SELÇUKYA AKLINI TERLETMEYE DEVAM EDİYOR!
Şehir Diplomasisinde Tarihi Konya Zaferi
KIYAMETE KADAR TÜRKLERE VERİLEN GÖREV “KÂBE MUHAFIZLIĞI”
Cevher mi, Cüruf mu, Köpük müyüz?
BU ONUR KONYA’NIN, BU BAŞARI UĞUR İBRAHİM ALTAY’IN
IBAN hesaplarıyla ilgili yeni düzenleme yolda
TÜRKİYE’NİN ÇELİK ZIRHI: CUMHUR İTTİFAKI...
Mezuniyet Törenleri ve İkiyüzlülüğümüz
TOPRAĞINI KAYBEDEN GELECEĞİNİ KAYBEDER
AŞÛRE GÜNÜ VE KANAYAN YARAMIZ KERBELA
“İYİ Kİ VARSINIZ“
Selçuklu Konferansları ve Ölümsüzleşen Mirası
Necmeddin Kübra Uluslararası Sempozyumu ve Ebu Reyhan Biruni Ürgenç Devlet Üniversitesi
EN İYİ ARKADAŞIM
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
AKŞAM OLMAKTA
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
İçimizi ısıtan, gönül dünyamızı aydınlatan, kenetlenme duygusu veren sözler vardır. Bu sözleri duyduğumuz zaman; "gerçekten doğru, ne güzel söylemiş” demekten kendimizi alamayız. Fakat ne yazık ki bu sözleri sadece dost sohbetlerinde dile getiriyor, söyleşimizi süslüyor, kıssa ve vecize diye okuyup geçiyoruz. Acaba biz bunlardan ne kadar hisse alırız, ne kadar bize hitabediyor, bizden ne istiyor?... kısmına bakmayız veya bakmak istemeyiz.
Ama böyle olduğu yani söz, söz olarak kaldığı, ruhumuza inmediği zaman hiç bir anlam ifade etmiyor.
Mevlana'ya ait olarak bilinen ve sık sık karşılaştığımız şu sözler karşısında nasıl bir tavır sergiliyoruz?
Mesela Cömertlik ve yardım etme konusunda durumumuz nasıl? Tüm yaratıklara şefkat gösteriyor muyuz? İnsanların suçunu örtmede hakikaten gece gibi miyiz? Öfkelendiğimiz vakit nasıl bir haleti ruhiyeye bürünüyoruz? Peygamberi ahlakı muhafaza ediyor muyuz? Kur'an ilkelerine sarılıyor muyuz?
Konuşmalarımızda, arkadaşlarımızla sohbet anında, toplum içinde maske takarak mı yürüyoruz yoksa maskesiz mi halimiz? Ya olduğumuz gibi, ya da göründüğümüz gibi miyiz? Rabbimizin: "Niçin yapmadığınıı söylersiniz?” ikazıyla başbaşa mıyız?
Aynı güzellikleri, aynı ahlaki hususları Şems-i Tebrizi de söylüyor. Şöyle ki;
1.Alah'ı tanıdığınızı iddia ediyor, fakat ona olan borcunuzu vermiyorsunuz. Bu borcu, fakir ve muhtaçlara ihsanda bulunarak ödeyin.
2.Kur'an-ı Kerim'i okuyorsunuz fakat hüküm ve kurallarından haberiniz yok. Okuduklarınızı uygulayın.
3.Şeytanın, düşmanınız olduğunu iddia ediyor, fakat ona itaat ediyorsunuz. Onun tekliflerini geri çevirin.
4.Kendinizi Muhammed (SAV) ümmetinden sayıyor, fakat sünnetini uygulamaya çalışmıyorsunuz.
5.Cennete girmek istediğinizi söylüyor, fakat ona girmek için gerekli hiçbir ameli işlemiyorsunuz.
6.Ateşten kurtulmak istiyor, fakat günahlarınızı ve kötü amellerinizle kendinizi durmadan ona doğru sürüklüyorsunuz.
7.Ölümün herkese geldiğini biliyor, fakat ona hiçbir hazırlıkta bulunmuyorsunuz.
8.Bütün din kardeşlerinizin kusurlarını görüyor, fakat kendi kusurlarınızı görmüyorsunuz.
9.Allah'tan gelen bütün nimetleri şükretmeden yiyor ve kullanıyor, fakat O'na olan minnettarlığınızı size verdiği nimetlerden muhtaçlara tasadduk ederek göstermiyorsunuz.
10.Ölülerinizi, aynı sonun sizin de başınıza geleceğini bile bile, ibret almadan, gömüyorsunuz.
Tüm bunları okuyacağız, "çok güzel, anlamlı” gibi laflar söyleyecek ve unutacağız. Yine eski tas eski hamam kabilinden o, vurdumduymaz, aymaz, mankurt tavırları sergileyecek miyiz?
Çok Günahı Var!
Garip gurabanın bizde ahı var,
Hali sormayanın çok günahı var,
İçinde bir boşluk her gün vahı var,
Candan sarmayanın çok günahı var!
Allah'ı anlatıp şuur vermedik
İçtenlikle sevip gönle girmedik
Mana kapısından bakıp görmedik
Öze varmayanın çok günahı var!
Her zaman nefret ettik hep dışladık,
Hiç örnek olmadık sıkça taşladık,
Her an iteledik ve de fişledik,
Gönle girmeyenin çok günahı var!
Kalbe sevgileri aktıramadık,
Kur'an'a saygıyla baktıramadık,
Barış ışığını yaktıramadık,
Şuur vermeyenin çok günahı var!
Samimi olmadık riyaya koştuk,
Kur'an'ı bıraktık batılla coştuk,
Dünya yalanına şaştıkça şaştık,
Hakka ermeyenin çok günahı var!
SELÇUKYA AKLINI TERLETMEYE DEVAM EDİYOR!
BİLMEK YETMİYOR
DÜNYAYA GELMEKLE İŞ BİTMİYOR
UBUNTU
ULUSLARARASI İSLÂMÎ İSTİŞARE
MÜSLÜMANIN HAYATI HİCRETTİR
HAYATIMIZI NASIL GEÇİRİYORUZ?
HAYAT DEDİĞİMİZ
ACI BAŞLANGIÇ, HAYIRLI SONUÇ!
YAZMAK, DÜNYANIN EN MUTLULUK VEREN İŞİ