YILDIRIM HAN BRE DOĞAN YETİŞTİK SABREDİN
OSMANLI’YI KONYA KURDU
İki Yüzlü Muhafazakârlar ve Bir Adam Yaratmak
AFYONKARAHİSAR KİTAP GÜNLERİ
İnsanlığın Yükü: Hafızanın, Emanetin ve İadenin Sergisi
BİR GÜNE SIĞAR MI?
Ev gençleri sorunu ekonomik beka meselesidir
SU VE GELECEK
Çiğne/Hazmet/Düşün/Kendini Yeniden Tasarla!
Konyaspor’da artık bütün yollar finale çıkıyor…
Özbekistan’da “9 Mayıs Xotira va qadrlash kuni’’ Anma ve Saygı Günü, Hatıra ve Kıymet Verme Günü
Türkiye-Suriye Kalkınma Hattı
Yolun Sonu Kupa Olsun
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
5G NE KADAR GÜVENLİ?
AKŞAM OLMAKTA
Berkan Kutlu, Konya mutlu
Ateşkes mi, Sadece Bir Ara Mola mı? İran–ABD Geriliminin Gerçek Anlamı
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
İnsana İyi Gelen Melodiler
5816 KALDIRILMALI MI?
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
TDK'ya göre mankurt: "Ulusal kimlikten uzaklaşan, içinde bulunduğu topluma yabancılaşan” anlamındadır.
İnsanlar nasıl mankurta dönüştürülür?
Bilinçsiz köle anlamına gelen mankurt, eski dönemde insanları köleleştirmenin bir yöntemi olarak kullanılıyordu. 'Mankurt' haline getirilmek istenen insanın saçları kazınıp başına devenin boyun derisi gerdirilerek geçirilir ve güneş altında birkaç gün bekletilirdi. Devenin derisi kafatasına yapışan insanın saçları uzayamaz hale gelir ve bir süre sonra saçlar kafatasının içine doğru uzayarak kişiye büyük acılar vermeye başlardı. Bu acılar neticesinde 'Mankurt' ismini alan insan, anne ve babasını dahi tanıyamaz hale gelir ve kendisine söylenen her şeyi sorgusuzca yapan bir köle haline getirilirdi. Bilinçsiz köle anlamına gelen mankurt, eski dönemde insanları köleleştirmenin bir yöntemi olarak kullanılıyordu.
İnönü Üniversitesi- Eğitim Fakültesi Öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. İkram ÇINAR, bu konu üzerinde kafa yormuş. Yaptığı çalışmadan bir kesiti sizlerle paylaşmak istiyorum.
"Anadolu, ilk uygarlıkların ortaya çıktığı bir yer ve biz Anadolu'da yaşıyoruz. Bu topraklar çeşitli uygarlıkların kurulup geliştiği bir alan üzerindedir. Bu topraklarda kurulan devletlerin hemen hepsi dünyanın önemli olaylarında belirleyici olmuştur. Hitit, Lidya, Roma, Selçuklu, Osmanlı Devleti bunlar arasındadır. Bu topraklarda yaşayıp da yeterince etkin ve öncü rol oynayamayan devlet sadece biziz. Kuşkusuz, uygarlıkları yaratan topraklar değil, kültürümüzdür.
Bu, bilinen bir gerçekliktir. Dolayısıyla Türkiye'nin kendisinden önce gelenler gibi, bir süper devlet olmaması için her türlü çirkin girişim, entrika, terör, kriz... yaşatılıp duruyoruz. Bunlar, bize özellikle Batılı "dostlarımız” ve yerli işbirlikçileri tarafından yaşatılmaktadır. Cumhuriyet, sağlam temellerine rağmen ciddi tehditler altındadır.
Bir ülkenin geleceğinde eğitim önemli bir belirleyicidir. Eğitim geleceğin toplumunu hazırlar. Eğitimine sahip çıkmayan, yeterli kaynağı ayırmayan, üstelik eğitimden tasarruf yapan toplumların geleceğe güvenle bakmaya hakları yoktur. Sorun sadece kaynak ayırma sorunu da değildir. Toplum, "nasıl bir insan tipi yetiştirileceğini” belirlemeli ve eğitim sisteminin o insan tipinin yetişip yetişmediğini izlemelidir.
Millî eğitimin amaçları ve ders kitaplarına bakıldığında ulusal konular ve Atatürkçülüğün dikkate alındığını sanırsınız. Kitaplarda Atatürk'le ilgili epeyce yazı ve şiir vardır. Oysa giderek bir mankurtlar toplumu oluyoruz. Mankurtlaştırılamayanları yetiştirmek eğitimin görevi ise bu kadar mankurt nereden ve nasıl çıktı? Acaba kendimizi mi kandırıyoruz?
Türkiye yine çok cepheli bir ateş altında. Sürekli tehdit ve taciz altında tutuluyoruz. Ulusal reflekslerimiz yavaşlatılmak ve ulusal direncimiz kırılmak isteniyor. Bir şey yapmak için tehditlerin neler olduğunu bilmeliyiz. Bilirsek, önlemimizi alırız. Önce görmek ve tanımak gerekir. Görünen o ki, mankurtlaştırılıyoruz!
Ne Oldu Bize?
Şeref ayak altında haysiyet bitmiş,
Bizler böyle değildik ne oldu bize?
En şerefli varlık yok canavar yutmuş,
Bizler böyle değildik ne oldu bize?
Ar lağımlara düşmüş pislik akıyor,
Sözler hayasızca hep kötü kokuyor,
Gözler fuhuş çanağı sinsi bakıyor,
Ahlak bunlar değildi ne oldu bize?
Kadın eri kandırır erkek kadını,
Dilden düşürmez asla Allah adını,
Utanmadan konuşur zikir yadını,
Kur'an bunu demedi ne oldu bize?
Haysiyet cellat olmuş kelle vuruyor,
Aileler parçalı ruhça eriyor,
Çocuklar da sahipsiz şerre varıyor,
Dünler böyle değildi ne oldu bize?
Bir gayyaya düştük ki çıkamıyoruz,
Tövbe nehriyle benlik yıkamıyoruz,
Rahmani meş'aleyi yakamıyoruz,
Sapkınlık yolları hep yol oldu bize!
Büyüklerini bilmez edepten uzak,
Şeytanın kumpasları ayrı bir tuzak,
Olandan ders almadık bittik ne yazık,
Edep bunlar değildi ne oldu bize?
OSMANLI’YI KONYA KURDU
DOSTLARIN KALEMİNDEN (2)
DOSTLARIN KALEMİNDEN
SELÇUKYA, YENİ BİR PROJEYE DAHA İMZA ATTI
TÜRKLERDE EĞİTİM, EDEBİYAT VE ŞİİR
BAŞKASINI ELEŞTİRMEDEN ÖNCE KENDİMİZİ ELEŞTİRİYE TABİ TUTALIM
TEMİZ TOPLUM KUR’ANCA TEFEKKÜRLE MÜMKÜNDÜR
OKULLARDA ŞİİR SEVGİSİ
KUR’AN’A UYSAYDIK, BU BADİRELER GİRMEZDİK!
NEDEN BU HALE GELDİK?