SELÇUKYA AKLINI TERLETMEYE DEVAM EDİYOR!
Şehir Diplomasisinde Tarihi Konya Zaferi
KIYAMETE KADAR TÜRKLERE VERİLEN GÖREV “KÂBE MUHAFIZLIĞI”
Cevher mi, Cüruf mu, Köpük müyüz?
BU ONUR KONYA’NIN, BU BAŞARI UĞUR İBRAHİM ALTAY’IN
IBAN hesaplarıyla ilgili yeni düzenleme yolda
TÜRKİYE’NİN ÇELİK ZIRHI: CUMHUR İTTİFAKI...
Mezuniyet Törenleri ve İkiyüzlülüğümüz
TOPRAĞINI KAYBEDEN GELECEĞİNİ KAYBEDER
AŞÛRE GÜNÜ VE KANAYAN YARAMIZ KERBELA
“İYİ Kİ VARSINIZ“
Selçuklu Konferansları ve Ölümsüzleşen Mirası
Necmeddin Kübra Uluslararası Sempozyumu ve Ebu Reyhan Biruni Ürgenç Devlet Üniversitesi
EN İYİ ARKADAŞIM
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
AKŞAM OLMAKTA
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
Dergi deyince gözümün önüne; "İslamın İlk emri: "OKU” Mecmuası geliyor. O dergi, Konya'da çıkıyor ve tüm Türkiye'ye dağıtılıyor hatta yurt dışına da gidiyordu. 12 Eylül darbesiyle yayın hayatına son vermek zorunda kaldı. İlim, fikir, edebiyat, tarih, kültür konusunda zirve bir dergiydi. İlk yazı hayatım bu dergide başlamıştı 1976 yılında. Dergiyi çıkaran arkadaşlarımın ne zorluklar çektiğini bilenlerdenim. Kaldı ki o dönem daha da zordu dergi çıkarmak. Çünkü bugünkü gibi bilgisayar yoktu. Ama şu bir gerçek ki okuyanın sayısı fazlaydı. Oku Mecmuasının çıkmasını merakla beklerdi okurlar. Bu güzellikleri görünce dergiye emek verenlerin bütün yorgunlukları bitiyordu.
Dergicilik zor iş. Hele günümüzde her şeyin dijitalleştiği, insanların kitap okumama hastalığına tutulduğu, her şeyi cepten, internetten, sosyal medyadan öğrenme… daha doğrusu öğrenmeme durumunda kalındığı bir ortamda dergi çıkarmak, zorların zorudur.
Konya'da 15 yıldır bütün zorluklara rağmen yayın hayatına devam eden bizden biri, mahallemizin dergisi Edebiyat meraklılarına, kültür aşıklarına kapı aralamaktadır.
Dile kolay, on beş yıl. Herkesin tahammül edemeyeceği, tamamen hasbi ve harbi çabalarla bugüne gelmiştir.
Çalışanların gözündeki pırıltıdan; ne pahasına olursa olsun Edebiyatta var olmaya devam edeceğiz, kimse bizi bu yoldan alıkoyamayacak. Şiir, fikir yazıları, aklını ve alnını terletenlere, kendi kültürümüzle hemhal olanlara, İslamî, insanî ve irfanî anlayışla hareket edenlere, bizi biz yapan değerlere sahip çıkanlara kapılarının açık olduğunu okudum.
Mahalle Mektebi Dergisi, mermer blokunu işleyerek, şekil veren heykeltraş misalidir.
Kültür, edebiyat, değer yargılarının muhafazası konusunda bıkmadan, usanmadan devam etmeniz dileklerimle.
Mahalle Mektebi
Kültür Edebiyat, ilim okulu,
Bîvefa olmayan, kardeş kokulu,
İlim deryasında, şefkat ekili,
Mahalle Mektebi, fikir deryası!
Kini düşmanlığı, törpüler atar,
Ârif gönüllere irfanlar katar,
Meşk muhabbetinde dilârâ yatar,
Mahalle Mektebi, zikir deryası!
Akıl terletene, adanan candır,
Rahmana yönelen, bir heyecandır,
İrfan pınarında, o bir civandır,
Mahalle Mektebi, şükür deryası!
İlim bahçesinin bahçıvanıdır,
Cehaleti yenen pehlivanıdır.
Damarında dolaşan şiir kanıdır,
Mahalle Mektebi, şuur deryası!

SELÇUKYA AKLINI TERLETMEYE DEVAM EDİYOR!
BİLMEK YETMİYOR
DÜNYAYA GELMEKLE İŞ BİTMİYOR
UBUNTU
ULUSLARARASI İSLÂMÎ İSTİŞARE
MÜSLÜMANIN HAYATI HİCRETTİR
HAYATIMIZI NASIL GEÇİRİYORUZ?
HAYAT DEDİĞİMİZ
ACI BAŞLANGIÇ, HAYIRLI SONUÇ!
YAZMAK, DÜNYANIN EN MUTLULUK VEREN İŞİ