Sanal Kumar Ekonomi ve Gençliğimiz İçin Beka Meselesidir
GÜNAH ADASININ ARKASINDA YATAN GERÇEKLER
MOTOSİKLET KAZASI!
YENİ DÜNYA DÜZENİNDE GÜÇLÜ OLMAYA MECBURUZ.
Yusuf Tekin istifa mı etsin?
AKLINI VE ALNINI TERLETENLER
Suriye çadır kent sorunu
CHP’nin Eksiye Yürüyüşü
Özbekistan’da 9 Şubat Ali Şir Nevayi’nin 585.Doğum Günü ve Bahar Bayramı
MİHALGAZİ BELEDİYE BAŞKANI ZEYNEP GÜNEŞ AKGÜN YALNIZ DEĞİLDİR.
ANNECİĞİM
ŞEMSİYENİ AÇ
Galibiyet Yine Yok ama Çok Yakın
Sahada futbol devamında umut vardı
Deprem Fırsat mı, Tehdit mi?
BİREYSELCİLİKTEN MEALCİLİĞE
Plaka basım atölyesinde yeni dönem
HEPİMİZ ÇARKIN İÇİNDEYİZ
Sosyal Medya: Abartı, Algı ve Sessiz Soygun
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KÜLTÜR VE EDEBİYAT MERKEZLERİ ve TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ KONYA ŞUBESİ ÖRNEĞİ
BATILILARIN KİRLETİLMİŞ MENDİLLERİ: TERÖR ÖRGÜTLERİ
KAYGI
Ayaz Ata ve Nardugan
Yeni Yıl Dilekleri Tutarken, Kimleri Hâlâ Hayatımızda Tutuyoruz?
EĞİTİMDE BİR MİLAT BAŞLAMALI MI?
11. YARGI PAKETİNE LGBT’DE EKLENMELİ
Bir seçimi daha geride bıraktık. Ama sorgulanması gereken, üzerine gidilmesi şart olan bazı hususları da göz ardı etmemek lazım. AK PARTİ içinden gerekli desteği vermeyen var. Teşkilatlarda ciddi biçimde çalışma sergilemeyenlerin varlığı artık açıkça meydana çıktı. Değilse şahsen ben, daha fazla bekliyordum.
Elbette sandıktan çıkana razıyız ama, sandığa yansıyana razı değiliz. Sandığa daha yüksek oranda "evet" yansımalıydı. Lafa gelince mangalda kül bırakmayanlar neredeydi?
Neyse olan oldu. Bundan sonra AK PARTİ içinde ciddi bir çalışma yapılmalı. Teşkilatlar yeniden gözden geçirilmeli. Samimi, doğruluktan asla ayrılmayan, bütün işi; "vatana, millete hizmet, ülkeyi kalkındırmaya kendini gerçekten adayan gönül ehli, işinin adamı...insanları iş başına getirmek gerekir.
TBMM eski Başkanı ve Karabük Milletvekili Mehmet Ali Şahin, evet oylarının tamamına yakınının 1 Kasım seçimlerinde AK Parti'ye oy vermiş olan seçmenlerin olduğunu düşündüğünü söyleyerek, "Kendilerinden tabanlarından oy beklediğimiz siyasi partilerden yeterli evet oyunun gelmediğini görüyorum” dedi.
Sayın Şahin gibi birçokları bu durumdan şikayetçi. AK PARTİ'ye gönül vermiş insanları dinliyorum, hepsinin ortak kanaati; "AK PARTİ içinde oy vermeyenler var. MHP tabanından oy vermeyenler mevcut. Asıl üzücü olanı, SP'nin yaptıkları!”
Seçimden bir gün önce bir meydana kurulan "evet standında görevli kızlar, sakallı, orta yaşlı, SP'li olduğunu belli eden bir insana ellerindeki "evet” kağıtlarından vermeye çalıştılar. Adam o kadar yalan ve iftira ediyor ki, sanırsınız CHP'li. Aman efendim tek adam olacakmış, evet çıkarsa başıörtülelerin başı açılacakmış, kimse camiye gidemeyecekmiş, herkesin namazı, ibadeti engellenecekmiş. Kızlar şaşırdı. Ne diyeceklerini bilemediler. Yüzleri kızardı, mahcup oldular. Sanki suç işlediler. Adamın tavrı o derece agresif ve hiddet doluydu ki, nerdeyse kızları dövecekti! Adam o hışımla ayrıldı.
"Hayır" diyenler de oldu referandumda. Bunlar, kapı karşı komşumuz da olabilir, aynı sokağı, aynı mahalleyi, aynı camiyi, aynı marketi, aynı iş yerini, aynı gazeteyi... paylaştığımız, omuz muza olduğumuz insanlar da olabilir.
Yeter ki "hayır" diyenlerin içinde; vatana ihanet eden, terörü destekleyen, Türkiye'nin ilerlemesine, büyümesine, koşmasına...engel olan olmasın. Bunların dışındakilerle "hayır" dedi diye, ilişkilerimizi mi keseceğiz? Selamlaşmayacak mıyız? Alışveriş yapmayacak mıyız? Komşuluk bağlarını mı koparacağız?
Bu ülke gemisinde hepimiz varız ve olacağız. Dünya kurulduğundan beri bu gemi yüzüyor.
Mevlana ne diyor bakın;
Beri gel, daha beri, daha beri.
Bu yol vuruculuk nereye dek böyle?
Bu hır gür, bu savaş nereye dek?
Sen bensin işte, ben senim işte.
Ne diye bu direnme böyle, ne diye?
Ne diye aydınlıktan kaçar aydınlık, ne diye?
Topumuz bir tek olgun kişiyiz, bir tek,
Ne diye böyle şaşı olmuşuz, ne diye?
Zengin yoksulu hor görür, ne diye?
Sağ soluna yan bakar, ne diye?
İkisi de senin elin, ikiside,
Peki, kutlu ne, kutsuz ne?
Topumuz bir tek inciyiz, bir tek.
Başımız da tek, aklımız da tek.
Ne diye iki görür olup kalmışız
İki büklüm gökkubbenin altında, ne diye?
Sen habire gevele dur bakalım,
Habire 'Usul boylu birlik çam ağacı' de,
Sonu nereye varır bunun, nereye?
Şu beş duyudan, altı yönden
Varını yoğunu birliğe çek, birliğe.
Kendine gel, benlikten çık, uzak dur,
İnsanlara katıl, insanlara,
İnsanlarla bir ol.
İnsanlarla bir oldun mu bir madensin, bir ulu deniz.
Kendinde kaldın mı bir damlasın, bir dane.
Erkek arslan dilediğini yapar, dilediğini.
Köpek köpekliğini ede durur, köpekliğini.
Tertemiz can canlığını işler, canlığını.
Beden de bedenliğini yapar, bedenliğini.
Ama sen canı da bir bil, bedeni de,
Yalnız sayıda çoktur onlar, alabildiğine,
Hani bademler gibi, bademler gibi.
Ama hepsindeki yağ bir.
Dünyada nice diller var, nice diller,
Ama hepsin de anlam bir.
Sen kapları, testileri hele bir kır,
Sular nasıl bir yol tutar, gider.
Hele birliğe ulaş, hır gürü, savaşı bırak,
AKLINI VE ALNINI TERLETENLER
TEMİZ TOPLUM; ALLAH DUYGUSUYLA MEYDANA GELİR
KANALİZASYON PATLADI!
BERAT ETMEK İÇİN ÇABAMIZ VAR MI?
KÜLTÜRDE KONYA FARKI
İRFAN SOFRASINDA BULUŞMAK
KÜLTÜRE KAPI AÇANLAR
ZİRVEYE ÇIKMANIN YOLLARI
KİM SÖMÜRGECİ?
YAZARLIK HAYATIM VE EVRENSEL MESAJLAR