SELÇUKYA AKLINI TERLETMEYE DEVAM EDİYOR!
Şehir Diplomasisinde Tarihi Konya Zaferi
KIYAMETE KADAR TÜRKLERE VERİLEN GÖREV “KÂBE MUHAFIZLIĞI”
Cevher mi, Cüruf mu, Köpük müyüz?
BU ONUR KONYA’NIN, BU BAŞARI UĞUR İBRAHİM ALTAY’IN
IBAN hesaplarıyla ilgili yeni düzenleme yolda
TÜRKİYE’NİN ÇELİK ZIRHI: CUMHUR İTTİFAKI...
Mezuniyet Törenleri ve İkiyüzlülüğümüz
TOPRAĞINI KAYBEDEN GELECEĞİNİ KAYBEDER
AŞÛRE GÜNÜ VE KANAYAN YARAMIZ KERBELA
“İYİ Kİ VARSINIZ“
Selçuklu Konferansları ve Ölümsüzleşen Mirası
Necmeddin Kübra Uluslararası Sempozyumu ve Ebu Reyhan Biruni Ürgenç Devlet Üniversitesi
EN İYİ ARKADAŞIM
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
AKŞAM OLMAKTA
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
Cami; “toplayan, bir araya getiren, cem eden” anlamındadır. Cami; yıllarca ve özellikle Resulullah döneminde çok yönlü olarak kullanılmıştır. Cami; sadece namaz kılınan bir yer değildi ve değildir. Gerçi günümüzde; namaz kılar kılmaz kaçılan bir mekan, namazı alelacele kılıp, sanki önemli bir işimiz varmış, sanki çok çok hassas konular görüşülecekmiş… gibi bir havsalayla; “kılayım beşi kurtarayım başı” anlayışı var cami cemaatinde ne yazık ki! Halbuki camide; sosyal meseleler, yani; insani ilişkilerdeki problemler, gençlik, ticari ilişkiler, ülke ve dünya ile ilgili konular konuşulacak, tartışılacak bir sonuca varılacak.
Daha düne kadar camiler bu fonksiyonunu koruyordu! Her direğin yanında bir alim ders veriyor, dinleyenlerle tartışıyor, fikir alışverişi yapılıyor ve sonuca ulaşılıyordu. İsteyen cami cemaati de, istediği alimin ders halkasına katılıyor ve istediği alimin görüşü istikametinde hareket ediyordu.
Hamdolsun bugün de camilerin bu görevini unutturmamak için çabalayan, gayret gösterenler var! Daha önce adını duymuştum ama kısmet olup gidip görme ve ilgililerle görüşme şansım olmamıştı. Fakat Çarşamba günü İkindi namazımı bu camide kılmaya karar verdim. Namaz kılınacağı esnada dernek başkanı; “kazım hocam hoş geldin, namazdan sonra görüşelim” diyerek, elimi öptü. Meğer öteden beri tanıdğım ve sevdiğim bir kardeşim imiş. Namaz bitince İmam; Rahim Varış ve Dernek Başkanı İbrahim Günay ile birlikte imam odasında sohbet ettik.
Cami; hayırseverlerin destek ve maddi yardımlarıyla 2005 yılında açılmış. İmam kardeşim; çok heyecanlı, çok istekli ve bir şeyler yapabilmenin arzu ve isteği içinde! Dernek Başkanı da aynı duyguda! İkisi birlikte çok güzel projelere imza atmaya hazırlar.
Camiye gençleri ve çocukları çekebilmek, namaza alıştırabilmek için hediyeler dağıtıyor, süt ikram ediyor, sabah namazından sonra cemaate kahvaltı ziyafeti çekiyor! Çocuklardan cemaate devam edenlere, cemaate devamı alışkanlık edinenlere tablet hediye ediyor!
Her hafta Perşembe akşamları hatim duası yapılıyor. Cemaatten isteyen hatim cüzlerini alıyor, bir hafta içinde okuyup hatim duasına yetiştiriyor!
Cami görevlisi ve dernek Başkanı, sosyal görev olarak; hacdan, umreden gelenlere ziyaretler yapıyor, halkın eğlencesinde, mutlu günlerinde yanlarında bulunuyor! Yani cemaatle, halkla iç içe. Esnaf ziyaretlerini ihmal etmiyorlar! Etraflarından haberleri var. “bana ne, beni ilgilendirmez” anlayışından uzak bir tavır içindeler!
Namaz kılmayanları teşvik için hediyeler takdim ediyorlar. Evlerine, dükkanlarına kadar gidip gönüllerini alıyor, tatlı dil kullanarak gönül kazanıyorlar! Bir nevi “gönül fatihliği” yapıyorlar. Bir zamanların; “Abdalan-ı Rum (Anadolu erenleri), Bacıyan-ı Rum (Anadolu Kadınları), Gazıyan-ı Rum (Anadolu Gazileri) misali. Fatih Sultan Mehmet, İstanbul’u fethetmeden önce gönüller fethedilmedi mi? gönül kapısı açılmadan, kale kapıları açılmaz!
Dernek Başkanının çok güzel bir tespiti var; “bayanlar, günlerini camide yapsın, ikramlarını camide versin” diyor. Doğrusu yerinde ve akıllıca buldum. Ayrıca kutsal gün ve gecelerde bayanlara gül dağıtımı, bayanlardan büyük beğeni almış.
Asıl önemli olan yanı; her hafta camide; konferans verilmesi! Özellikle, aile, çocuk, gençlik ve medya konularının ağırlıkla işlendiğini belirtti dernek başkanı.
Okulların yoğun olduğu bir mekanda olduğu için caminin sosyal görevi daha da önem kazanıyor gençler açısından! Amaç; “Genç Aliyalar” oluşturmak. İmam Hatip Lisesi öğrencilerine, imam kardeşimizin cübbeyi giydirip mihraba yollaması, gençler için unutulmayacak güzellikler oluşturur ve onları motive eder!
“Fatihler, Asım’ın nesli gençler yetiştirmek” bu olsa gerek! “şuurlu nesil, uyanık insanlık, temiz toplumu oluşturan temel….” Meydana getirmenin bir yoludur bu! Topluma hizmetin bir başka versiyonudur böylesi çalışmalar!
Sosyal hayatla iç içe olan camimiz; Aliya İzzet Begoviç Camii. Dernek Başkanı sevgili İbrahim Günay’a, imam kardeşim Rahim Varış’a en kalbi teşekkürlerimi sunuyorum, böylesine güzel bir cami atmosferi oluşturdukları için. Darısı diğer camilere…
SELÇUKYA AKLINI TERLETMEYE DEVAM EDİYOR!
BİLMEK YETMİYOR
DÜNYAYA GELMEKLE İŞ BİTMİYOR
UBUNTU
ULUSLARARASI İSLÂMÎ İSTİŞARE
MÜSLÜMANIN HAYATI HİCRETTİR
HAYATIMIZI NASIL GEÇİRİYORUZ?
HAYAT DEDİĞİMİZ
ACI BAŞLANGIÇ, HAYIRLI SONUÇ!
YAZMAK, DÜNYANIN EN MUTLULUK VEREN İŞİ