MEVLANA’ NIN UNUTULMAMASININ NEDENLERİ

Gönüller sultanı Hz. Mevlana'nın 748. vuslat yıldönümü; "İrfan Vakti” ana temasıyla başladı. Alt temasını; "Bütün ilimlerin aslı, insanın kendisini bilmesidir” şeklinde belirlendi.

Dünyanın çeşitli ülkelerinden insanlar Hz. Mevlana'yı anmaya geliyor. Bu gelişte ana unsur; gönüllere girmek, "Yaratılanı severiz yaratandan ötürü” anlayışının hakim olmasıdır.

"Bütün ilimlerin aslı, insanın kendisini bilmesidir” ifadesi, ışığını; "nefsini bilen Rabbini bilir” den alır. Hz. Mevlana, bunu hayat veren prensip olarak ömür doyu kendisine şiar ednmiştir.

Ölümünden sonra yaklaşık sekiz yüzyıl geçmesine rağmen Mevlana unutulmamış, felsefesi kaybolmamıştır. Günümüzde, Mevlana'nın görüşlerini temel alarak kurulan Mevleviliğe tüm dünyada gönül veren insanlar vardır.

Her yıl, Türkiye‘ de birçok ülkeden katılımcıyla Mevlana günü düzenlenmekte, O' nun felsefesi ve eserleri tartışılmaktadır. Mevlana ölümünden sonra da insanları etkilemeye devam etmiştir. Allah ve insana duyduğu engin sevgiyi sanatla besleyip geliştiren Mevlana felsefesinden etkilenen ve en iyi biçimde özümseyen sayısız insan görürsünüz dünyada.

Mevlana, İslamiyeti, sadece Anadolu'ya değil, tüm dünyaya iletmede hoşgörüyü, insan sevgisini, barışı, kardeşliği, sevgiyi, Kur'an'a olan aşkını, peygamber muhabbetini… Kendisine rehber edinmiştir. Bugün, Mevlana hakkında yazılmış binlerce kitap, makale ve araştırma vardır. Günümüzün en gelişmiş iletişim sistemi olan internette Mevlana hakkında on binden fazla kaynak bulmak mümkündür. Bütün bunlar Mevlana'nın düşüncelerinin günümüzde de geçerliliğini koruduğunun kanıtıdır. Mevlana' nın unutulmamış olmasının en önemli nedenleri, düşüncelerinin evrensel olması ve düşüncelerini şiir yoluyla usta bir biçimde sunmasıdır.
Mevlana'nın felsefesi günümüzde de artan bir önemle varlığını sürdürmektedir. Ne yazık ki, geçen sekiz yüzyıl sonunda savaşlar ve kavgalar son bulmamış, Mevlana'nın sevgi ve hoşgörüyle son vermek istediği kin ve nefret varlığını sürdürmüştür.

Bugün dünyamızın birçok yerinde var olan ve insanlığı etkileyen ırkçılığa, şiddet ve hoşgörüsüzlüğe karşı; Mevlana'nın hoşgörülü ve barışçı felsefesi benimsenirse, evrensel barış bizlere çok uzak olmayacaktır. Özellikle, terör ve savaşın yoğun bir şekilde hissedildiği şu günlerde Mevlana düşüncesinin önemi daha çok ortaya çıkmaktadır.

Mevlana'nın çok önem verdiği ve tutkuyla bağlandığı insanlar, hala bu sevgiyi ve hoşgörüyü anlayamamış, kendi hayatlarına uygulayamamışlardır. Bu sebeple Mevlana felsefesinin tüm dünyaya tanıtımı ayrı bir önem kazanmıştır. Günümüzde artık insanların farklılıklarına hoşgörüyle bakabilmeyi ve birbirlerini sevebilmeyi öğrenmeleri gerekmektedir. Bunun için de Anadolu medeniyetinin kurucusu olan Mevlana öğretisi yaygınlaşmalıdır.
Mevlana ve felsefesi, bugün onu sevenlerin kalplerinde varlığını sürdürmektedir. Zaten kendidisi de bunun farkındadır. Şöyle der:

" Mezarımızı yerde aramayınız, bizim mezarımız bizi sevenlerin gönlündedir.”

"Sünneti ve topluluğu bırakan kişi, yırtıcı hayvanlarla dopdolu olan bir yerde kendi kanını dökmez de ne yapar?”

"Toprakta biten güller, mahvolur gider. Gönülde biten güllerse kalıcıdır ve ne hoştur.”

Yazarın Diğer Yazıları