KUR’AN’CA TEFEKKÜR

"KUR'AN'CA TEFEKKÜR” çalışmamdan bir kısmını bugün sizinle paylaşmak istiyorum. Arzu ediyorum ki bu ifadelere uygun bir hayatımız olsun. Gönül ister ki; "Ölüm gelinceye kadar Rabbine ibadet et” ilkesi, bizim vazgeçilmez ilkemiz olsun. Yine öyle umud ediyorum ki hayatımız boyunca ne incitelim ne de incinelim. Her yaptığımızın bir anlamı olsun. Her şeyimizi ibdat şuuru içinde yerine getirelim. İşte adı geçen çalışmamdan yansıyanlar;

Müslüman aksiyon adamıdır. Kur'an, aksiyoner olmayı ister.

 

"Sakın, Allah'la beraber başka ilahlara yalvarma!” (Şuara/213)

 

"Kendilerine hainlik edenleri savunma! Zira Allah, hiçbir haini, hiçbir günahkârı sevmez!” (Nisa/107)

 

"Ey iman edenler! Kendilerine Allah'ın gazap ettiği, kabirlerdeki kâfirlerin ümit kestikleri gibi tamamen âhiretten ümitlerini kesmiş bir toplumu dost edinmeyin.” (Mümtehine/ 13)

"Onlar, ağızlarıyla Allah'ın nurunu söndürmek istiyorlar. Halbuki kâfirler istemeseler de, Allah nurunu tamamlayacaktır!” (Saff/8)

"Eğer biz bu Kur'an'ı bir dağın tepesine indirseydik, sen onu Allah korkusundan başını eğip paramparça olduğunu görürdün. Biz bu misalleri insanlara veriyoruz ki, etraflıca düşünüp gerekli dersi alsınlar.” (Haşr /21)

"Göklerin ve yerin hükümranlığı Allah'ındır. Dönüş de ancak O'nadır.” (Nur/42)

 

"Hiç biriniz ister mi ki, ağaçlarının arasından ırmaklar akan, içinde her çeşit mahsul bulunan, hurma ve üzümlerle dolu bir bahçesi olsun; sonra kendisine tam ihtiyarlığın gelip çattığı, bakıma muhtaç çocuklarının da bulunduğu bir sırada aniden ateşli bir kasırga gelip o bahçeyi yakıp kül etsin? Elbette istemez. İşte Allah, düşünesiniz diye size ayetleri böyle açıklıyor.” (Bakara / 266)

 

"O akıl sahipleri, ayakta dururken, otururken ve yanları üzerine yatarken daima Allah'ı zikrederler; göklerin ve yerin yaratılışını tefekkür ederler ve: "Rabbimiz! Sen bunları boşuna yaratmadın. Sen bütün eksik sıfatlardan uzaksın. Bizi cehennem azabından koru!” derler.” (Âl-i İmrân / 191)

İbrahim'leri yetiştirmeyen toplumlar, Nemrut'ların sayısının çoğalmasına sebep olurlar!

Peygamberlerin yaptıkları- peygamberlik görevi dışında- her insanın yapacağı şeyler değil mi? Onlar da, etten, kemikten yaratılmış bir kul, bir insan değil miydi? Onların da-abese suresinde geçen- hataları olmadı mı? Bunlar bize bir şeyler anlatmalıdır. Hz. İbrahim ve diğer Peygamberlerin hayatını yalnızca hikaye okur gibi değil, ders almak için, en azından nefis mücadelemizi onlar gibi yapmamız gerektiği gerçeğini ortaya çıkarmaktadır.

İnsanların birtakım gerçekleri göz ardı etmek ve bunun sonucunda kendilerini avutmak için kullandıkları bazı savunma mekanizmaları vardır. Bunlardan biri ve belki de en etkilisi insanın "kendi kendini kandırması”dır. Bunun için Kur'an; "kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayınız” buyurur.
Yüce rabbimiz, biz kullarına yol gösterici olarak indirdiği mübarek Kuran'da, insanın yaratılış amacını bildirmiştir. Bu amaç, insanın kendisini yaratan ve yaşatan yüce Rabbimiz'e kulluk etmesidir. Allah bu amacı şöyle bildirir:

"Cinleri ve insanları yalnızca bana ibadet etsinler diye yarattım.” (Zariyat suresi, 56)

 

Yazarın Diğer Yazıları