SELÇUKYA AKLINI TERLETMEYE DEVAM EDİYOR!
Şehir Diplomasisinde Tarihi Konya Zaferi
KIYAMETE KADAR TÜRKLERE VERİLEN GÖREV “KÂBE MUHAFIZLIĞI”
Cevher mi, Cüruf mu, Köpük müyüz?
BU ONUR KONYA’NIN, BU BAŞARI UĞUR İBRAHİM ALTAY’IN
IBAN hesaplarıyla ilgili yeni düzenleme yolda
TÜRKİYE’NİN ÇELİK ZIRHI: CUMHUR İTTİFAKI...
Mezuniyet Törenleri ve İkiyüzlülüğümüz
TOPRAĞINI KAYBEDEN GELECEĞİNİ KAYBEDER
AŞÛRE GÜNÜ VE KANAYAN YARAMIZ KERBELA
“İYİ Kİ VARSINIZ“
Selçuklu Konferansları ve Ölümsüzleşen Mirası
Necmeddin Kübra Uluslararası Sempozyumu ve Ebu Reyhan Biruni Ürgenç Devlet Üniversitesi
EN İYİ ARKADAŞIM
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
AKŞAM OLMAKTA
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
Konya'da çok güzel şeyler oluyor! Her dernek, her vakıf, kendine göre program yapıp, ülkeye, gençliğe, insanlara; Kültür, Edebiyat, Sanat, dini ve milli duyguları canlı tutmak için çeşitli icraatlar içine giriyor. Hepsine ayrı ayrı teşekkür ederim. Haftalarımız dolu dolu. Hangi birine gideceğimizi, hangisini takip edeceğimizi bilemiyoruz doğrusu. Varsın kültür faaliyetleri olsun da, bizler yetişemeyelim, "hangisine gitsek” diye kararsız kalalım.
Kültür Sanat ve Fikir Adamları Derneği, geçen yıl başlattığı; "SELÇUKYA ŞİİR AKŞAMLARI” geleneğini, yaz mevsiminin bitmesiyle birlikte yeniden canlandırdı. Her hafta pazartesi günleri saat 20.00'de Kılıçarslan Konferans salonunda şairler, kendi yazdıkları şiirleri okumakta, birbirinden değerli; ilim, fikir, kültür, sanat ve edebiyat âşığı gönül dostlarımız da, bu güzel faaliyete katkı vermektedir.
Aslında Mevlana Kültür Vadisi kapsamında ele alınan ve "Konya Selçuklu Kültür Sokağı” olarak bilinen bir çok dernek ve vakfın yer aldığı bu mekan, kültür adamlarına, edebiyatçılara soluk aldırıyor, manevi haz veriyor, gönül dünyamıza ışık tutuyor. Aynı zamanda da tarihe şahitlik ediyor. Tahir'ül Mevlevi'nin dediği gibi;
"Eli boş gidilmez gidilen yere,
Rabbim, boş gelmedim suç getirdim,
Dünyalar çekemezken bu ağır yükü,
İki büklüm sırtımda pek güç getirdim.”
İyi ki böyle güzel yerlerimiz var. Bendeniz bunun adına; "ZÜMRE-İ MUHABBET” diyorum. Bir başka deyişle; "GÖNÜL SOFRASI”.
Zümre-i Muhabbet
Bezm-i elestten geldik biz, Hakkın emriyle,
Şem-i Muhabbeti yaktık, sohbet demiyle.
Susmak meziyet, bakışda ibret burada,
Lisan iflas eder, dilara var orada!
Zümre-i muhabbette, fasl-ı muhabbet var,
Nadanlara yer yok, hep aşk-ı Muhammet var.
Gönüller cem olur, nur yağar hep o demde,
Hicran vuslata döner, çağlar hep o demde!
Medrese-i Yusufiye, aşk-ı muhabbet,
Dağ-ı Hırada ne hoş, yaratanla sohbet!
Leyla görünür, bu zirve-i muhabbette,
Şirin bulunur, bu zümre-i muhabbette!
Muhammed Mustafa olur, bu muhabbetle,
Ateş yakmaz İbrahim, ilahi sohbetle!
Hacer, İsmail'le zümre-i muhabbette,
Aşkını arar, bu zirve-i muhabbette!
Gönül Sofrası!
Gönül sofrasına konuk olduk bugün
Dostlarla sohbet tadını bulduk bugün
Burası; Zümre-i muhabbet yeridir
Bu mekanlar, aşk-ı Muhammed yeridir
Zumre-i Muhabbet yaptık, bu mekanda
Hisseler kaptık, canlarla bu mekanda.
Burası; gönül sofrası, gönül yeri,
Maddenin girmediği, gönül evi!
Para susar, makamlar susar burada,
Sadece konuşan kalpler var burada!
SELÇUKYA AKLINI TERLETMEYE DEVAM EDİYOR!
BİLMEK YETMİYOR
DÜNYAYA GELMEKLE İŞ BİTMİYOR
UBUNTU
ULUSLARARASI İSLÂMÎ İSTİŞARE
MÜSLÜMANIN HAYATI HİCRETTİR
HAYATIMIZI NASIL GEÇİRİYORUZ?
HAYAT DEDİĞİMİZ
ACI BAŞLANGIÇ, HAYIRLI SONUÇ!
YAZMAK, DÜNYANIN EN MUTLULUK VEREN İŞİ