YILDIRIM HAN BRE DOĞAN YETİŞTİK SABREDİN
OSMANLI’YI KONYA KURDU
İki Yüzlü Muhafazakârlar ve Bir Adam Yaratmak
AFYONKARAHİSAR KİTAP GÜNLERİ
İnsanlığın Yükü: Hafızanın, Emanetin ve İadenin Sergisi
BİR GÜNE SIĞAR MI?
Ev gençleri sorunu ekonomik beka meselesidir
SU VE GELECEK
Çiğne/Hazmet/Düşün/Kendini Yeniden Tasarla!
Konyaspor’da artık bütün yollar finale çıkıyor…
Özbekistan’da “9 Mayıs Xotira va qadrlash kuni’’ Anma ve Saygı Günü, Hatıra ve Kıymet Verme Günü
Türkiye-Suriye Kalkınma Hattı
Yolun Sonu Kupa Olsun
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
5G NE KADAR GÜVENLİ?
AKŞAM OLMAKTA
Berkan Kutlu, Konya mutlu
Ateşkes mi, Sadece Bir Ara Mola mı? İran–ABD Geriliminin Gerçek Anlamı
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
İnsana İyi Gelen Melodiler
5816 KALDIRILMALI MI?
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
Rabbimiz, tarih boyu olan olayları peygamberlerine ve dolayısıyla bizlere değişik türde kıssalarla anlatır. Baktığımız zaman bu kıssalar, aslı "tevhit” olan, birliği temin eden ana konulara karşı gelip, dünyayı kana, gözyaşına, teröre, anarşiye, fitneye, kural ihlaline sebep olan kavimlerin ve sapkın insanların başına gelen felaketlerden bizim dersler çıkarmamıza yardım eder. Bunun için sık sık tefekkürü, aklı çalıştırmayı, düşünmeyi öne alır.
Tevhit her ne kadar Allah'ın; varlığına, birliğine, eşi ve benzeri olmadığına inanmak ise de, bunun topluma yansımasını tasavvuf erbabı; "vahdet-i vücut (Varlığın birliği)” olarak anlatır. Allah'ı asıl ve baki, diğerlerini fani diye niteler. Evet gerçekten de öyle değil mi? Hz. Âdem'den bu güne kadar ne kadar peygamber, ne kadar veli, ne kadar din büyüğü, ne kadar mal mülk sahibi, makam sahibi gelip geçmiştir.
Yine tarihin başlangıcından günümüze kadar tevhit akidesini bozmaya, toplumu ifsat etmeye, huzuru kaçırmaya yönelen; Dermesil'ler, Nemrut'lar, Firavun'lar, Haman'lar, Şeddad'lar, Ebrehe'ler, Ebu Cehil'ler, şeytanın uşakları…dünyalarını değiştirmiş, her birisi çeşitli felaketlere uğrayıp, Allah'ın gazabını hak etmişlerdir.
Şunu aklımızdan asla çıkarmayalım; zulüm payidar olmaz. Zalimlerin zulmü, kendilerini yerle bir eder. Dün böyleydi, bu gün, yarın ve kıyamete kadar da böyle olacaktır.
"Alma mazlumun ahını, çıkar aheste aheste”, "mazlumun ahı, tahttan indirir şahı” denir. Huzur içinde bir dünya istiyorsak yaşarken; "İyi insan, iyi devlet başkanı” dediğimiz gibi, öldükten sonra da aynı güzel ifadelere mazhar olunmalıdır. Bu ahlak ilkelerine uymak elimizde. Bakınız Türkiye'de darbe yapanların hiç birisinin esamisi okunuyor mu? İslam'a, değer yargılarına, kutsallara saldırı yapanların iyi olarak hatırlandığını duydunuz mu?
Hasta Eyleme ya Rab!
İnsana vefasız Hakka duasız,
Ruhumuzu hasta eyleme ya Rab,
Seciyesi düşük ahlaksız arsız,
Ruhumuzu hasta eyleme ya Rab!
Nifaka daldırıp şükürsüz kılma,
İmanı soldurup zikirsiz kılma,
Tefekkür öldürüp fikirsiz kılma,
Ruhumuzu hasta eyleme ya Rab!
Manamızın medarı iftiharı,
Eşrefi mahlukat canın mimarı,
İnsan-ı Kâmilin zor imtihanı,
Ruhumuzu hasta eyle ya Rab!
Kendini duymayan çapsız insanlar,
Allah'ı bilmeyen hadsiz insanlar,
Nefsi ilah bilen tatsız insanlar,
Ruhumuzu hasta eyleme ya Rab!
Eneler nefisler Rab olamazlar,
"La”lar yok olur "İlla” bulamazlar,
Esfele düşer Hakta kalamazlar,
Ruhumuzu hasta eyleme ya Rab!
OSMANLI’YI KONYA KURDU
DOSTLARIN KALEMİNDEN (2)
DOSTLARIN KALEMİNDEN
SELÇUKYA, YENİ BİR PROJEYE DAHA İMZA ATTI
TÜRKLERDE EĞİTİM, EDEBİYAT VE ŞİİR
BAŞKASINI ELEŞTİRMEDEN ÖNCE KENDİMİZİ ELEŞTİRİYE TABİ TUTALIM
TEMİZ TOPLUM KUR’ANCA TEFEKKÜRLE MÜMKÜNDÜR
OKULLARDA ŞİİR SEVGİSİ
KUR’AN’A UYSAYDIK, BU BADİRELER GİRMEZDİK!
NEDEN BU HALE GELDİK?