YILDIRIM HAN BRE DOĞAN YETİŞTİK SABREDİN
OSMANLI’YI KONYA KURDU
İki Yüzlü Muhafazakârlar ve Bir Adam Yaratmak
AFYONKARAHİSAR KİTAP GÜNLERİ
İnsanlığın Yükü: Hafızanın, Emanetin ve İadenin Sergisi
BİR GÜNE SIĞAR MI?
Ev gençleri sorunu ekonomik beka meselesidir
SU VE GELECEK
Çiğne/Hazmet/Düşün/Kendini Yeniden Tasarla!
Konyaspor’da artık bütün yollar finale çıkıyor…
Özbekistan’da “9 Mayıs Xotira va qadrlash kuni’’ Anma ve Saygı Günü, Hatıra ve Kıymet Verme Günü
Türkiye-Suriye Kalkınma Hattı
Yolun Sonu Kupa Olsun
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
5G NE KADAR GÜVENLİ?
AKŞAM OLMAKTA
Berkan Kutlu, Konya mutlu
Ateşkes mi, Sadece Bir Ara Mola mı? İran–ABD Geriliminin Gerçek Anlamı
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
İnsana İyi Gelen Melodiler
5816 KALDIRILMALI MI?
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
Sevmekle sevilmek yüce bir kavram,
Dostluğun sözüdür sevgi güneşi,
Toplum yüreğinde en güzel ikram,
Umudun özüdür sevgi güneşi.
Mısralar hassastır ahengi tartar,
Ezgili şiirler uzun yol tutar,
İlim sözcükleri duyguyu yutar,
Tezimde yazıdır sevgi güneşi.
Şiirler türküler şair dilidir,
Güzel söz tatlı dil gönül telidir,
Bülbülün cilvesi bağın gülüdür,
Goncanın nazıdır sevgi güneşi.
……………………………
Kitap Fuarları her zaman güzellikler taşır; Yazarlar, şairler, ozanlar, bilge insanlar, kitapseverler, akademisyenler, ilim ve fikir insanlarının arzı endam ettiği, halk ile hasbihale dalındığı, söyleşilerin, şiir dinletilerinin yapıldığı kültürün harmanyeridir.
18. Ankara Kitap Fuarında İLESAM standında kitaplarımızı imzalamak için gittik. İlesam üyesi olarak her zaman kitap Fuarlarına katılırım. Bilmem Pazar günü son gün oluşu, bilmem imza saatimin erkene alınması sebebiyle stanttaki iki yazar ve şairle muhabbet dışında imza için gelen giden olmadı. Keşke saati değiştirmeseymişim. Bir daha fuara gelirken herkesin gelebileceği, hareketin çok olduğu saatleri tercih edeceğim. Neyse kısmet bu kadarmış.
Fakat her ne kadar okurlara kitap imzalamamış, yazar okur muhabbeti yapmamış da olsam gam değil. İki kıymetli şair ve yazar tanıdım. İki saatlik sürenin nasıl geçtiğini bilemedim. Her iki değer de gerçekten konularına hakim, kültürel anlamda dolu dolu insanlar.
Bugün "GÜLÜM ANA”yı tanıyacağız. Bir sonraki yazımda da Ertuğrul Akbal'dan ve şiirlerinden söz edeceğim.
Şiirlerinde; "Gülüm Ana” nahlasını kullanan Eğitimci/ Şair/ Yazar/ Araştırmacı Songül Dündar "SEVGİ GÜNEŞİ” kitabını imzalayıp verdiği zaman alel acele sayfalarını karıştırırken gözüme "Su” şiiri ilişti. Bestelenen birçok şiir mevcut.
Gülüm Ana, heceyi, kafiyeyi ve uyak (Ayak)'ı ustaca kullanmaktadır. Şiirlerinde sevgiyi görürsünüz. O bir sevgi ozanıdır. Şiirlerinde konu seçmez. İnsan hayatını ilgilendiren ve insanın yaşamına dokunan her konuyu işler. Hülasa insana ve evrene ait her konuyu "Gülüm Ana”nın şiirlerinde görmek mümkün. Kimya yüksek Mühendisi ama o Kimya Öğretmenliğini seçmiş.
Songül Dündar (GÜLÜM ANA) Kars'ın merkez dikme köyünde doğmuş. İlkokulu köyünde, ortaokul ve liseyi Kars/ Cılavuz İlköğretmen okulunda okumuş. Öğretmen okulundaki başarısından dolayı Ankara Yüksek Öğretmen Okulu'na seçilmiş. Ankara Üniversitesi en Fakültesi'nden Kimya Öğretmeni olarak mezun olmuş. Şiirleri yanında hikaye, roman, araştırma türünde kitapları var.
Su
Bu dünyanın binasına göz attım
Bahçesi su, bağbanı su, gülü su
Hayat terazimde çok ölçtüm tarttım
Darası su, kefesi su, mili su.
Köprüsünden gelir geçer kervanlar
Seneler asırlar nice zamanlar
Merhem yapar derde derman Lokmanlar
Çiçeği su, yaprağı su, dalı su
Damla düşmeyen yer elbet kuraktır
Buluta yerküre en son duraktır
Su kaynağı kaya gibi topraktır
Çakılı su, kumsalı su, kili su
Gülüm Ana duam yağış daveti
Yerküre su ile yaşam cenneti
İnsanın vücudu tanrı hikmeti
Yüreği su, belleği su, dili su (03 KASIM 2022)
OSMANLI’YI KONYA KURDU
DOSTLARIN KALEMİNDEN (2)
DOSTLARIN KALEMİNDEN
SELÇUKYA, YENİ BİR PROJEYE DAHA İMZA ATTI
TÜRKLERDE EĞİTİM, EDEBİYAT VE ŞİİR
BAŞKASINI ELEŞTİRMEDEN ÖNCE KENDİMİZİ ELEŞTİRİYE TABİ TUTALIM
TEMİZ TOPLUM KUR’ANCA TEFEKKÜRLE MÜMKÜNDÜR
OKULLARDA ŞİİR SEVGİSİ
KUR’AN’A UYSAYDIK, BU BADİRELER GİRMEZDİK!
NEDEN BU HALE GELDİK?