Bir Kitap, Bir Dipnot ve Bir Medeniyet Meselesi
Özbekistan Mergilan Şehrinde Muhteşem Bir Merkez: Burhaneddin el-Marğinani İlim, Eğitim ve Turizm Külliyesi/ Kompleksi
AK Parti’nin Rantçı Şımarıkları
BEN İNSANIM
İSLÂMİ NATO’NUN AYAK SESLERİ
Türk Lirasıyla Yapılan Dış Ticarette Rekor Artış
ŞAKA MI, SAYGISIZLIK MI ???
Beşten Dördü Gitti, Biri Kaldı!
Mekke Anlaşması
ÇİN TİYATROSU VE BİZİM FİGÜRAN GAZETECİLER
ATA YURDU AYMANAS
OSMANLIDA BİR RAMAZAN NASIL GEÇERDİ?-2-
TÜRKİYE’NİN AFRO-AVRASYA’NIN BÜTÜN ENERJİ VE TEDARİK KORİDORLARINDA VE HATLARINDA YÜKSELEN GÜÇ ETKİSİNİN STRATEJİK GÜÇ ÇARPANI MİMARİSİ DAHA DA DERİNLEŞİYOR.
GENÇLİĞİMİZİ ve GELECEĞİMİZİ TEHDİT EDEN EN BÜYÜK TEHDİT UYUŞTURUCU BAĞIMLILIĞI BELASI
TOPLUMSAL YOZLAŞMA VE OKUL MEZUNİYET PARTİLERİ
Bu Ne Perhiz ? Bu Ne Lahana Turşusu ?
Konya’da iyi ki belediyeler var! Vatandaş ekmek ve etliekmek zammına tepkili…
AYDOĞDU’DAN DÜNYA BELEDİYELER BİRLİĞİ BAŞKANLIĞINA…
İĞNE ELİMDEYDİ, SÖKÜĞÜ GÖREMEDİM
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Erbaş, Sakarya'ya gitti. Sabah namazını Adapazarı şehir merkezindeki Orhan Gazi Camii'nde kıldı. Erbaş, burada cemaate namaz kıldırdıktan sonra düzenlenen 'Sabah Buluşması' etkinliğine katıldı. Cemaate dua yaptıran Erbaş, daha sonra vaaz kürsüsüne çıkarak açıklamalarda bulundu.
Günümüzde sistemin faiz üzerine kurulduğunu belirten Erbaş, "Her taraf cehaletle dolmuştu, putlarla dolmuştu. İnsanlar pazarlarda köle olarak satılıyordu. Faiz tefecilik almış başını gidiyordu. Kız çocukları diri diri toprağa gömülüyordu, kabile savaşları vardı, ırkçılık vardı, vardı da vardı, bunların hangisi şimdi yok? Irkçılık mı yok, ırkçılıktan dolayı savaşlar mı yok, var. Hatta örgütler kurduruluyor, o örgütlerle savaşlar yaptırılıyor. Faiz mi, faizcilik mi yok? Hem de sistematik bir şekilde yapılıyor. Sistem faiz üzerine kurulmuş. Bu şekilde insanlar haramla iştigal ettiriliyor." dedi.
Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, günümüzde yönetim sisteminin faiz üzerine kurulu olduğunu belirterek, "Savaştırmak için örgütler kurduruluyor. Sistem faiz üzerine kurulmuş" dedi.
Bunu dedikten sonra, aman efendim sen misin bunu diyen? Sosyal medyada sayın Erbaş'a; "hoca, suyun ısındı, kendine yer beğen….” Gibi sözler söyleyenleri ararsınız, hocamızı "T”ye alanları mı? Sanki bu söz, kendisinmiş gibi. Sayın Başkan sanki bu sözleri ilk defa söylüyormuş, şimdiye kadar duyulmamış gibi yapıyorlar! Halbuki Kur'an böyle diyor, Allahımız; "faiz haramdır” buyuruyor.
Diyanet İşleri Başkanlığı, faizsiz finans kurumları tarafından yapılan işlemlerde, basit bir kuralın ihmal edilmesinin yapılan işlemi faize soktuğuna dikkat çekiyor. Vatandaştan sık sık ''Finans kurumlarından ev veya araba kredisi çekmek faiz midir'' şeklinde gelen sorulara açıklık getiren Din İşleri Yüksek Kurulu Soru Cevaplandırma Platformu, faizli konut veya araba kredisi almanın caiz olmadığının altını çiziyor. Bir malı peşin olarak satın alma imkanı bulunmayan bir kimsenin bir kişi ya da şirketten (Örneğin bir finans kurumuna) giderek, o malı peşin olarak satın alıp, sonra da taksitle kendisine satmasını istemesinde, teklif alan kişi veya şirketin de söz konusu malı peşin olarak satın alıp üzerine kar payı da eklemek suretiyle o kimseye vadeli olarak satmasında dinen bir sakınca yoktur.” Diyor.
Alınan kredinin faize girmemesi için bir takım işlemlere dikkat edilmesi gerektiği, aksi takdirde faizli alışverişten hiçbir farkı kalmayacağına dikkat çeken Diyanet, faize girilmemesi için şu yolun takip edilmesi gerekiyor:
''Malın satışının ilk önce katılım bankasına gerçekleşmesi, sonra da katılım bankasının bu malı müşteriye satmasıdır. Bu ticarette ev veya araba satan firmanın muhatabı katılım bankası, katılım bankasının muhatabı da müşteri olmalıdır. Buna göre; ev veya araba firması faturayı katılım bankasına kesmeli, daha sonra yapılacak bir alış verişle de ev veya araba müşteriye satılmalıdır. Aksi takdirde faizli işlem yapılmış olur.''
Diyanet işleri Başkanımızın ve Diyanetin sözleri elbette doğru. Zira Türkiye'nin, dini konulardaki tek yetkili kurumu. Tabii ki bu kurum diyecek böyle konuları. "Faiz haramdır”, "zinaya yaklaşmayın, "hırsızlık yapmayın”, "hak yemeyin”, "Komşularınızla iyi geçinin”, "Ahlaklı olun”…bunların hepsi Kur'anî ifadeler. Pekiyi bu ifadeleri Diyanet söylemeyecek de kim söyleyecek? Ehil olan o, uzman o.
Şimdiye kadar ehil olmayanlar, dini konuda konuştuğu, fetva verdiği için başımıza gelmeyen kalmadı. FETÖ belası bunun açık bir örneği.
Dini meselelerde, kendi kafamızdan değil, bu hususta tahsil yapmış, hayatını, Kur'an, Sünnet ve İslamî ilimlere harcamış değerli kişiler ve Diyanet İşleri başkanlığından başkasına itibar etmemek lazım. Her önüne gelene, her, "şeyhim” diyene kanmamak gerekir.
"Şeyhlik olaydı tac ile hırka,
Biz de alırdık otuza kırka.”
ATA YURDU AYMANAS
MESELELERE KUR’AN PENCERESİNDEN BAKMAK
“BEN”LİKTEN, “BİZ”LİĞE
DURMADAN YAZIYORUM VE YAZACAĞIM
YER GÖK ALBAYRAKTI!
RABBİM, ÜLKEMİZİ HER TÜRLÜ MUSIBETTEN MUHAFAZA EYLE!
KONYA’MIZIN KIRMIZI GÜLÜ
KENTSEL DÖNÜŞÜM ÇALIŞMALARI
SEN SENİ BİL SEN SENİ
SELÇUKYA KÜLTÜR SANAT DERNEĞİ OLARAK BELEDİYELERDEN İSTEKLERİMİZ