Bir Kitap, Bir Dipnot ve Bir Medeniyet Meselesi
Özbekistan Mergilan Şehrinde Muhteşem Bir Merkez: Burhaneddin el-Marğinani İlim, Eğitim ve Turizm Külliyesi/ Kompleksi
AK Parti’nin Rantçı Şımarıkları
BEN İNSANIM
İSLÂMİ NATO’NUN AYAK SESLERİ
Türk Lirasıyla Yapılan Dış Ticarette Rekor Artış
ŞAKA MI, SAYGISIZLIK MI ???
Beşten Dördü Gitti, Biri Kaldı!
Mekke Anlaşması
ÇİN TİYATROSU VE BİZİM FİGÜRAN GAZETECİLER
ATA YURDU AYMANAS
OSMANLIDA BİR RAMAZAN NASIL GEÇERDİ?-2-
TÜRKİYE’NİN AFRO-AVRASYA’NIN BÜTÜN ENERJİ VE TEDARİK KORİDORLARINDA VE HATLARINDA YÜKSELEN GÜÇ ETKİSİNİN STRATEJİK GÜÇ ÇARPANI MİMARİSİ DAHA DA DERİNLEŞİYOR.
GENÇLİĞİMİZİ ve GELECEĞİMİZİ TEHDİT EDEN EN BÜYÜK TEHDİT UYUŞTURUCU BAĞIMLILIĞI BELASI
TOPLUMSAL YOZLAŞMA VE OKUL MEZUNİYET PARTİLERİ
Bu Ne Perhiz ? Bu Ne Lahana Turşusu ?
Konya’da iyi ki belediyeler var! Vatandaş ekmek ve etliekmek zammına tepkili…
AYDOĞDU’DAN DÜNYA BELEDİYELER BİRLİĞİ BAŞKANLIĞINA…
İĞNE ELİMDEYDİ, SÖKÜĞÜ GÖREMEDİM
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
TYB Konya Şubesi, güzelliklerine bir başka güzellik kattı. Her hafta katılımcılara; ilim, kültür, sanat, edebiyat…balı ikram etmekte, gönülleri tatlandırmaktadır. Bu yönüyle TYB, bir marka olmuştur.
TYB'nin bu haftaki konuğu Konya eski İl Kültür Müdürü Dr. Mustafa Çıpan, "Sultan Şâirler ve Bestekârlar” başlıklı bir konferans gerçekleştirdi. Herkesin dikkatle dinlediği bu güzel ve gönüllere hitap eden konferans, edebiyatı ve şiiri sevmeye itti insanları. Bu nefis konferansta muhterem hocam şunları dile getirdi;
"Osmanlı Cihan Devleti'nin kuruluşunda maya vazifesi gören tasavvuf, aynı zamanda saray terbiyesi ve kültürünün de esasını teşkil ediyordu.
Osmanlı padişahlarının her biri mürîd veya muhib seviyesinde olmak üzere bir velînin talebesi olup (Halvetî, Nakşî, Mevlevî) her bakımdan (dinî, ilmî, edebî, san‘at, yönetim) bir ‘rahle-i tedrîs'ten geçerek yetişirlerdi.
Sanat ile saltanat arasında tarih boyunca süregelen bir ilişkinin birbirini beslediği müddetçe geliştiğinin idrakinde olan, şiir ve mûsıkî başta olmak üzere hat, tezhib, resim gibi güzel sanatlarla ilgilenen ve zaman zaman çok başarılı örnekler de vücuda getiren Osmanlı Hanedanı'nın hemen hemen bütün mensupları konuya büyük ehemmiyet atfederek imkân sağlamışlardır.
Denilebilir ki sanatkârlık Osmanlı hanedanında ırsî bir husûsiyet ve meziyet olup, dünyada başka hiçbir millete nasip olmayan bir mazhariyettir. ‘Ma‘rifetin iltifâta tâbi olduğunu' bilen sultanlarla sanatkârlar arasında şöyle münasebetler kurulmuştur: Sultan Mahmûd-Firdevsî, Sultan Sencer-Enverî, Hüseyin Baykara-Ali ŞîrNevâî-Molla Câmî, Kânûnî Sultan Süleyman-Bâkî, Sultan IV. Murad-Nef‘î, Sultan III. Ahmed-Nedîm, Sultan III. Selîm-Şeyh Gâlib…
Sınırları doğuda Sirderya, batıda Ege ve Marmara Denizleri, kuzeyde Kafkaslar, güneyde Mısır'a kadar uzanmış olan Büyük Selçuklu İmparatorluğu, sanat bakımından da oldukça gelişmiştir. Çağının en güçlü devleti olması itibarıyla diğer sanat erbabıyla beraber şâirler de Selçuklu saraylarını tercih ediyorlardı. Selçuklu sultanları kısa sürede şiir yazabilecek seviyede Farsça öğrenmişler, Fars şiiri Selçuklu hanedan üyeleri nezdinde kabul görmüş, hanedanın Farsça şiir yazma geleneği, Anadolu Selçuklu Devleti sultanları tarafından da devam ettirilmiştir.
Büyük Selçuklu hükümdar ve hanedan üyelerinden Melikşâh, Toganşâh, Sencer, Süleymanşâh ve II. Tuğrul'a ait çoğu rubâî nazım şekliyle yazılmış; genellikle tarihî hadiseler, aşk, kahramanlık, hikmet, tasavvuf ve ölüm gibi konuları işleyen otuza yakın şiir tespit edilmiştir.
Osmanlı sultanlarından otuzdan fazlası şiir yazmış, bir kısmı dîvân tertib etmiş, mûsıkî ile meşgul olmuşlardır. Bu sultanlar arasında en kayda değer olanları: II.Murad, Fâtih Sultan Mehmed, Yavuz Sultan Selîm, Kanûnî Sultan Süleyman, Sultan II.Selîm, Sultan III.Murad, Sultan I.Ahmed, Sultan IV.Murad, Sultan III.Selîm, Sultan II.Mahmûd, Sultan I.Abdülmecîd, Sultan VI.Mehmed Vahdeddin'dir. Birbirlerine manzum şiirler yazan ve bu konuda edebiyatımızın en güzel misallerini teşkil eden padişah ve şehzadelerimiz de vardır: Sultan Bâyezid - Cem Sultan, Kânûnî Sultan Süleyman – Şehzâde Bâyezid…
Sadece padişahlar değil, paşalar ve beyler dahi şâir ve mûsıkîsinastırlar.
Osmanlı'nın sadece padişahları değil, paşaları, beyleri, şeyhülislâmları da şiirle, sanatla meşgul idiler: Ahmed Paşa, Necâtî Bey, Taşlıcalı Yahyâ Bey, Hayâlî Bey, Şeyhülislâm Yahyâ...
Osmanlı padişahlarının bir kısmı amatör bazıları da profesyonel olarak müzikle ilgilenmişler, müzik meclisleri ve müzik teorisi çalışmalarını himaye etmişlerdir. Kendilerine sunulan tezkireler, mecmualar ve teorik eserler dönemlerindeki müzik hayatına önemli katkılar sağlamışlardır.
Sanatın gayesinin toplumu yükseltmek olduğunu söyleyen Çıpan; "Sanatın gayesi halkın seviyesine inmek değil halkın seviyesini yükseltmektir. Yahya Kemal mûsıkî için ‘bir terennüm değil, herhangi bir enstrümanın icrası ya da bir eseri okumak değil, aynı zamanda bir tenevvür vasıtasıdır, bir aydınlanma bir nurlanma vasıtasıdır mûsıkî' der.” dedi.
Bir devletin uzun süre ayakta kalmasının en açık örneğini bu programda dinledik. Gönüller fethedilince, gönül insanlarına değer verilince, kültüre, sanat ve edebiyata önem atfedilince ülkelerde, huzur, sevgi, saygı filizlenip meyveye dönüyor! Böyle ülkelerde; terör ve insanlık dışı davranışlar görülür mü?
ATA YURDU AYMANAS
MESELELERE KUR’AN PENCERESİNDEN BAKMAK
“BEN”LİKTEN, “BİZ”LİĞE
DURMADAN YAZIYORUM VE YAZACAĞIM
YER GÖK ALBAYRAKTI!
RABBİM, ÜLKEMİZİ HER TÜRLÜ MUSIBETTEN MUHAFAZA EYLE!
KONYA’MIZIN KIRMIZI GÜLÜ
KENTSEL DÖNÜŞÜM ÇALIŞMALARI
SEN SENİ BİL SEN SENİ
SELÇUKYA KÜLTÜR SANAT DERNEĞİ OLARAK BELEDİYELERDEN İSTEKLERİMİZ