Bir Kitap, Bir Dipnot ve Bir Medeniyet Meselesi
Özbekistan Mergilan Şehrinde Muhteşem Bir Merkez: Burhaneddin el-Marğinani İlim, Eğitim ve Turizm Külliyesi/ Kompleksi
AK Parti’nin Rantçı Şımarıkları
BEN İNSANIM
İSLÂMİ NATO’NUN AYAK SESLERİ
Türk Lirasıyla Yapılan Dış Ticarette Rekor Artış
ŞAKA MI, SAYGISIZLIK MI ???
Beşten Dördü Gitti, Biri Kaldı!
Mekke Anlaşması
ÇİN TİYATROSU VE BİZİM FİGÜRAN GAZETECİLER
ATA YURDU AYMANAS
OSMANLIDA BİR RAMAZAN NASIL GEÇERDİ?-2-
TÜRKİYE’NİN AFRO-AVRASYA’NIN BÜTÜN ENERJİ VE TEDARİK KORİDORLARINDA VE HATLARINDA YÜKSELEN GÜÇ ETKİSİNİN STRATEJİK GÜÇ ÇARPANI MİMARİSİ DAHA DA DERİNLEŞİYOR.
GENÇLİĞİMİZİ ve GELECEĞİMİZİ TEHDİT EDEN EN BÜYÜK TEHDİT UYUŞTURUCU BAĞIMLILIĞI BELASI
TOPLUMSAL YOZLAŞMA VE OKUL MEZUNİYET PARTİLERİ
Bu Ne Perhiz ? Bu Ne Lahana Turşusu ?
Konya’da iyi ki belediyeler var! Vatandaş ekmek ve etliekmek zammına tepkili…
AYDOĞDU’DAN DÜNYA BELEDİYELER BİRLİĞİ BAŞKANLIĞINA…
İĞNE ELİMDEYDİ, SÖKÜĞÜ GÖREMEDİM
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
Mevlana'yı iyi tanımak, O'nun tefekkür dünyasını bilebilmek için yetiştiği ortama bakmak lazımdır. Yetiştiği ortam nasıldı? Hangi ilmi süreçlerden geçti? Tefekkürünü oluşturan ve olgunlaştıran Hocaları kimdi? Neler öğrendi ve neler yaptı? Bunlar bize ışık tutacak niteliktedir.
Mevlana Celaleddin Rumi 1207 yılında Horasan'da doğdu. İlk derslerini bilginler sultanı ismiyle anılan babası Bahaeddin Veled'ten aldı. Tasavvuf düşüncesiyle iç içe büyüyen Mevlana bir Ahi olan Şems Tebrizi ile karşılaşınca kendi düşünceleri de şekillenmeye başladı. Mevlana Kur'an'a hayrandı. "Ben Kuran'ın bendesiyim” demekten hoşlanıyordu.
Bunun yanında, devrinin bütün sanat ve bilim hareketlerini takip ediyor, hadis, fıkıh gibi İslam bilgileri konularında çağının rakipsiz uzmanı sayılıyordu. Mevlana, 13. yüzyılda Moğol akınları yüzünden sarsılan Anadolu'nun acısını, insanlığı, hoşgörüyü ve barışı temel alan felsefesiyle hafifletti, yaraları sardı.
Bahaeddin Veled, Konya'da Altınapa (Altun-Aba/Altunpa) medresesinde iki yıl müderrislik yaptıktan sonra 23 Şubat 1231 tarihinde vefat etti. Bu sırada yirmi dört yaşında bulunan Mevlana, babasının yerine geçip müderrislik yapmaya başladı.
Ertesi yıl Mevlana'nın çocukluğu sırasında terbiyesiyle meşgul olan, Bahaeddin Veled'in müridlerinden Seyyid Burhaneddin Muhakkık-ı Tirmizi, şeyhini ziyaret etmek için Konya'ya geldi. Ancak burada şeyhinin vefat ettiğini öğrendi.
Seyyid Burhaneddin, Konya'ya gelince Larende'de (Karaman) bulunan Mevlana'ya mektup yazarak onu Konya'ya çağırmış, buluştuklarında babasının hem zahir, hem hal ilimlerinde kâmil bir şeyh olduğunu, kendisinin zahir ilimlerinde elde ettiği üstün dereceyi hal ilimlerinde de kazanması gerektiğini söylemiş, bunun üzerine Mevlana, Seyyid Burhaneddin'e mürid olup, dokuz yıl hizmet etmiştir.
Eflaki, Seyyid Burhaneddin'in, buluştuklarından bir yıl sonra Mevlana'yı zahir ilimlerinde (Müspet ilimlerde) daha da ilerlemesi için Şam'a gönderdiğini söyler.
Mevlana, Halep'te Hallaviye Medresesinde aynı zamanda şehrin yöneticisi olan Kemaleddin İbni Adim'den ders almıştır.
Mevlana'nın; Arap dili ve edebiyatı, Lugat, Fıkıh, Tefsir ve Hadis gibi ilimler başta olmak üzere akli ve nakli ilimlerden icazet aldığını söyleyen Sipehsalar, onun Şam'da Muhyiddin İbnü'l- Arabî, Sadeddin-i Hammuyi, Osman-ı Rumi (Türbesi Konya'da olup, Osman Rumi mahallesindedir), Evhadüddin-i Kirmani ve Sadreddin-i Konevi (Türbesi Konya'dadır. Kendi adıyla mahallede camiinin avlusunda yatmaktadır) ile uzun süre sohbet ettiğini belirtir.
Mevlana'nın babası Bahaeddin Veled, bulunduğu ve yolculuğu sırasında uğradığı şehirlerde daima devlet adamlarının ve ilim erbabının teveccühünü kazanmış bir zattı. Anadolu Selçuklularının en güçlü sultanlarından olan Alaaddin Keykubad I, Konya'daki ikameti esnasında ona büyük hürmet göstermiş, hatta onun müridi olmuştu.
Diğer Selçuklu sultanları, Mevlana'ya da hürmet göstermiş hatta Rükneddin Kılıçaslan, Mevlana'nın müridi ve "Oğul” diye hitap ettiği kişilerdendi.
Kaynak: MEVLANA'NIN TEFEKKÜR DÜNYASI/ Kazım Öztürk/ Tebeşir yayınları)
Gönüllere girmek, dünyaca sevilen, sayılan, ölümünün ardından hiçbir zaman unutulmayan kıymet olmak böyle bir şey. İlme eğilen, edep deryasına dalar. Ölümü Şeb-i Arus yapabilmek, her insana nasip olmaz.
Demek ki; "hamdım, piştim, yandım” diyebilmek için Mevlana'ca bir hayat tarzını benimsemek gerekmektedir.
Mevlana
Gönüller Sultanı Horasan eri,
Kur'an'ın bendesi aşkın neferi,
Ölüm gelene dek bitmez seferi,
Hicrette görürsün pir Mevlana'yı!
Akarsu misali cömerttir hali,
Kusuru örtmede gece misali,
Şeb-i Arus bilir Hakka visali,
İlahi meşk ile sar Mevlana'yı!
Sinelere ışık saçardı her an,
Masiva duygudan kaçardı her an,
Muhabbetullahı seçerdi her an,
İslam'ın yolunda gör Mevlana'yı!
Mesnevi şah eser, cana şifadır,
Divan ve Mektubat ruha gıdadır,
Mecalis-i Seb'a gönle sefadır,
Fihi ma fihine sor Mevlana'yı!
Geçmek istiyorsan nur denizinden,
Kurtulmaksa murat nar denizinden,
Güllere vuslatsa har denizinden…
Namazda bulursun er Mevlana'yı!
Tevazu deyince onu ararsın,
İnsan sevgisini ondan sorarsın,
Gönül fethetmeyi onda görürsün,
Sevgiyle sararsın yar Mevlana'yı!
Kibir kapısını berk ettiğinde,
Nefs-i emmareyi terk ettiğinde,
Makam-ı mahmudu fark ettiğinde,
Hale hale aşkla ör Mevlana'yı!ATA YURDU AYMANAS
MESELELERE KUR’AN PENCERESİNDEN BAKMAK
“BEN”LİKTEN, “BİZ”LİĞE
DURMADAN YAZIYORUM VE YAZACAĞIM
YER GÖK ALBAYRAKTI!
RABBİM, ÜLKEMİZİ HER TÜRLÜ MUSIBETTEN MUHAFAZA EYLE!
KONYA’MIZIN KIRMIZI GÜLÜ
KENTSEL DÖNÜŞÜM ÇALIŞMALARI
SEN SENİ BİL SEN SENİ
SELÇUKYA KÜLTÜR SANAT DERNEĞİ OLARAK BELEDİYELERDEN İSTEKLERİMİZ