Konyalı Yazarların İmza Günü

Artık bir gelenek haline geldi; “Konyalı Yazarların İmza günü”. TYB Konya Şubesi, böylesine güzel bir uygulamayı marka haline getirdi! Her zaman diyorum; TYB Konya Şubesi, genel merkez gibi çalışıyor. Hatta genel merkezin yapmadıklarını yapıyor! Bu yönüyle takdire şayandır.
Yine bu gelenek sürdürüldü; 30 Mart 2013 Tarihinde saat 13.30- 16.00 arası Kule Site’de katılımcı yazarlar, birbirinden değerli ve kıymetli kitaplarını imzaladı ve okurlarla sohbet etme imkânı buldu. Bu yıl, katılan yazar sayısı, geçen yıllara göre fazlaydı! Ancak, yazarların kitaplarını almaya gelen, onlarla sohbet etme fırsatını yakalamayı düşünenlerin sayısı pek de tahmin ettiğimiz gibi olmadı!
İmza günleri; birbirini tanımayan yazarların tanışması, eserlerini okuma ve tartışma imkânı tanımaktadır. İmza günlerinin; yılda bir değil, sık sık, hatta 12 ay yapılması, Kitap fuarları tertip edilmesi yerinde olur. Bunu neden böyle diyorum; nasıl giyim mağazaları sık sık indirim yaparlarsa, sık fuar oluştururlarsa, kitap fuarı olmamasına bir neden var mı?  


Kültürpark; denilince akla; kültürel faaliyetlerin sergilendiği, her insanın kültürel ihtiyaçlarını giderdiği yerler gelir. Bu cümleden olarak ve yerinde bir karar olarak, İl halk Kütüphanesi’nin Kültürpark’a yapılması yerindedir. Yazarlar Birliği’nin bu havzada olması, “kültür” anlayışına uyar. Fakat yeterli değil. Kültürpark’ta; kışın açılacak kitap fuarlarının kapalı mekanlarda, yazın açılacak kitap fuarlarının da açık alanda kurulması, her insanın, her kitapseverin, her gencimizin yararlanması çok anlamlı olur. Dahasını söyleyeyim; “Mevlana Kültür Havzası” olarak isimlendirilen ve Kültürpark’ın da içinde olduğu yerde; Aydınlar Ocağı, Gazeteciler Cemiyeti, Basın Konseyi, İlim yayma Cemiyeti, Halk eğitim Merkezleri, Mevlana Araştırma Merkezi, Selçuklu Araştırma Merkezi, kültür ve sanat dernek ve vakıfları…v.b. ilim, kültür kuruluşlarının bir arada olması yerinde  bir karar olur. Mesela çalışmalar içinde, nasıl Mevlana civarında, Akçeşme Mahallesi Mengüç caddesindeki “Konya Sokağı” misali, “Kültür ve sanat Sokağı” veya “Yazarlar Sokağı” şeklinde bir organizasyona girilmesi yerinde olacaktır.
Belediyelerin, bu konuya ağırlık vereceklerini düşünüyorum. Kültür Müdürlüğü ve Valiliğin böylesine güzel faaliyetlere imza atacaklarını umut ediyorum.          

          
Konya’da ne kadar; yazar, Edebiyatçı, ilim ve kültür insanı varsa, onların, Konya’da faaliyet yürüten, televizyon ve radyolarda program yapmaları, programlara davet edilmeleri, görüş, fikir ve düşüncelerini bu basın yayın kuruluşlarında paylaşmaları, kitaplarını ve çalışmalarını neden anlatmasınlar? Şiir, Hikaye, Roman ve anılarını neden burada paylaşmasınlar? Neden bu kuruluşlar, böylesine değerlerimize önem vermesinler? Konya’mız’da bir o kadar televizyon, bir o kadar radyo ve bir o kadar da gazete var! Dergilerin sayısı da epeyce kabarık! Bir program, plan dahilinde yazarlara yer ayrılabilir. Gazetelerde köşe yazarlığı yapan yazarlara, televizyon ve radyo programı yapanlara; “çam sakızı çoban armağanı” kabilinden telif ücreti ödenmesi, motivasyon açısından yerinde olmaz mı? Köşe yazarlarına; “sen yazmsazsan da olur, hiç olmazsa bu köşeye reklam alırım” anlayışıyla haereket edenler, yazara ne kadar değer verebilir? Böyle anlayışların hakim olduğu bir ortamda fikirler filizlenir mi?       
Yazarlarımıza, sanayi kuruluşlarımızın, ticaret erbabımızın, belediyelerin, Ticaret ve sanayi Odalarının… “ben kültüre meraklıyım, kültür hastasıyım” diyen kim varsa hepsinin; maddi ve manevi destek olması, yanında yer alması, ayakta kalmaları, emeklerinin korunması için el ele tutuşmaları yerinde olmaz mı? Mesela; bir yazarımız kitap yazmışsa o kitabının basımında yanında olması sponsorluk yapması, emeğinin korunması, kendini kültüre adayanların ayakta kalmasına sebep olacağı için çok hayırlı hizmet olacaktır.


Kitap yazanların, eserlerini değerlendirebilmek için yayınevlerinin, yazarların emeklerini sömürmemeleri, çalışmalarını yok saymamaları, gerçek değerini vermeleri, aldatmaya, kandırmaya yönelik bir tutum içinde olmamaları, konuyu sadece ticari amaç olarak görmemeleri, yazarı, bir ticaret metaı şeklinde düşünmemeleri şarttır. Bu konuda; Yazarlar Birliği’ne çok büyük görevler düşüyor. Asıl önemlisi; “kültür ruhu” taşımaktır!
Yazarlar birliği; ne kadar yazar, edebiyatçı, Kültür adamı, ilim adamı, fikir üreten varsa… hepsini bünyesinde barındıran, onların güzel düşünce ve fikirlerinden yararlanan bir kuruluştur. Bu anlayışla görevini sürdürüyor.
TYB Konya Şubesi’ni, imza günü ve Konyalı yazarları buluşturması açısından kutluyorum. İlerleyen zamanda daha büyük etkinliklere imza atması umudumuzdur.


Yazarın Diğer Yazıları