MÜSLÜMANIN HAYATI HİCRETTİR
SAYGI DUYMAK BU KADAR MI ZOR ?
Hey Gidi Günler Hey!
HİCRET; MADDİ VE MANEVİ FEDAKÂRLIĞIN ZİRVESİDİR
Merkez Bankasının Önceliği Enflasyon
MİLLİ GÜVENLİK KONFERANSI: YENİ TÜRKİYE YÜZ YILI STRATEJİK DİNAMİKLERİNİN GÜNCELLENMESİ
İLAÇTA BAĞIMSIZLIK EN AZ SAVUNMA SANAYİİNDEKİ BAĞIMSIZLIK KADAR ÖNEMLİDİR
Necmeddin Kübra Uluslararası Sempozyumu ve Ebu Reyhan Biruni Ürgenç Devlet Üniversitesi
Zorunlu Eğitimi Kaldırdıktan Sonra Ne Olacak?
YAZMA ESERLERİN İZİNDE: KONYA’DAN DÜNYAYA UZANAN BİR HAFIZA KÖPRÜSÜ
EN İYİ ARKADAŞIM
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Yeni Konya bu şehrin kendisidir.
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
28 Şubat’ın Sivil Kahramanına Veda
TÜRKİYE – NATO ARASINDA SON VE BÜYÜK FİNAL
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
AKŞAM OLMAKTA
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
İnsana İyi Gelen Melodiler
5816 KALDIRILMALI MI?
Düşünmeden ve sormadan edemiyorum; "Ahlakî tavır sergilemek, insanlık vasfına sahip olmak, doğruya doğru, yanlışa yanlış demek, olduğumuz gibi görünmek, yapmadıklarımızı söylememek, samimi olmak…” o kadar mı zor?
Neden kendimizi kolaylığa değil de, zorluklara hapsediyoruz? Niçin tertemiz olan yaratılışımızı; yalanla, iftirayla, olmadık şeylerle meşgul ediyoruz? Hayat bu mu sizce? Üç günlük dünyada herkese ayak bağı olmak, aslı astarı olmayan söz ve davranışlarla insanları yanıltmak, hizmet edenlerin ayakları altına karpuz kabuğu yerleştirmek, paranın, makamın, gücün esiri olmak…siz buna hayat mı diyorsunuz?
İnsanlık değerlerimiz nereye gitti? Hiç düşünmüyor muyuz; ilerde komşumuzun, dostumuzun, arkadaşımızın, eşimizin, evladımızın, sevdiklerimizin yüzüne nasıl bakarız diye?
Aklımızın ucundan geçmiyor mu; eden bulur, men dakka dukka, alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste, etme bulma dünyası…sözleri?
Niçin satılıyoruz dünyalıklara? Ne hakla temiz toplumu kirletiyoruz? Niçin haram lokmaya tevessül ediyoruz?
Kur'an'daki emirlerin hiç birisi bizim gücümüzü aşan şeyler değil. Rabbimiz kuluna zorluğu değil, kolaylığı emrediyor. Cennete girmek kolay ve bedava. Aksine Cehennem hem zor ve hem de parayla. Şeytanın yolları cazip, gösterişli, aldatıcı. Hiçbir şey bizim değil; bedenimiz, malımız, mülkümüz, servetimiz, makamımız… Rabbimiz bize bunları emaneten verdi. Günü gelince alacak ve hesabını soracak.
Sevgili peygamberimiz şöyle der:
"Beş şey gelmeden önce beş şeyin kıymetini bilin; Yaşlılık gelmeden gençliğin, Fakirlik gelmeden zenginliğin, meşguliyet gelmeden boş vaktin, hastalık gelmeden sağlığın, ölüm gelmeden hayatın”
Doğruluk yaratılış olarak özümüzde bulunan bir cevherdir. Yalan sonradan arız olan geçici ve kalbi karartan hastalıktır. Bilmeden konuşmak, mesnetsiz söz söylemek; insanları yaralayan ve bize büyük badireler açan bir başka toplumsal maraz. Kur'an'ın yasakladığı her şey, önce kendi bünyemize sonra topluma zarar veren, birliği, huzuru, barışı bozan kötü uygulamalardır. Onun için Rabbimiz şöyle der:
"Niçin yapmadığınızı söylersiniz?” "Bilgin olmayan bir şeyin ardına düşme, zira göz, kalp ve dil yaptığından sorumludur.” "Belgesiz konuşmayın.” "Bir fasık (günahkâr, inançsız, münkir) haber getirdiği zaman onu araştırın.” "İnananlar ancak kardeştir.”…
Evet aklımızı terletelim, alnımıza; yalanlarla, iftiralarla, bühtanlarla kara leke sürmeyelim. Toplumda değerimiz kaybolmasın, kıymette düşmeyelim, insanlıkta sınıfta kalmayalım.
Elde Ne Kaldı?
Herkes çekilirken bir bir dünyadan,
Hayalden, rüyadan elde ne kaldı,?
Malların ne oldu, servetin hani?
Söylesene şimdi, elde ne kaldı?
Kokuşmuş bir damla sudan oluştun,
Masivaya koştun, boşa çalıştın,
Hayatın bitti toprakla buluştun,
Söylesene şimdi, elde ne kaldı?
Gözyaşı silmedi paralar, pullar,
Çare bulamadı gittiği yollar,
Hakkı söylemedi ağızda diller,
Söylesene şimdi elde ne kaldı?
Rab herkese şah damarından yakın!
Gezin görün, mezarlara bir bakın,
Vakti gelen gidiyor akın akın,
Söylesene şimdi elde ne kaldı?
Övünmeyesin!
Rabbe ulaşacak sonu bu yolun,
Hakikatten uzak ne olur halin?
Kaybolur kuvvetin, solar cemalin,
Makamla, mansıpla avunmayasın!
Yaşlanınca oluyorsun tarumar,
Her mevsimin başka güzelliği var,
Ömür denen şeyden edince zarar,
Sakın "eyvah” diye dövünmeyesin!
Yalan dünyada var mı baki kalan?
İster padişah ol, istersen sultan,
Ecel nerde olsa buluyor her an,
Kurtulurum diye sevinmeyesin!
Var eylemiştir bizi Rabbim yoktan,
Kulların kaderi yazılır Haktan,
Davet edilince gidersin çoktan,
Gerçek olmayanı savunmayasın!
Kazımî, kaçışın var mı ecelden?
Allah takdir etmiş bunu ezelden,
Ölümü hatırlayıver tez elden,
Ebediyim diye övünmeyesin!
MÜSLÜMANIN HAYATI HİCRETTİR
HAYATIMIZI NASIL GEÇİRİYORUZ?
HAYAT DEDİĞİMİZ
ACI BAŞLANGIÇ, HAYIRLI SONUÇ!
YAZMAK, DÜNYANIN EN MUTLULUK VEREN İŞİ
AHVALİMİZ
OLAYLARDAN DERS ALMIYORUZ!
ÇEVRE VE EKOLOJİ
SAMİMİYET
ALLAH VAR, ATEİZM YOK!