Bir Kitap, Bir Dipnot ve Bir Medeniyet Meselesi
Özbekistan Mergilan Şehrinde Muhteşem Bir Merkez: Burhaneddin el-Marğinani İlim, Eğitim ve Turizm Külliyesi/ Kompleksi
AK Parti’nin Rantçı Şımarıkları
BEN İNSANIM
İSLÂMİ NATO’NUN AYAK SESLERİ
Türk Lirasıyla Yapılan Dış Ticarette Rekor Artış
ŞAKA MI, SAYGISIZLIK MI ???
Beşten Dördü Gitti, Biri Kaldı!
Mekke Anlaşması
ÇİN TİYATROSU VE BİZİM FİGÜRAN GAZETECİLER
ATA YURDU AYMANAS
OSMANLIDA BİR RAMAZAN NASIL GEÇERDİ?-2-
TÜRKİYE’NİN AFRO-AVRASYA’NIN BÜTÜN ENERJİ VE TEDARİK KORİDORLARINDA VE HATLARINDA YÜKSELEN GÜÇ ETKİSİNİN STRATEJİK GÜÇ ÇARPANI MİMARİSİ DAHA DA DERİNLEŞİYOR.
GENÇLİĞİMİZİ ve GELECEĞİMİZİ TEHDİT EDEN EN BÜYÜK TEHDİT UYUŞTURUCU BAĞIMLILIĞI BELASI
TOPLUMSAL YOZLAŞMA VE OKUL MEZUNİYET PARTİLERİ
Bu Ne Perhiz ? Bu Ne Lahana Turşusu ?
Konya’da iyi ki belediyeler var! Vatandaş ekmek ve etliekmek zammına tepkili…
AYDOĞDU’DAN DÜNYA BELEDİYELER BİRLİĞİ BAŞKANLIĞINA…
İĞNE ELİMDEYDİ, SÖKÜĞÜ GÖREMEDİM
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
Son zamanlarda Diyanet İşleri Başkanını bahane ederek, İslam'ın emri olan tesettür zincire vurularak İslam inancına, Müslümanlara saldırı hız kazandı. Seçim esnasında başı örtülü, mütesettir kadınlara rozet takılıyor. Sair zaman zincire vurulmaya çalışılıyor! Veya bir kadıncağızın isteğini medya önünde sırıtarak, pişkince ve kimseden utanmadan anlatma cüreti gösteren tipler var.
Bakıyorsunuz kanallarda; "Ben şeriatçı değilim, bu ülkeye şeriat gelmeyecek, buna izin vermeyeceğiz…” diyerek Müslümanların kırmızıçizgilerine dokunan insanımsılar var.
Sorduğumuz zaman; "tabii ki Müslümanım” demekten de geri kalmıyorlar. Ama baktığımızda; İslam'ın hiçbir alametini göremiyorsunuz. Bırakın görmeyi inkâr etme pozisyonunda kalıyorlar. Mesela; "Kahrolsun şeriat” demek kahrolsun İslam demektir. "Ben şeriatçı değilim” demek, "ben Müslüman değilim” demektir. "Bu çağda Kur'anın hükmü geçmez” demek, "Kur'an'a inanmıyorum” anlamına gelir.
"ALLAH'TAN BAŞKA, BİR İLAH MI VAR? NE KIT DÜŞÜNÜYORSUNUZ?”(NEML/62)
"ALLAH MI DAHA HAYIRLIDIR? YOKSA ONLARIN, ALLAH'A DENK TUTTUKLARI MI?” (NEML/ 59)
"AYETLERİMİZİ YALANLAYAN VE ONLARA KARŞI BÜYÜKLÜK TASLAYANLARA, GÖKLERİN KAPILARI ASLA AÇILMAZ VE ONLAR, DEVE İĞNE DELİĞİNDEN GEÇMEDİKÇE CENNETE GİREMEZ…” (A'RAF/ 40)
İnsanların uydurdukları, kendilerine göre bazı nitelikler yükledikleri mabutlara TANRI denir.
Allah'ın birliğini, O'nun, tüm yetkin nitelikleri Kendisinde topladığını, yaratılmışlara özgü noksanlıklardan uzak olduğunu, eşi ve benzerinin olmadığını, yegâne yaratıcının ve evrendeki her işin asıl çekip-çevireninin O olduğunu bilip buna iman etmek; O'ndan başkasına tapmamak; yapıp ettiklerimizi sadece O'nun rızasını gözeterek yapmak gibi kapsam alanı oldukça geniş manaları içeren tevhid, dinin özüdür.
İslam, esasen tek bir esas üzerine kuruludur, o da tevhiddir. Dinin temeli olan tevhid esasının ilk tebliğcisi, şüphesiz insanlığın atası Hz. Âdem'dir. Bu kutsal görevi, daha sonra insanlığın ikinci atası ve azim ve sebat sahibi (ulu'l-azm) peygamberlerin ilki sayılan Hz. Nuh devam ettirmiştir. Ancak ne var ki, zamanla insanların pek çoğu, tevhid akidesinden uzaklaşarak, şirkin, Allah'a ortak koşmanın, söylem ve eylemlerinde tevhide aykırı düşmenin türlü versiyonlarına sürüklenmek suretiyle akla, kesin bilgiye dayalı gerçek, doğru (sahîh) bir tevhidî imandan sapmışlardır.
Böylece sahih tevhit inancı, yerini, şirkin envâ-ı çeşidine bırakmış, yaratıcı ile bağlar kesilmiş, tek bir Tanrı'ya tapma ve sadece O'na ibadet etme düşüncesi terk edilmiş ve yeniden cehalete, bilgisizliğe dayalı kör bir taklidî inancın pençesine düşülmüştür. Haliyle insanlık, böylece yeniden Allah'ın birliği (tevhit) düşüncesine yabancılaştığı gibi; tevhit inancının, soyut söylemler dışında kapsadığı geniş manaları ve bu anlam bütünlüğü bağlamında yapılması zorunlu eylemlerin mahiyetini kavrayıp gereğini yerine getirmekten de uzaklaşmıştır. Böylece Hz. Nuh'un tebliğ ettiği tevhit akidesi uzun bir müddet kaybolmuştur. Bu yüzden Allah, "Nuh'tan sonraki nesillerden nicelerini helâk etmiştir.” Tanrı, dinini, zaman zaman insanlar arasından seçip onlara gönderdiği peygamberler aracılığıyla tevhidî çizgiye çekmek istemiştir. Nitekim O, Hz. Nuh'tan asırlar sonra, Hz. İbrahim'i de işte bu amaçla, yani insanlara tevhit esasını doğru bir şekilde tebliğ etmek üzere peygamber olarak seçip göndermiştir. (15 EYLÜL 2021)
ATA YURDU AYMANAS
MESELELERE KUR’AN PENCERESİNDEN BAKMAK
“BEN”LİKTEN, “BİZ”LİĞE
DURMADAN YAZIYORUM VE YAZACAĞIM
YER GÖK ALBAYRAKTI!
RABBİM, ÜLKEMİZİ HER TÜRLÜ MUSIBETTEN MUHAFAZA EYLE!
KONYA’MIZIN KIRMIZI GÜLÜ
KENTSEL DÖNÜŞÜM ÇALIŞMALARI
SEN SENİ BİL SEN SENİ
SELÇUKYA KÜLTÜR SANAT DERNEĞİ OLARAK BELEDİYELERDEN İSTEKLERİMİZ