SELÇUKYA AKLINI TERLETMEYE DEVAM EDİYOR!
Şehir Diplomasisinde Tarihi Konya Zaferi
KIYAMETE KADAR TÜRKLERE VERİLEN GÖREV “KÂBE MUHAFIZLIĞI”
Cevher mi, Cüruf mu, Köpük müyüz?
BU ONUR KONYA’NIN, BU BAŞARI UĞUR İBRAHİM ALTAY’IN
IBAN hesaplarıyla ilgili yeni düzenleme yolda
TÜRKİYE’NİN ÇELİK ZIRHI: CUMHUR İTTİFAKI...
Mezuniyet Törenleri ve İkiyüzlülüğümüz
TOPRAĞINI KAYBEDEN GELECEĞİNİ KAYBEDER
AŞÛRE GÜNÜ VE KANAYAN YARAMIZ KERBELA
“İYİ Kİ VARSINIZ“
Selçuklu Konferansları ve Ölümsüzleşen Mirası
Necmeddin Kübra Uluslararası Sempozyumu ve Ebu Reyhan Biruni Ürgenç Devlet Üniversitesi
EN İYİ ARKADAŞIM
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
AKŞAM OLMAKTA
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
Hz. Âdem'den beri insanlar aynı insanlar. Çağ ne kadar değişse de, zaman ne nedenli başka bir yöne doğru değişim geçirse de, asırlar yüzyıllar birbirini takip etse de…insan yina aynı insan!
Bedenen bir deişikliği yok. Asıl değişiklik zihniyette. Yabancıların; "mentalite” dedikleri; aklı terletmek, düşünce geliştirmek, fikir üretmek, beyni fikirle yormak…dediğimiz bir hususu son zamanlarda göremiyorum. Özellikle; ilim, fikir, düşünce insanlarında böyle güzelliklere imza atanların sayısı az desem bana kızar mısınız?
"Eskiden” diye söz başlar ve dünü hasretle, özlemle yad ederdik. Şöyle hayıflanırdık; "Ah o eski bayramlar, nerede kaldı o Kandiller, bayram ziyaretleri, aile sohbetleri, baba nasihatları…” gerçekten o günler geri gelmez mi? Mazide kaldı dediklerimizi bugüne taşıyamaz mıyız?
Her şeyi dilimizde mi bırakacağız? Hiç gayret etmeyecek, elimizi taşın altına sokmayacak mıyız? Allah'ın:
"Ben cinleri ve insanları yalnızca bana ibadet etsinler diye yarattım” ilkesine kulak vermeyecek miyiz? Allah'ı sadece sıkıntıya girdiğimiz, felakete düçar olduğumuz zaman mı hatırlayacağız? Rahat anımızda, zenginlik durumunda, huzurlu iken Allah'ı yok mu sayacağız?
Hiç unutmam biri komşum bana şöyle demişti:
"Kazım, artık emekli oldun, evin var, araban da var… hala namaz kılmaya, Kur'an okumaya, oruç tutmaya… devam mı edeceksin?” Dahası var; "Kur'an'dan, Peygamberden söz edince; "Yahu sen ne diyorsun, Nutuk dururken bunlara inanılır mı? Kur'an'le hükmedilir mi? Bunlar çağdışı kalmış hurafeler” hafızamdan hiç gitmeyen, unutamadığım acaip bir konuşmaydı!
Halbuki Rabbimiz, insanı en mükemmel surette yarattı. Şöyle buyurur:
"Biz insanı ahsen-i takvim üzere yarattık. Sonra onu esfel-i safiline indirdik. Ancak; iman eden, amel-i salih (İyi davranış, ahlaklı ve insanlığa yararlı işler) yapanlar böyle değildir. Onlar için kesintisiz bir mükafat vardır.”
Demek ki, iman ve amel-i salih olmadan eşref-i mahlukat olunmuyor aksine esfel-i safiline yuvarlanılıyor. Dünyada iken inanmazsak akıbetimizin çok kötü olacağı, attığımız taşın ileri girmeyeceği açık ve net biçimde belirtiliyor.
Neden Bu Haldeyiz?
Aklı eren aradım yıllarca bulamadım,
Hacalete bizleri kimler getirdi neden?
Bunca kitap okudum bir cevap alamadım,
Cehalete bizleri kimler getirdi neden?
Cami minaresinden seslenirken ezanım,
Mana pınarlarından beslenirken bu canım,
Hüzünlü sol tarafım gözyaşıyla giryanım,
Felakete bizleri kimler götürdü neden?
Sevgi ile başlayıp birlik ile sürerken,
Hakkın hakikatleri dirlik ile sürerken,
İslam'ın gür sedası varlık ile sürerken,
Sefalete bizleri kimler getirdi neden?
Yalan bir ayrık otu yolunmuyor bir türlü,
Doğru sözün yanına varılmıyor bir türlü,
Hakikisi hangisi görülmüyor bir türlü,
Rezalete bizleri kimler getirdi neden?
Fikir rafta aslı sorular soru içinde,
Tarihin yok mu aslı zorun zoru içinde,SELÇUKYA AKLINI TERLETMEYE DEVAM EDİYOR!
BİLMEK YETMİYOR
DÜNYAYA GELMEKLE İŞ BİTMİYOR
UBUNTU
ULUSLARARASI İSLÂMÎ İSTİŞARE
MÜSLÜMANIN HAYATI HİCRETTİR
HAYATIMIZI NASIL GEÇİRİYORUZ?
HAYAT DEDİĞİMİZ
ACI BAŞLANGIÇ, HAYIRLI SONUÇ!
YAZMAK, DÜNYANIN EN MUTLULUK VEREN İŞİ