RAMAZAN SOHBETLERİ (7)

"Ey iman edenler! Sabrederek ve namaz kılarak Allah'tan yardım dileyin. Şüphe yok ki Allah sabredenlerle beraberdir.” (Bakara/ 153)

"And olsun ki sizi biraz korku ve açlıkla, bir de mallar, canlar ve ürünlerden eksilterek deneriz. Sabredenlere müjdele.” (Bakar/ 155)

"Ey iman edenler! Sabredin. Birbirinizle sabırda yarışın” (Âl-i İmran/200)

"Sabredenlere mükafatları elbette hesapsız olarak verilir.” (Zümer/10)

 

Hayatımız boyunca, her an başvurduğumuz, daha doğrusu başvurmak zorunda olduğumuz hususlar vardır. Farkında olmadan yaparız bazı şeyleri. Hayat bizi durmadan eğitmektedir. Bu eğitimin başında Sabır gelir.

  1. kızdığımız zaman ağzımıza geleni söylemek isteriz hatta bazen söyleriz de. Söyleyivermek kolay ama sonuç aleyhimize tecelli etmektedir. Bunun için; "Boğaz dokuz boğum”, "Dilin kemiği yok, her tarafa döner”, "Dilim, etti beni dilim dilim” denir.
  2. söylemek ve konuşmakla bitmez hayatımızın serüveni. Açlıklar kapımızı çalabilir, yokluklarla baş başa kalabiliriz. Hastalıklar peşimizi bırakmayabilir. Evimiz, çocuğumuz, kendimiz kazaya uğrayabiliriz. Değişik afetler kapımızı çalabilir. Bundan kırk gün önce 11 ilimizi vuran, yerle bir eden deprem bu konuya iyi bir örnek oluşturdu. Bir gün önce zengin olanlar, ertesi gün fakir ve yoksul düştü. Depremden önce her şeye gücü yetenler, depremden sonra bir tas çorba almak için Kızılay'ın aşevinin önünde sıraya girmek zorunda kaldı.

 

Bundan iki sene önce Kovid-19 salgınıyla evlerden dışarı çıkamadık. Depremde de evlere giremedik. Sel afeti de öyle oldu. Demem o ki ne depremden, ne selden, ne yangından ve ne de buna benzer tabii afetten kurtulmamız mümkün değil. Daha doğrusu ölümden kaçmamızın imkânı yok.

Böylesi afetlerde; "Kahretsin, hep bizi mi bulur?” deme yerine, bir imtihanla karşı karşıya olduğumuzu, imtihanda başarılı olmanın yolunun sabır ve en önemlisi tedbir almak olduğunu aklımızdan çıkarmamamız gerekir.

Ziya paşa der ki;

 

"Bir kez gelen dünyaya kurtulamaz seng-i kazadan” yani; dünyaya gelenler kaza taşından kurtulamazlar.

Sevgili peygamberimiz;

"Müminin durumu ne hoştur. Her hali kendisi için hayırlıdır. Bu durum, yalnız mümine mahsustur. Başına sevinecek bir hal gelince şükreder. Bu, onun için hayır olur. başına bir sıkıntı gelecek olsa ona da sabreder. Bu da onun için hayır olur.”

"Sabır, musıbetin ilk anında gösterilirse sabırdır”

"Allah, Müslümanın vücuduna batan bir dikene varıncaya kadar meşekkat, hastalık, endişe, keder, acı ve kaygı gibi musıbetleri, onun günahına keffaret kılar.” Buyurdu.

 

Mevlana'yı dinleyelim;

 

"Sabret ki, her şey hissettiğin gibi olsun. Sabret ki her şey, gönlünce olsun.”

"Edepli edebinden susar. Edepsiz de, ben susturdum zanneder.”

"Tüm iyi şeyler, sabırdan sonra gelir.”

"Eğer tamamıyla zorluklara daldınsa, daralıp kaldınsa, sabret. Çünkü sabır, genişliğin anahtarıdır.”

"Sabır, boyun eğmek değil, mücadele etmektir.”

"Sabret. Belki bir günde olmaz ama, bir gün mutlaka olur.”

Yazarın Diğer Yazıları