TATLI DİLİN ÇÖZEMEYECEĞİ HİÇ BİR ŞEY YOK!

Gün geçmiyor ki; kavga, sataşma, bıçaklama, öldürme ve yol verme tartışmaları yaşanmasın. "İnsanlarımız niçin bu hale geldi?” Diye sormadan edemiyoruz. Hakikaten sinirlerimize sahip olmuyoruz. Olamıyoruz demeyeceğim, zira bu husus bizim elimizde. Halbuki meseleleri tatlılıkla, hoşgörüyle çözmek varken, neden sertlik? Ortada anlaşamayacak bir durum yok. Bakınız bu hususta Alvarlı Efe ne diyor;

 

 

Hazer kıl, kırma kalbin kimsenin, cânını incitme

Esîr-i gurbet-i nâlân olan insânı incitme

Târik-i ışkda bî-çâreyi hicrânı incitme

Sabır kıl her belâya hâne-yi Rahmân'ı incitme.

 

(Sakın, Kimsenin kalbini kırıp, canını incitme,

Gurbete düşmesi sebebiyle inleyen insanı incitme,

Aşkın yoluna düşüp, ayrılıktan çaresiz kalanı incitme,

Sabret her belaya, Rahman'ın hanesini incitme. (İnsan kalbini Allah'ın evi olarak görüyor)

 

Felekde, hâsılı insân isen, bir cânı incitme

Günahkâr olma, fahr-i âlem-i zî-şânı incitme.

 

(Eğer insansan, bir canı bile incitme,

Günaha girme, Hz. Peygamberi incitme).

 

Elin çek meyl-i dünyadan, eğer âşık isen yâre

Muhabbet câmını nûş et, asıl Mansur gibi dâre

Misafirsin felek bağında, bendin salma efkâre

Düşersin bir belâya, sabır kıl, Mevlâ verir çâre.

 

(Dünyaya meyletmekten uzak dur, eğer Allah'a âşık isen,

Allah muhabbetini dert edin de, Hallacı Mansur gibi idama git,

Bu dünyada misafirsin, kendini yanlış fikirlerle zehirleme,

Değilse bir belaya düşersin. O yüzden sabret, Mevla bir çare verir).

 

Felekde, hâsılı insân isen, bir cânı incitme

Günahkâr olma, fahr-i âlem-i zî-şânı incitme.

 

(Eğer insansan, bir canı bile incitme,

Günaha girme, Hz. Peygamberi incitme).

 

Bulaşma çark-ı dünyaya, vücûdun pâk-tahirken

Güvenme mal û mülk ü mansıbın efnâsı zâhirken

Nic' oldu mâli Karun'un felek bağında vâfirken

Nedir bu sendeki etvâr-ı dert, gönlün misafirken

 

 

(Hak kaynaktan, temiz bir mekandan geliyorken, Dünyanın; pis, aldatıcı, oyalayıcı, şeytani çarkına kendini kaptırma.

Yok olacağı açıkça belliyken, makama, mala ve mansıba güvenme,

Görmez misin, Karun'un çok olan malı ne oldu?

Bu dünyada misafir olduğun halde, nedir sendeki bu tavırlar?)

 

 

Felekde hâsılı insân isen bir cânı incitme

Günahkâr olma, fahr-i alem-i zî-şânı incitme.

 

(Eğer insansan, bir canı bile incitme,

Günaha girme, Hz. Peygamberi incitme).

 

Hasislikden elin çek, sen cömerd ol, kân-ı ihsân ol

Konuşma cahil-i nâdân ile, gel ehl-i irfân ol

Hakîr ol âlem-i zâhirde, sen mâ'nâda sultan ol

Karıncanın dahî hâlin gözet, dehre Süleymân ol.

 

 

(Cimri, eli sıkı, hasis olma; cömert ol, ihsan sahibi ol.

Kendini bilmeyen, haddini bilmeyen, edepsiz insanlarla konuşma; gel, irfan, iz'an ehli ol da, onlarla hemdem ol ki, rezil ve sefil olan bu âlemde mana sultanı olasın.

Süleyman peygamber gibi zamanın sultanı olmak istersen, karıncayı bile incitme)

 

 

Felekde hâsılı insân isen bir cânı incitme

Günahkâr olma fahr-i âlem-i zî-şânı incitme.

 

(Eğer insansan, bir canı bile incitme,

Günaha girme, Hz. Peygamberi incitme).

 

Ben insanım diyen insana düşmez, şâd'u handanlık

Düşen bî-çâreyi kaldırmadır âlemde insanlık

Hakikât ehlinin hâli durur, dâim perişânlık

Bir işi etme kim gelsün sana sonra peşîmânlık.

 

 

("Ben insanım” diyen, nerede akşam orada sabah, aymazca bir tavır içinde olamaz. Asıl insanlık; düşen çaresizlere kol kanat germek, onların kimsesi olmaktır.

Hakikat ehli olan, daima; "bugün Allah için ne yaptım?” diyerek, kendini murakabeye çeker.

Öyle bir hayat sür ki, pişman olmayasın).

 

Felekde hâsılı insân isen bir cânı incitme

Günahkâr olma fahr-i âlem-i zî-şânı incitme.

 

(Eğer insansan, bir canı bile incitme,

Günaha girme, Hz. Peygamberi incitme).

 

Ehl-i irfânım deyü her yerde bendin atma meydâna

El elden belki üstündür ne lâzım uyma şeytâna

Yakın olmak dilersin Hazret-i Hallâk-ı ekvânâ

Cihanda tatlı dilli olması lâzımdır insana

 

 

(Her yerde, "ben irfan ehliyim” diye kendini göstermeye çalışma.

Unutma ki, el elden üstündür yani; senden daha arifler vardır, senden daha değerli olanlar mevcuttur. O yüzden böyle hareket ederek şeytana uyma.

Eğer Allah'a yakın olmak istersen, insanın tatlı dilli olması lazımdır).

 

 

Felekde hâsılı insân isen bir cânı incitme

Günahkâr olma fahr-i âlem- zî-şânı incitme."

 

(Eğer insansan, bir canı bile incitme,

Günaha girme, Hz. Peygamberi incitme).

 

 

 

Abdürrahim Karakoç da şöyle seslenir;

 

İncitme

 

Gölgesinde otur amma
Yaprak senden incinmesin.
Temizlen de gir mezara
Toprak senden incinmesin.

Yollar uzun, yollar ince
Yol kısalır aşk gelince
Yat kurban ol İsmail'ce
Bıçak senden incinmesin.

"Burdayım de” ararlarsa
Doğru söyle sorarlarsa
Tabutuna sararlarsa
Bayrak senden incinmesin.

İl göçsün göçtüğün vakit
Yol yansın geçtiğin vakit
Suyundan içtiğin vakit
Irmak senden incinmesin.

Toz konmasın sakın sana
Hakkı geçer halkın sana
Gücenmesin yakın sana
Uzak senden incinmesin. (12 NİSAN 2022)


Yazarın Diğer Yazıları