Bir Kitap, Bir Dipnot ve Bir Medeniyet Meselesi
Özbekistan Mergilan Şehrinde Muhteşem Bir Merkez: Burhaneddin el-Marğinani İlim, Eğitim ve Turizm Külliyesi/ Kompleksi
AK Parti’nin Rantçı Şımarıkları
BEN İNSANIM
İSLÂMİ NATO’NUN AYAK SESLERİ
Türk Lirasıyla Yapılan Dış Ticarette Rekor Artış
ŞAKA MI, SAYGISIZLIK MI ???
Beşten Dördü Gitti, Biri Kaldı!
Mekke Anlaşması
ÇİN TİYATROSU VE BİZİM FİGÜRAN GAZETECİLER
ATA YURDU AYMANAS
OSMANLIDA BİR RAMAZAN NASIL GEÇERDİ?-2-
TÜRKİYE’NİN AFRO-AVRASYA’NIN BÜTÜN ENERJİ VE TEDARİK KORİDORLARINDA VE HATLARINDA YÜKSELEN GÜÇ ETKİSİNİN STRATEJİK GÜÇ ÇARPANI MİMARİSİ DAHA DA DERİNLEŞİYOR.
GENÇLİĞİMİZİ ve GELECEĞİMİZİ TEHDİT EDEN EN BÜYÜK TEHDİT UYUŞTURUCU BAĞIMLILIĞI BELASI
TOPLUMSAL YOZLAŞMA VE OKUL MEZUNİYET PARTİLERİ
Bu Ne Perhiz ? Bu Ne Lahana Turşusu ?
Konya’da iyi ki belediyeler var! Vatandaş ekmek ve etliekmek zammına tepkili…
AYDOĞDU’DAN DÜNYA BELEDİYELER BİRLİĞİ BAŞKANLIĞINA…
İĞNE ELİMDEYDİ, SÖKÜĞÜ GÖREMEDİM
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
Her yerde kar var. Kış mevsimi kendisini iyiden iyiye belli etti. Yollar sisli, yollar karanlık, yollar dibi görünmeyen kaba benziyor. Buzlanmaların ardı arkası kesilmiyor.
İnsanlık da kış mevsimindeki gibi buzlanmaya doğru gidiyor. Hatta gidiyor ne kelime, gitti bile. Sözler buz, davranışlar buz, eller buz. Konuşmalarda tipi var, bora var, fırtına var. Dokunanı deviriyor. Acı soğuk misali kime, hangi cana rast gelse alıp götürüyor.
Ağızların ayarı bozuldu. Ne dediğini bilmiyor insanların çoğu. Dostlukmuş, arkadaşlıkmış, samimiyetmiş… hak getire. Bu kelimelerin artık miadı doldu. Sıcak muhabbetler, yerini buz kalıplarının içine koydu. O yüzden sevgilerin, saygının, hak ve hukukun, kariyerin, ilmin, ahlakın, edebin, irfanın, iz'anın devri geçti!
İnsanlık bir gayyaya doğru hızla ilerliyor. Adeta freni boşalmış, hızla giden bir aracın yokuş aşağı gittiği gibi. Nerede duracağı, nereye çarpacağı, nasıl olacağı belli değil. Bir yerde duracak ama nasıl? Kime, kimlere çarparak?...
"Sosyalleşme” yerini "ferdileşme”ye doğru çekiyor. İnsanlar yalnızlaşıyor, tek başına kalıyor. Sessiz, sedasız, hissiz, kelamsız, selam ve sabahsızlığı seviyor. O eski; muhabbetler yok artık. Karşılaşılınca; "selamün aleyküm”ler, "merhaba”lar, "Nasılsın” ların yerinde yeller esiyor.
Herkes birbirine yabancılaşmış. Akrabalık bağları kopmuş, aile temelden sarsılmış. Anne, baba evladını gözünü kırpmadan öldürebiliyor. Kız çocuklarının ahvali aynen Mekke döneminin Cahiliye toplumundaki gibi hatta ondan da beter bir durumda.
Evliliklerin esamisi okunmuyor. "Dini nikâh” alet ediliyor. Nikâhsız evliliklerin haddi hesabı yok. Evlilik dışı ilşkilerden doğanların sayısı gün geçtikçe artıyor. Gençlerimiz evllenmekten korkuyor.
"Terbiye”, "Ahlak” "Edep”, "Utanma”, "Arlanma”… zamanı geçmiş bir kavram niteliği taşıyor!
Çok mu karamsar bir tablo çizdim? Moralinizi mi bozdum? Neden böyle şeyleri mi söyledim? Toplumdan yansıyanlar bunlar. Gözümüze takılanlar. Her birimizin tanık olduğu, yakınımızdaki, mahallemizdeki, sokağımızdaki, hatta akrabalarımızda görüp yaşadıklarımız.
Bu ahvalden nasıl mı kurtuluruz? Kolay, hem de çok kolay. Öncelikle Rabbimizin talimatı olan Kur'an'a gönül vererek, imanda samimi olarak, Kur'an'ın açıklayıcısı ve hayatına uygulayıcısı olan sevgili Peygamberimizin hayatını örnek alarak. Dünyada gelmiş geçmiş peygamber ve Allah dostlarının gittiği yoldan giderek.
Ensar Olamadık!
Ensar muhacirle, nasıl kardeşti?
Hepsi gerçek dosttu, akrandı eşti.
Elleri değil de, ruhlar birleşti,
Biz hala bir Ensar, olamadık ki!
"Müslümanlar kardeş”, der Kur'an'ımız,
"En güzelini ser”, der Furkan'ımız,
"Helal olanı ver”, der Rahman'ımız,
Biz hala Kur'an'la, dolamadık ki!
Mümini döveriz, dine söveriz,
Batıla; "gel, gel” der, Hakkı kovarız,
Hakikate bakmaz, yalan severiz,
Samimi Müslüman, kalamadık ki!
İnançlar kâğıtta, uygulanma yok,
Gözyaşı ağıtta, duygulanma yok,
Gerçeğe bakıp da, sorgulanma yok,
Hakikati asla, bulamadık ki!
Nebiyi dinledik, ashabı da hep,
Tâbiyi dinledik, ahbabı da hep,
Veliyi belledik, erbabı da hep,
Hiç birisinden ders, alamadık ki!
Kaybettik!
Hoş kahveler içtik, dost hanesinden,
Telve dilde kaldı, nazı kaybettik,
Muhabbete daldık, şahanesinden,
Dost mazide kaldı, özü kaybettik!
Çok yakılar sardık, dert gitsin diye,
Merhemlerden sürdük, berkitsin diye,
Onulmaz yarayı, terk etsin diye,
Güzel temenniyi, sözü kaybettik!
Eğlendik ve güldük, safiyane hep,
Canana göz olduk, sahiyane hep,
Ahbaba can bulduk, dahiyane hep,
Sabırlarımızı, nazı kaybettik!
Gülmeyi kâr kıldık, mutlu gün için,
Maskeyi yar bildik, kutlu gün için,
Dostla bahar bulduk, tatlı gün için,
Sevinç tasa oldu, bizi kaybettik!
Kalp sevgiyi sildi, tekliyor şimdi,
Sevgi rafta kaldı, bekliyor şimdi,
Nadide yerinde, saklıyor şimdi,
Hasretler içinde, sizi kaybettik! (02 ŞUBAT 2023)
ATA YURDU AYMANAS
MESELELERE KUR’AN PENCERESİNDEN BAKMAK
“BEN”LİKTEN, “BİZ”LİĞE
DURMADAN YAZIYORUM VE YAZACAĞIM
YER GÖK ALBAYRAKTI!
RABBİM, ÜLKEMİZİ HER TÜRLÜ MUSIBETTEN MUHAFAZA EYLE!
KONYA’MIZIN KIRMIZI GÜLÜ
KENTSEL DÖNÜŞÜM ÇALIŞMALARI
SEN SENİ BİL SEN SENİ
SELÇUKYA KÜLTÜR SANAT DERNEĞİ OLARAK BELEDİYELERDEN İSTEKLERİMİZ