MÜSLÜMANIN HAYATI HİCRETTİR
SAYGI DUYMAK BU KADAR MI ZOR ?
Hey Gidi Günler Hey!
HİCRET; MADDİ VE MANEVİ FEDAKÂRLIĞIN ZİRVESİDİR
Merkez Bankasının Önceliği Enflasyon
MİLLİ GÜVENLİK KONFERANSI: YENİ TÜRKİYE YÜZ YILI STRATEJİK DİNAMİKLERİNİN GÜNCELLENMESİ
İLAÇTA BAĞIMSIZLIK EN AZ SAVUNMA SANAYİİNDEKİ BAĞIMSIZLIK KADAR ÖNEMLİDİR
Necmeddin Kübra Uluslararası Sempozyumu ve Ebu Reyhan Biruni Ürgenç Devlet Üniversitesi
Zorunlu Eğitimi Kaldırdıktan Sonra Ne Olacak?
YAZMA ESERLERİN İZİNDE: KONYA’DAN DÜNYAYA UZANAN BİR HAFIZA KÖPRÜSÜ
EN İYİ ARKADAŞIM
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Yeni Konya bu şehrin kendisidir.
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
28 Şubat’ın Sivil Kahramanına Veda
TÜRKİYE – NATO ARASINDA SON VE BÜYÜK FİNAL
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
AKŞAM OLMAKTA
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
İnsana İyi Gelen Melodiler
5816 KALDIRILMALI MI?
Hicret; terk etmek, ayrılmak, ilgisini kesmek anlamındadır. Kişinin; herhangi bir şeyden bedenen, lisanen veya kalben ayrılıp uzaklaşması demektir. Ancak, hicret denilince ilk bakışta; bir yerin terk edilerek başka bir yere göç edilmesi olarak bilinir.
Genelde Müslüman olmayan bir ülkeden, Müslüman bir ülkeye gitmeyi, özel olarak Hz. Peygamberin ve Mekkeli Müslümanların Medine'ye göçünü ifade eder. Medine'ye göç eden Müslümanlara Muhacir, muhacirlere yardım eden Medineli Müslümanlara da; Ensar unvanı verilmiştir.
Bir hadiste; "Muhacir (Hicret eden), Allah'ın yasakladığı kötülük ve günahları terk eden kimsedir” denilmektedir. Bir başka hadiste ise; Hicret "kötü şeyleri terk etmek” anlamındadır.
Hicret; kötü şeyleri terk etmek, Allah uğrunda başka bir yere göç etmek, Allah'ın yasakladığı kötülük ve günahları terk etmek, kötü şeylerden uzak durmak gibi anlama da gelmektedir.
Mutasavvıflar, hicret kavramını hem; "haramları terk edip, kötülüklerden uzaklaşmak” hem de; "nefsi terbiye etmek maksadıyla yolculuğa çıkmak” veya "kalben ve zihnen halkı terk etmek” anlamında kullanmışlardır.
Kur'an-ı Kerim, Hz. Peygamberden önceki dönemlerde de peygamberlerin ve onlara inanan insanların, kâfirlerce hicret etmeye zorlandıklarından ve bunların, inançları uğrunda yurtlarını bırakıp, başka yerlere gittiklerini anlatır. Hz. İbrahim, kavminin kendisini ateşte yakma girişiminin ardından; "Doğrusu ben, Rabbimin emrettiği yere hicret ediyorum” demiş ve önce Filistin, ardından Mısır'a göç edip, daha sonra da Ken'an diyarına yerleşmiştir.
Hz. İbrahim ile beraber Filistin'e kadar bu hicrete katılan Hz. Lut, peygamberlik görevini yaparken kâfirlerin azgınlık ve ahlaksızlıkları karşısında Cenabı Hak'tan aldığı emirle bir gece vakti inananlarla birlikte yurdundan çıkmış, arkasına dönüp bakmadan, gitmesi istenilen yere gitmişti. Hz. Şuayp peygambere kavminin ileri gelen kibirlileri; "Ey Şuayp! Kesinlikle seni ve seninle beraber iman edenleri memleketimizden çıkaracağız yahut dinimize döneceksiniz” demişler, onu ve müminleri hicrete zorlamışlardı.
Hz. Musa, Allah'ın emriyle geceleyin Mısır'dan yola çıkardığı İsrail oğullarını göç ettirmeyi başarmış, peşlerine düşen Firavun ve ordusu ise, denizde boğulmuştu.
Hicret, bütün peygamberlerin hayatında vardır. Tarihte; "Nuh, Âd ve Semud kavimlerinin kâfir olanlarının; "elbette sizi yurdumuzdan çıkaracağız ya da mutlaka dinimize döneceksiniz” dedikleri kayıtlıdır.
Hz. Peygamber ve kendisine inananlar da, daha önceki peygamberler ve ümmetlerinin âkıbetine uğramışlardır. Mekke Müşrikleri, sevgililer sevgilisi Hz. Peygamber'e karşı İslamiyet'i tebliğ etmeye başladığı andan itibaren olumsuz bir tavır takınmışlardır. Mekke müşrikleri, sevgili peygamberimize karşı İslamiyet'i tebliğ etmeye başladığı andan itibaren olumsuz tavır takındılar. Bu tavır, sadece İslam'ı reddetmekten ibaret kalmadı. Sevgililer sevgilisi; alay edildi, ona inananlara baskı uygulandı ve bu baskılar, İslamiyet'in Mekke'de yayılmaya başlaması üzerine eziyet ve işkenceye dönüştü. Ammar bin Yasir'in babası Yasir ve annesi Sümeyye işkenceyle öldürüldü.
Hicret; geçmişte kalan bir şey değil, hala insanlık tarihini etkilemeye devam eden bir olay olarak özel bir zaman diliminin oluşmasına yol açmaktadır. Kur'an'da, "fi sebilillah” ifadeleri vardır. Anlamı; Allah yolunda demektir. Allah yolu, dünya kurulduğu andan itibaren kıyamete kadar süreceğine göre, kıyamete kadar hicret devam edecek demektir. Her insan, Allah yolunda olmaya ve kalmaya devam etmek zorundadır. Hiçbir insan, Allah'ın ilahi kurallarının dışında değildir ve olamaz da. Tabir yerindeyse, Allah'ın ilahi kanunları bizi çepeçevre kuşatmıştır. Ya bu dünyada onlara uygun davranır, hayatımızı düzene sokarız, ya da sonuç felaket olur! Kimsenin, "ben Allah'ın kuralını tanımıyorum, Allah'ı kabul etmiyorum” deme lüksüne sahip değildir.
"Hicret, haramdan helale gitmektir. Hicret; Allah'ın yasakladığı şeylerden uzak durmak…” gibi birçok yorum yapılacak! Hatta bu başlığı; "Hizmetimiz Kime?” ,”Kime yolculuk yapıyoruz?”, "Kimin düdüğünü öttürüyoruz? Diye de söyleyebiliriz!
Gerçekten biz Müslümanlar, daha doğrusu "Müslümanım” deyip de Müslümanlığı içine sindiremeyen, Kur'an hükümleri dudaktan aşağı inmeyen, riyakârca tavır sergileyenlerin hicreti kime? Paraya mı? Mala mı? Kadına mı? Makam ve mevkie mi? Hırs ve tamaha mı? Bencilliğe mi? Çıkarcılığa mı? Münafıklığa mı? Firavun'a mı? Nemrut ve Nemrutlaşanlara mı?...
Muharrem ayı, Hicret ayı! Muharrem ayı; İslam dünyasını derinden yaralayan, fitnenin, münafıklığın, siyasi çekişmelerin, kan dökmenin adeta caiz kılındığı Kerbela hamakatına düşmememiz şarttır.
Muharrem ayında neden oruç tutarız? Nefsimizi kötülüklerden, şeytanın iğvasından, kötü dürtülerden uzak kılmak, melekler gibi olup asla yanlış yapmamak, el ele gönül gönle verip birliğimizi, dirliğimizi sağlamak için değil mi?
Hicret
Rabbe giden yolda, kutlu alamet,
Ebedi mutluluk, özgünlük hicret,
Şerri yakan elde, sonsuz selamet,
Bitmez mücadele, düzgünlük hicret!
İnsanlığa bakış, bitmez tebessüm,
Cehaleti yıkış, mutlu bir mevsim,
Pınardaki akış, cennetten tesnim,
Şirke müdahale, dizginlik hicret!
Vefakâr kalmaktır, Allah sözünde,
Hak yolda ölmektir, Kur'an izinde,
Dünyadan olmaktır, sevgi özünde,
Akıldan üstün yer, sezginlik hicret!
İslam'ı terk etmek, esaret verir,
Vuslata gark etmek, cesaret verir,
Kötüye berk etmek, metanet verir,
Kirden damla damla, süzgünlük hicret!
Semavatın aşkı, nurudur bu fer,
Haktan gelen ödül, sunulan sefer,
Dava omuzlayan, kahraman nefer,
Süraka'ya bir ders, bozgunluk hicret!
Kalbi kinle dolu, müşrik güruhun,
Hüda hediyesi, bitmez sürurun,
Medeniyet yolu, açan o nurun,
Karanlık kalana, bezginlik hicret!
HAYATIMIZI NASIL GEÇİRİYORUZ?
HAYAT DEDİĞİMİZ
ACI BAŞLANGIÇ, HAYIRLI SONUÇ!
YAZMAK, DÜNYANIN EN MUTLULUK VEREN İŞİ
AHVALİMİZ
OLAYLARDAN DERS ALMIYORUZ!
ÇEVRE VE EKOLOJİ
SAMİMİYET
ALLAH VAR, ATEİZM YOK!
OSMANLI’YI KONYA KURDU