RANDEVU ŞİKÂYETLERİ

 

 

Bir arkadaş mesaj attı:

-"Kazım hocam, birkaç gündür Numuneden cildiyeye randevu alamıyorum. Sıra erkenden doluyor. 182'den denedim olmadı. İnternet MHRS'den denedim olmadı. Kiosk cihazı saat 08'den önce açılmıyor. İnan hocam mağdurum. Siz aklıma geldiniz;

-"Kazım hocam köşe yazarı bu hususu köşesinde işlerse sanırım ilgililer bir çözüm bulur” dedim. Size bu mesajı attım, ne olur kusura bakmayın, hakkınızı helal ediniz”.

Zaman zaman mesajlar geliyor. Bir kısmı ve hatta çoğu köşemde işlenmesi, yazı konusu olması bile gereksiz. Zira her mesaja köşemizi açarsak insanları yaralamış ve dostlarımızı küstürmüş ve kırmış oluruz. Bu konulara azami dikkat eden birisiyim. Yazılarımı takip edenler bilirler.
okuyunca önce bir abartı vardır, olamaz, hastanemiz tıkır tıkır işliyor. Her şey yolunda…Devletimiz ne güzel hastaneler yapıyor. İnsanlarımızın derdine çözüm üretmek için gece gündüz çaba sarf ediyor. Bundan sonra iş bize düşüyor; yapılanları korumak, temiz tutmak, kendi malımız gibi muhafaza etmek. Aslına bakarsak elbette kendi malımız. Bizim ödediğimiz vergilerle yapılıyor hizmetler. Ama hastane bahçesine girince havuzun içindeki kırık çiniler insanın yüreğini sızlatıyor. Kim yapıyor bunları? Tabii ki insanlar. Başka suçlu aramaya gerek var mı? Adam, sigarasını içiyor, izmariti çöpe değil yere atıyor. Ne kadar gaflet, ne kadar hamakat içine girdiğimizin farkında değiliz. Devletin malına zarar vermek, tahrip etmek, yakıp yıkmak… kendi malımızı tahrip etmektir.

Gelen haberlere hemen inanıp üstüne gitmek yerine bir de ben gidip göreyim diye Numune hastanesinin yolunu tuttum. Doğruca hastane ikinci katta bulunan Cildiye bölümü girişindeki kiosk cihazlarına yöneldim. Cihazların önü ana baba günü. İnsanlar sabahın erken saatinde gelmiş sıra almak için. Kimi uyuklar, kimi gezinir, kimi elinde tespihle ya sabır çeker. Çocuğuyla, annesi ile yaşlı insanlarla gelenlerin sayısı fazla. Ortalık ana baba günü. Orada; duyarlı, hassas, kul hakkına riayet eden bir delikanlı:

-"Amca şuradaki kâğıda isminizi yazın, buna göre sıra alınacak” Dedi. Yani eski sisteme dönülmüş 1980'lere. Herkesin siniri zirve yapmış, kibrit gibi hemen parlayacak durumdalar. Kiosk cihazı saat 08.00'de açılıyormuş. Bekledik açılış saatini. Sıraya yazılanların isimleri okundu ve ona göre sıraya geçildi ki haksızlık olmasın. Kiosk çalışmaya başladı; bir, iki, üç, dört ve beş. Sonra sıra vermez oldu cihaz. Kuyrukta bekleyen birçok insan var. Hepsi;

-"Sübhanallah, bu ne rezalet yahu?” demeye başladı. Moraller bozuldu, sinirler gerildi.

cihazının özelliği, kim gelirse ona muayene sırası alınması için değil miydi? Ama öyle olmuyor. Sanki makine duvar. TC'ni yazıyorsun cevap vermiyor. Öyle, kâğıda yazıp, ondan sonra randevu alabilmek için birilerinin sıradaki isimleri okuyarak randevu alınması ne kadar saçma. Bu, işi yokuşa sürmek.
  1. doğruydu. Gidip gözlerimle gördüm. Bu duruma bir çözüm bulunması, hastaların mağduriyete uğramamasını istirham ediyorum.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Hekimlerimiz!

 

Ahd ü yemin eder yaşatmak için,

Çağlayan bir pınar hekimlerimiz,

Tedaviye gider yeşertmek için,

Hizmet için yanar hekimlerimiz!

 

Gece gündüzü yok bora ayazda,

Şifalar dağıtır kışta ve yazda,

Dualar alırlar eller niyazda,

Hep iksirler sunar hekimlerimiz!

 

Neler çektiğini gel de ona sor,

Sağlık kıymetini bil de ona sor,

Kaybolan vefayı bul da ona sor,

Gönülleri sular hekimlerimiz!

 

Bilinmez marazı bildiklerinde,

Kalbi parçalanır öldüklerinde,

Şifaya kavuşmuş bulduklarında,

Mutluluktan uçar hekimlerimiz! (04 KASIM 2022)

 


Yazarın Diğer Yazıları