudağı arasından çıkacak söze bağlı.
Kiralık akılda; din en iyi istismar aracıdır. Fakire yardım ederken, kadınları kullanmak, onların cinsiyetinden yararlanmak, reklam aracı olarak kabul etmek, kadınlara ve fakir insanlara köle muamelesi yapmak en başta gelen bir unsurdur.
Akıllarını kiraya verenler; ibadetlerini gösteriş için yaparlar. Zekatlarını, sadakalarını, yardımlarını, “ne çok zekat veriyor, sadaka veriyor, hayır yapıyor, ne kadar da hayırsever, ön safta namaz kılıyor, elinden tespih hiç düşmüyor…” desinler içindedir.
Kiralık akıllılar; “el alem ne der”, “bir gören olursa”, “komşuya ayıp olur”, “babam darılır, annem küser, kardeşim konuşmaz”, “fitneyi uyandırma”, “eski köye yeni adet getirme”, “gittiğin yer körse sen de gözünü kıypa bak”, “aman ha fikrini söyleme”, “suya sabuna dokunma”, “sesini çıkarma, hiçbir şeye karışma”, “altta kalanın canı çıksın”, “seni ilgilendirmez”, “sana ne”, “giden ağam gelen paşam”, “kavgayı aralama, aracı yer dayağı”, “bırak ne halleri varsa görsünler”, “kötülüğü gidermek sana mı kaldı?”, “kendi başını bağlayamaz gider gelin başı bağlar”, “kendisi muhtaç bir gede nerde kaldı başkasına himmet ede”, “kendini düşün başkaları seni düşünüyor mu?”… sözünü sık sık söylerler.
Aklını kiraya verenler; Kur’anı süs olarak yükseklere koyarlar, ne okurlar, ne okuturlar ne de okuduklarını anlarlar. Kur’anın, “düşünmez misiniz? Akıl etmez misiniz? Tefekkür etmez misiniz?” ifadelerini görmezler veya görmezden gelirler. Kiralık akıllılar, kafalarını çalıştırmaz, beyinleri bir aksesuar olarak kafalarının içinde gizli kalır ve paslanır. Akıllarını kiraya verenler; olaylardan ibret almaz, meselelere boş gözlerle bakar, her şeyin altında çapanoğlu arar, affedici değillerdir, kendi kendileriyle kavgalıdırlar.
SELÇUKYA AKLINI TERLETMEYE DEVAM EDİYOR!
BİLMEK YETMİYOR
DÜNYAYA GELMEKLE İŞ BİTMİYOR
UBUNTU
ULUSLARARASI İSLÂMÎ İSTİŞARE
MÜSLÜMANIN HAYATI HİCRETTİR
HAYATIMIZI NASIL GEÇİRİYORUZ?
HAYAT DEDİĞİMİZ
ACI BAŞLANGIÇ, HAYIRLI SONUÇ!
YAZMAK, DÜNYANIN EN MUTLULUK VEREN İŞİ