İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
Kültürel Hegemonya Çatırdarken
Ramazan İkliminde Bir Hatırlayış: Tahir Büyükkörükçü’nün vefatının 15. Yılı -1-
O KADAR MI ZOR?
Taşkent’te Muhteşem Bir Kompleks: İslam Medeniyet Merkezi
KUR’AN’A GÖRE AMEL EDENLER YÜKSELİR, ETMEYENLER DE ALÇALIR
İŞTE KULUM
Seküler Ahmaklığın NEET İhaneti
Haydutlar küresel ekonomiyi yangın yerine çevirdiler
ÇIVIT
İhtiyarlar Cennete Giremez!
Müslümanların Büyük İmtihanı “Ne tarafta yer alacağız?”
Eski Konyaspor ruhu, bu
ÇOCUKLAR İLAHİLER EŞLİĞİNDE ALLAH DİYOR NAMAZA KOŞUYOR, BAZILARI NEDEN RAHATSIZ OLUYOR?
Yaş Almak mı, Derinleşmek mi?
İFTAR VAKTİ
İNSANLIĞA DÜŞMAN ŞETAN VE ONUN ASKERLERİ
Konyaspo’dan Görkemli Galibiyet
ANNECİĞİM
Plaka basım atölyesinde yeni dönem
HEPİMİZ ÇARKIN İÇİNDEYİZ
Sosyal Medya: Abartı, Algı ve Sessiz Soygun
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KÜLTÜR VE EDEBİYAT MERKEZLERİ ve TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ KONYA ŞUBESİ ÖRNEĞİ
BATILILARIN KİRLETİLMİŞ MENDİLLERİ: TERÖR ÖRGÜTLERİ
KAYGI
Ayaz Ata ve Nardugan
EĞİTİMDE BİR MİLAT BAŞLAMALI MI?
Düşünmeden ve sormadan edemiyorum; "Ahlakî tavır sergilemek, insanlık vasfına sahip olmak, doğruya doğru, yanlışa yanlış demek, olduğumuz gibi görünmek, yapmadıklarımızı söylememek, samimi olmak…” o kadar mı zor?
Neden kendimizi kolaylığa değil de, zorluklara hapsediyoruz? Niçin tertemiz olan yaratılışımızı; yalanla, iftirayla, olmadık şeylerle meşgul ediyoruz? Hayat bu mu sizce? Üç günlük dünyada herkese ayak bağı olmak, aslı astarı olmayan söz ve davranışlarla insanları yanıltmak, hizmet edenlerin ayakları altına karpuz kabuğu yerleştirmek, paranın, makamın, gücün esiri olmak…siz buna hayat mı diyorsunuz?
İnsanlık değerlerimiz nereye gitti? Hiç düşünmüyor muyuz; ilerde komşumuzun, dostumuzun, arkadaşımızın, eşimizin, evladımızın, sevdiklerimizin yüzüne nasıl bakarız diye?
Aklımızın ucundan geçmiyor mu; eden bulur, men dakka dukka, alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste, etme bulma dünyası…sözleri?
Niçin satılıyoruz dünyalıklara? Ne hakla temiz toplumu kirletiyoruz? Niçin haram lokmaya tevessül ediyoruz?
Kur'an'daki emirlerin hiç birisi bizim gücümüzü aşan şeyler değil. Rabbimiz kuluna zorluğu değil, kolaylığı emrediyor. Cennete girmek kolay ve bedava. Aksine Cehennem hem zor ve hem de parayla. Şeytanın yolları cazip, gösterişli, aldatıcı. Hiçbir şey bizim değil; bedenimiz, malımız, mülkümüz, servetimiz, makamımız… Rabbimiz bize bunları emaneten verdi. Günü gelince alacak ve hesabını soracak.
Sevgili peygamberimiz şöyle der:
"Beş şey gelmeden önce beş şeyin kıymetini bilin; Yaşlılık gelmeden gençliğin, Fakirlik gelmeden zenginliğin, meşguliyet gelmeden boş vaktin, hastalık gelmeden sağlığın, ölüm gelmeden hayatın”
Doğruluk yaratılış olarak özümüzde bulunan bir cevherdir. Yalan sonradan arız olan geçici ve kalbi karartan hastalıktır. Bilmeden konuşmak, mesnetsiz söz söylemek; insanları yaralayan ve bize büyük badireler açan bir başka toplumsal maraz. Kur'an'ın yasakladığı her şey, önce kendi bünyemize sonra topluma zarar veren, birliği, huzuru, barışı bozan kötü uygulamalardır. Onun için Rabbimiz şöyle der:
"Niçin yapmadığınızı söylersiniz?” "Bilgin olmayan bir şeyin ardına düşme, zira göz, kalp ve dil yaptığından sorumludur.” "Belgesiz konuşmayın.” "Bir fasık (günahkâr, inançsız, münkir) haber getirdiği zaman onu araştırın.” "İnananlar ancak kardeştir.”…
Evet aklımızı terletelim, alnımıza; yalanlarla, iftiralarla, bühtanlarla kara leke sürmeyelim. Toplumda değerimiz kaybolmasın, kıymette düşmeyelim, insanlıkta sınıfta kalmayalım.
Elde Ne Kaldı?
Herkes çekilirken bir bir dünyadan,
Hayalden, rüyadan elde ne kaldı,?
Malların ne oldu, servetin hani?
Söylesene şimdi, elde ne kaldı?
Kokuşmuş bir damla sudan oluştun,
Masivaya koştun, boşa çalıştın,
Hayatın bitti toprakla buluştun,
Söylesene şimdi, elde ne kaldı?
Gözyaşı silmedi paralar, pullar,
Çare bulamadı gittiği yollar,
Hakkı söylemedi ağızda diller,
Söylesene şimdi elde ne kaldı?
Rab herkese şah damarından yakın!
Gezin görün, mezarlara bir bakın,
Vakti gelen gidiyor akın akın,
Söylesene şimdi elde ne kaldı?
Övünmeyesin!
Rabbe ulaşacak sonu bu yolun,
Hakikatten uzak ne olur halin?
Kaybolur kuvvetin, solar cemalin,
Makamla, mansıpla avunmayasın!
Yaşlanınca oluyorsun tarumar,
Her mevsimin başka güzelliği var,
Ömür denen şeyden edince zarar,
Sakın "eyvah” diye dövünmeyesin!
Yalan dünyada var mı baki kalan?
İster padişah ol, istersen sultan,
Ecel nerde olsa buluyor her an,
Kurtulurum diye sevinmeyesin!
Var eylemiştir bizi Rabbim yoktan,
Kulların kaderi yazılır Haktan,
Davet edilince gidersin çoktan,
Gerçek olmayanı savunmayasın!
Kazımî, kaçışın var mı ecelden?
Allah takdir etmiş bunu ezelden,
Ölümü hatırlayıver tez elden,
Ebediyim diye övünmeyesin!
ŞİMDİ NE OLACAK?
50 YILLIK YAZARLIK HAYATIM VE ŞİİR ÇALIŞMALARIM
BİR CUMA OLAYI VE OKULLARDA RAMAZAN ETKİNLİKLERİNİN ÖNEMİ
ARINMA ZAMANI
AKLINI VE ALNINI TERLETENLER
TEMİZ TOPLUM; ALLAH DUYGUSUYLA MEYDANA GELİR
KANALİZASYON PATLADI!
BERAT ETMEK İÇİN ÇABAMIZ VAR MI?
KÜLTÜRDE KONYA FARKI
İRFAN SOFRASINDA BULUŞMAK